Kanada Başbakanı Mark Carney, geçen hafta bir zamanlar düşünülemez kabul edilen bir senaryoya karşı hazırlık yürütüldüğünü duyurdu. Buna göre Kanada ordusu, ABD'nin ülkeyi işgal etmesi ihtimaline karşı savaş simülasyonları gerçekleştiriyor.
Carney riskin az, ihtimalin ise son derece düşük olduğunu belirterek, Donald Trump başkanlığı döneminde ABD ile Kanada arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanması sürecinde tüm ihtimallerin değerlendirilmesinin bir zorunluluk olduğunu söyledi. "Bu sadece risk yönetimi" diyen başbakan, hazırlıkların dış politika gündeminin doğal bir parçası olduğunu vurguladı.
Trump'ın Kanada'ya yönelik gümrük vergileri ve ülkeyi 51. eyalet yapma yönündeki sıkça tekrarlanan isteği, Kanada'yı ABD saldırısına karşı savaş senaryoları geliştirmeye yöneltti. ABD Başkanı, geçen yıl güç kullanımının "son derece düşük bir ihtimal" olduğunu söylemiş, bunun yerine ekonomik baskıyı tercih edeceğini ifade etmişti.
Beyaz Saray ise konuya ilişkin açıklamasında Başkan Trump'ın Kanada'nın "harika insanlarını korumak için herkesten daha fazlasını yaptığını" belirtti.
Risk düşük ama endişe gerçek
Askeri uzmanlar, iki ülkenin savunma alanında çok farklı biçimlerde iş birliği yapması nedeniyle gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğu görüşünde. Ancak bu konu Kanada kamuoyunu açıkça meşgul ediyor. Ocak ayında yapılan bir anket, Kanadalıların yüzde 30'dan fazlasının ABD'nin işgalinin muhtemel olduğuna inandığını ortaya koydu.
Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde 34 yıl görev yapmış eski subay Korgeneral Christopher Coates, iki ülke arasında savaşın "karmaşık ve hayal edilmesi neredeyse imkansız" olacağını söyledi. Coates, tüm kariyeri boyunca askeri operasyonlarda görev aldığını, ancak ABD topraklarından bir saldırı gelebileceği ihtimalini hiçbir zaman akla getirmediklerini belirtti.
Coates, her iki ülkenin NATO üyesi olduğunu ve ittifak kuralları gereği bir ülkeye saldırı halinde diğerinin o ülkeyi savunma görevi olduğunu hatırlattı. İki ülke ayrıca Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı çatısı altında ortak görevler yürütüyor ve sık sık istihbarat paylaşımında bulunuyor.
Uzman, buna rağmen ABD'nin bir saldırıda silahlarla değil, siber savaş gibi daha gizli yöntemlerle başlayacağına inandığını söyledi.
İki ülkenin kırılgan tarihi
Kanada ve ABD, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra doğal müttefiklere dönüştü ve 20. yüzyılın ikinci yarısında ekonomik, askeri ve kültürel olarak büyük ölçüde bütünleşti. Ancak durum hep böyle değildi.
Uzmanlara göre aslında Kanada kimliğinin temel taşlarından biri, 18. ve 19. yüzyıllarda ABD'nin yayılmacılığına karşı gösterilen direniş. "Amerika Birleşik Devletleri'nden duyulan korku, Kanada'nın siyasi projesinin temelini oluşturuyor" ifadesi kullanılıyor.
Kanada, günümüz ABD'sindeki kolonilerin isyan etmesi üzerine İngiliz Krallığı'na sadık kalan İngiliz Kuzey Amerika kolonilerinin bir araya gelmesiyle kuruldu. Kuruluşundan önce ABD, Britanya Kuzey Amerika kolonilerini işgal etmeye çalışmış, 1775'te Montreal'i ele geçirmiş ve Quebec şehrini neredeyse fethetmişti.
