Geri Dön

İstanbul Barosu istinaf sürecinden de beraatle çıktı: Savcılığın itirazına ret

| | 2 dk okuma (266 kelime)
İstanbul Barosu istinaf sürecinden de beraatle çıktı: Savcılığın itirazına ret

İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında açılan davanın beraat kararı, istinaf incelemesinde de onandı. Mahkeme, savcılığın itirazını esastan reddetti.

İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin, Suriye'nin kuzeyindeki bir operasyon hakkında yaptıkları açıklamalar gerekçesiyle açılan davada karar aşamasına gelindi. Sanıklar hakkında "basın ve yayın yoluyla terör propagandası yapmak" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" suçlamaları yöneltilmişti.

İlk derece mahkemesi oy birliğiyle beraat vermişti

Silivri'de görülen dava kapsamında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, isnat edilen suçların hiçbir unsurunun oluşmadığı kanaatine vararak Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin oy birliğiyle beraatine hükmetmişti. Kararın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kararı istinafa taşıyarak temyiz yoluna başvurmuştu.

İstinaf mahkemesi savcılığın başvurusunu esastan reddetti

Dosyayı ayrıntılı biçimde inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin beraat kararını hukuka uygun buldu. Daire, kararın gerekçesinde şu tespitlere yer verdi:

  • Yargılama sürecinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı
  • Delillerde ve yargılama işlemlerinde eksiklik tespit edilmediği
  • İspat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu

Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin hiçbirini yerinde bulmayan Daire, CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi. Bu kararla birlikte beraat kararı kesinleşmiş oldu.

Savunma bağımsızlığı açısından güçlü hukuki dayanak

Verilen bu karar, baroların insan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve demokratik hukuk devleti ilkelerini savunma sorumluluğu açısından büyük önem taşıyor. Üst mahkemenin beraat kararını onaması, savunmanın bağımsızlığına ve baroların kamusal meselelerde söz söyleme hakkına yönelik tartışmalarda güçlü bir hukuki dayanak oluşturmuş durumda.

Görevden alma davası da etkilenebilir

Yönetim Kurulu üyeleri hakkında İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen ve istinaf incelemesi süren görevden alma davası açısından bu karar ayrı bir önem taşıyor. Ceza mahkemesinin suç unsurlarının oluşmadığı yönündeki tespitinin üst mahkeme tarafından hukuka uygun bulunması, görevden alma davasının dayanaklarına ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme getiriyor.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri