Fransa genelinde hayat pahalılığı ve kemer sıkma politikalarına karşı başlayan kitlesel gösterilerin şiddet eylemlerine ve yağmaya dönüşmesi, cumhurbaşkanlığı seçimine aylar kala siyaset kurumunu ciddi biçimde sarstı.
Kaotik tablo karşısında baharda düzenlenecek seçim öncesinde anketlerde önde giden aşırı sağcı lider Marine Le Pen, kendisini "düzeni yeniden sağlayacak tek aday" olarak konumlandırmaya çalışıyor.
Le Pen, yaşananları Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin otorite krizine bağlayarak krizden siyasi kazanım elde etmeye odaklanıyor. Fransa genelinde belediye binalarına ve binlerce dükkana yönelen saldırılar sürerken, arkasına Fransız bayrağını alarak yayımladığı videoda ulusa sesleniş tonu kullanan Le Pen, Macron'un artık güvenilirliği ve yetkesi kalmadığını savundu.
Le Pen, Fransız halkının bir yanda yönetimin kemer sıkma baskısı, diğer yanda solcu eylemciler arasında sıkıştığını ileri sürdü.
Çatışmalar Ülkenin Dört Bir Yanına Yayıldı
Fransa'daki eylemler, 21 Eylül'de Paris'in yoksul bir semtinde öğrencilerin yetersiz okul binaları, öğretmen açığı ve ders programlarını protesto etmesiyle başladı. Öğrenci gösterileri kısa sürede kamu harcamalarındaki kesintilere karşı örgütlenen kamu sektörü greviyle birleşti.
Hafta sonu "sarı ve gençlik" çağrısıyla sokaklara çıkan kalabalıklara, 2018'deki ekonomik eylemlerle gündeme gelen Sarı Yelekliler hareketi ile sendikalar da katıldı. Göstericilerin temel şikayetleri arasında Ortadoğu'daki savaşın etkisiyle tırmanan enflasyon ve yaşam maliyeti yer aldı.
İçişleri Bakanlığı cumartesi günkü yürüyüşlere 550 bin kişinin katıldığını açıklarken, CGT sendikası bu sayının 800 bine ulaştığını bildirdi.
Gösterilerin barışçıl başlayan hatları geride kalırken, Paris, Marsilya, Nice, Nantes, Bordeaux, Limoges, Lille, Toulouse ve Strasbourg gibi kentlerde yüzlerce mağaza, kamu binası ve araç ateşe verildi ve yağmalandı. Paris Belediye Başkan Yardımcısı Emmanuel Gregoire, başkentteki bazı sokakların harabeye döndüğünü kaydetti.
Paris'teki Place de la République Meydanı'nda mağaza camları kırıldı, Fransa'nın simgelerinden Marianne heykeli kısmen parçalandı; polis başkentte bir kişinin kalp krizinden hayatını kaybettiğini açıkladı.
Tarihi Binalar Kundaklandı, Binlerce Kişi Gözaltına Alındı
Fransa genelindeki yıkımın simgelerinden biri Limoges kenti oldu. Bölge Valisi Maurice Barate'ın açıklamasına göre, kentin 140 yıldan eski 19. yüzyıl yapımı belediye binası, içeri giren maskeli grupların çıkardığı yangın nedeniyle büyük hasar gördü.
- Marsilya ve Lille'de belediye binalarına baskın düzenlendi
- Bordeaux'da bir polis yerleşkesi hedef alındı
- Lyon'da turizm ofisi ateşe verildi
- Marsilya'daki bir polis karakoluna saldırının ardından kentte gösteriler yasaklandı
İçişleri Bakanlığı, cumartesi günkü sokak çatışmalarında yaklaşık bin polis ve jandarmanın yaralandığını, yedisinin durumunun ağır olduğunu duyurdu. Başbakandan önce yapılan açıklamada ise bu sayının 150 olduğu belirtilmişti.
Yetkililer, hafta sonu boyunca ülke genelinde 2 bin 400 kişinin gözaltına alındığını, pazar günü izinsiz toplanan gruplara müdahale eden polisin Paris'te 108 kişiyi daha gözaltına aldığını bildirdi.
Güvenlik güçlerinin biber gazı, tazyikli su ve ses bombaları kullandığı olaylarda ağır yaralanmalar kayıtlara geçti:
- Saint-Etienne kentinde 17 yaşındaki bir gencin patlayan müdahale mühimmatı nedeniyle sağ eli koptu
- Mulhouse kentinde 17 yaşındaki bir genç kızın gözünü kaybettiği duyuruldu
Göstericiler ve insan hakları örgütleri ise polisi orantısız güç kullanmakla suçladı.
Macron Ulusa Seslendi, Le Pen Göçmen Korkusu İşliyor
Macron televizyondan yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında yaşanan yıkımı "dizginlenemez şiddet" olarak nitelendirdi ve aşırı sol grupları ile onlara katılan suç odaklarını sorumlu tuttu.
Fransız halkına "Öfke ve utanç duyuyoruz" sözleriyle seslenen Macron, yerel yetkililerin gerekli gördükleri gösterileri yasaklayabileceğini açıkladı ancak olağanüstü hal ya da sokağa çıkma yasağı ilan etmedi. Başbakan Lecornu ise pazartesi günü bazı bölgelerde kısmi sokağa çıkma yasakları uygulanacağını bildirdi.
Seçim yarışında görev süresi dolan Macron'un yerine geçmek isteyen aşırı sağcı Ulusal Birlik partisi lideri Le Pen, göstericilerin ekonomik gerekçelerini "meşru" diye nitelemekle birlikte yağma ve tahribatın arkasında sol siyaset ve "onlarca yıllık göç politikaları" olduğunu iddia etti.
Yağmayı göçmenlerin başlattığına dair somut bir kanıt sunmayan Le Pen, solcu rakibi Jean-Luc Mélenchon'un partisini şiddeti meşrulaştırmakla itham etti.
Boyun Eğmeyen Fransa lideri Mélenchon ise eylemlere ve öğrenci hareketine destek vermeyi sürdürürken, yağmaların yöntemleriyle uyuşmadığını vurgulayarak göstericilere dükkanlardan uzak durma çağrısı yaptı. Mélenchon, olayların kontrol edilemez bir noktaya evrilebileceği uyarısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump da tartışmaya sosyal medya üzerinden dahil olarak "Fransa yanıyor!" diyerek, göçü bu ülkedeki parçalanmadan sorumlu tuttu.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!