MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Ekim Cumartesi günü fon krizi başta olmak üzere Türkiye'nin gündemindeki gelişmelere ilişkin uzun bir yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, açıklamasında yolsuzluk ve usulsüzlüklere de dikkat çekerek, "Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden geçmektedir" ifadelerini kullandı.
Bahçeli, fon piyasasında tasarruf ya da yatırım yapmakta sorun olmadığını belirterek, esas noktanın fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma, bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığının araştırılması gerektiğini söyledi.
Fon piyasasının bütünüyle ekonomi piyasalarının güven ve istikrarını da yakından etkilediğine dikkat çeken Bahçeli, Türkiye'de yaşanan sorunun uygulamadan kaynaklandığını vurguladı.
"Gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizlikler meselenin temelinde yer almaktadır" diyen Bahçeli, bu nedenle yatırımcının güven duyacağı bir finansal sistemi tesis edecek ve sürekli kılacak hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınması gerektiğini ifade etti.
Bahçeli, Türkiye çapında belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarına da değinerek muhalefete yüklendi. Yolsuzlukları yarıştırmaya ya da birini masumlaştırmaya çalışmadığını belirten Bahçeli, muhalefete şu uyarıyı yaptı:
"Adı yeni zihniyeti eski olan siyasilere, toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye ve belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız."
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 3 Ekim'de yaptığı bir konuşmada, "Birinci önceliğimiz Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkincisi her kim haksız kazanç elde etmişse bunun hesabını adalete versin" demişti. Erdoğan, sözlerini Devlet Denetleme Kurulu, Adalet Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile her türlü adımın atıldığını belirterek sürdürdü.
Özel'den Erdoğan'a istifa çağrısı
İYİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon kriziyle ilgili olarak, "Bu kumpas çetesini, bu kirli çeteyi, asrın soygununu yapanları teker teker atayandan cumhurbaşkanı olmaz" açıklamasında bulunmuştu. Erdoğan da krizin patlak vermesi sonrası Devlet Denetleme Kurulu'nun devreye sokulduğunu söylemiş, "AK Parti adı gibi ak bir partidir" demişti.
Fatih Erbakan ise 1 Ekim'de hükümete yöneltilen sorularla dikkat çekmişti. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, "Açtığınız 'isteğe bağlı iade hesapları' kimler için geçerli olacak? Kimleri kurtarmaya çalışıyorsunuz?" diye sordu. Erbakan, şu soruları da ekledi:
- Manipülasyon ve bilgi ticareti yapanlar, piyasa ajanları tekrar aramıza mı salınacak?
- İade-i itibar mı olacak?
- "Babalarının" hatırına dolandırıcı oğullara göz mü yumulacak?
- Yasaklanmayacaklar mı, cezalandırılmayacaklar mı?
Toplam tutuklu sayısı 85 oldu
Türkiye'de sermaye piyasalarında türbülansa neden olan fon kriziyle ilgili gözaltı ve tutuklamalar devam ediyor. Son olarak 3 Ekim'de 20 kişinin daha tutuklanmasıyla toplam tutuklu sayısının 85'e çıktığı bildirildi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de 1 Ekim'de yaptığı açıklamada, yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ve en yüksek düzeyde ödeme yapılabilmesi için gerekli adımların atıldığını belirtti. Şimşek, güçlendirilen makroekonomik temeller ve atılan adımların yaşanan gelişmelerin finansal sistem ve reel ekonomiye etkilerinin sınırlı kalmasını sağlayacağını ifade etti.
Eylül ortasında borsada yaşanan sert düşüşlerle görünür hale gelen sorunun merkezinde yedi portföy yatırım şirketinin 131 yatırım fonu bulunuyor. Bu fonların toplam varlığının 18 milyar dolara yaklaştığı hesaplanıyor. Sermaye Piyasaları Kurulu'nun açıklamasına göre bu fonlarda 455 bin tekil yatırımcı yer alıyordu.