1812 Savaşı'nda Amerikalılar o dönemde Yukarı Kanada, Aşağı Kanada ve deniz kıyısı kolonileri olarak bilinen bölgelere defalarca saldırdı. Bu savaş sırasında İngiliz birlikleri misilleme olarak Beyaz Saray'ı yakıp yıktı.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında ABD'nin artan gücü ve etkisi karşısında Kanada, ABD ile tekrar savaş ihtimalini ciddiyetle değerlendirmeye başladı. Kanada ordusundaki generaller, turist kılığına girerek sınır şehirlerindeki köprüler ve otoyolların fotoğraflarını çekerek istihbarat topladıkları gizli geziler sonucunda bir savunma planı hazırladılar. Düşmanlarını daha iyi anlamak için yerli halkla da görüştüler.
Bir askeri tarih uzmanı, o dönemde bir savaşın muhtemel bir senaryo olmadığını ancak Kanadalıların yine de hazırlıklı olmak istediklerini belirterek, "Bu, orduların yaptığı işlerden biri. Her türlü farklı senaryoyu öngörüyorlar" dedi.
Olası işgal nasıl görünürdü?
Ulusal güvenlik uzmanı Matthew Schmidt, ABD'nin işgalinin son derece düşük bir ihtimal olmasına rağmen Kanadalıların hazırlık yapmasının küresel düzenin ne kadar kökten değiştiğinin bir işareti olduğunu söylüyor. Schmidt'e göre Kanadalı liderler, Amerikan ordusuyla ne kadar yakın çalışacakları konusunda zor sorularla yüzleşmek zorunda. Bu ortaklık, ABD ordusunun Kanada'ya zarar vermek istemesi durumunda değerli bilgiler sağlıyor.
"Bu durum ABD ile ilişkilere gerçekten zarar veriyor ve belli bir ölçüde haklı bir korku var" diyen Schmidt, Trump'ın Kanada'yı 51. eyalet yapma hakkındaki yorumlarını Amerikalıların ciddiye almayabileceğini, ancak Kanadalıların bunu açıkça ciddiye aldığını ve gerekirse kendilerini savunmaya hazır olduğunu vurguluyor.
Kanada ordusunun kullandığı modele göre, bir ABD saldırısında Kanada'nın stratejik konumlarının bir hafta içinde ele geçirilmesi bekleniyor. Kanada askeri güçleri sayıca üstünlük kuramayacak ve gerilla savaşına başvurmak zorunda kalacak. Bu plana göre Fransa ve İngiltere gibi müttefik ülkelerin Kanada'ya destek ve savunma sağlamak üzere görevlendirileceği öngörülüyor.
Bu modellemenin Kanada'nın 100 yıldır ilk kez bir Amerikan saldırısına karşı planlaması olduğuna inanılıyor.
Korgeneral Coates, bu çalışmanın askeri muharebe planlamasının daha hafif bir versiyonu olduğunu belirtti. Kanada'nın NATO müttefiklerinin aksine herhangi bir kara işgali durumunda uygulanacak bir müdahale planına sahip olma konusunda geride kaldığını, öngörülemeyen jeopolitik ortamda bu açığı kapatmaya çalıştığını söyledi.
Çağrıların bir kısmında 300 bine yakın hafif eğitimli vatandaş askerin orduya eklenmesi de öngörülüyor.
ABD tarafında da zorluklar var
Schmidt, ABD'nin devasa askeri gücüne rağmen Kanada ile bir savaşta halkın desteğini kazanmakta zorlanacağını düşünüyor. "Kanada'yı işgal emri verilirse çok sayıda Amerikalı subayın istifa edeceğini" belirten Schmidt, emrin yasadışı ve ahlaksız olarak görüleceğini söylüyor.
Kanadalı ve Amerikalı askerlerin düzenli olarak birlikte eğitim yaptığını ve birbirlerine karşılıklı saygı duyduklarını hatırlatan uzman, ancak ilişkilerin savaş noktasına kadar kötüleşmesi gibi düşük olasılıklı bir senaryoda ABD'nin muhtemelen petrol ve mineraller gibi değerli Kanada kaynaklarını ele geçirmeye ve siyasi liderliği ortadan kaldırmaya odaklanacağını vurguluyor.
"Belki de Venezuela'da gördüklerimize benzer bir operasyon göreceksiniz" diyen Schmidt, ABD'nin daha büyük askeri kapasiteye sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, Kanada askerlerinin de karşılık verebilecek durumda olduğunu belirtiyor.