Geri Dön

Borsada güven sarsan benzerlik! Türkiye'deki fon vurgununun izleri Endonezya borsasında

Ayşe Demir

Editör, ekonomi ve finans uzmanı

| | 3 dk okuma (558 kelime)
Borsada güven sarsan benzerlik! Türkiye'deki fon vurgununun izleri Endonezya borsasında

Türkiye'de 131 yatırım fonunun tasfiyesiyle derinleşen kriz, Endonezya'da 65 milyar dolarlık borsa çöküşünü de yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar iki ülke arasındaki çarpıcı benzerliklere dikkat çekiyor.

Türkiye'de yatırım fonlarında ortaya çıkan kriz, sermaye piyasalarındaki şeffaflık ve denetim tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Yüzlerce yatırımcının mağdur olduğu süreçte, düzenleyici kurumların 131 fonun tasfiyesine karar vermesi piyasadaki güven sorununu derinleştirdi.

Benzer bir tablo daha önce Endonezya'da yaşanmıştı. Hisse senetlerinin gerçek dolaşım oranlarına ilişkin belirsizlikler ve şeffaflık sorunları, küresel endeks sağlayıcısı MSCI'nin devreye girmesine ve Endonezya borsasının endeks listesinden çıkarılma sürecinin başlamasına yol açmıştı. Türkiye'deki son fon olaylarından sonra ise benzer bir tehlike Türkiye'nin de kapısına dayandı.

Geçmişin acı reçetesi: Endonezya'da "kızarmış hisse" balonu

Türkiye'deki fon krizi, Endonezya borsasının yaşadığı süreci de yeniden hatırlattı. 2023'ten bugüne kadar devam eden ve Türkiye borsasında bugün yaşananlarla büyük benzerlikler taşıyan bu süreç, milyarder Prajogo Pangestu'nun şirketleri üzerinden görünür hale gelmişti.

Ekim 2023'te halka açılan jeotermal enerji şirketi Barito Renewables Energy (BREN), yaklaşık dokuz ayda yüzde 1.100'ü aşan değer kazancı yaşamıştı.

Bu olağandışı yükselişin yarattığı tablo çarpıcıydı:

  • 2023'te Endonezya borsası yılı artıda kapatarak 310 puan yükselmişti.
  • Bu 310 puanlık artışın 326 puanını tek başına Prajogo Pangestu'nun sahibi olduğu sadece iki şirket oluşturmuştu.
  • Söz konusu iki şirketin etkisi kaldırıldığında, o yıl Endonezya borsasının aslında düşüşte olduğu net bir şekilde ortaya çıkıyordu.

Sadece 4 şirket Endonezya borsasının ayarını bozdu

Borsadaki olağandışı hareketlerin saptanmasından sonra Şubat 2024'te Pangestu'nun kömür şirketi Petrindo Jaya Kreasi (CUAN), MSCI Small Cap Endeksi'nden çıkarıldı. Eylül ayında ise FTSE Russell, BREN'i yüksek hissedar yoğunluğu nedeniyle endekslerinden çıkardı.

Edinilen bilgilere göre BREN hisselerinin yüzde 97'si dört hissedarın kontrolündeydi. Bu durum serbest dolaşım ve fiyat oluşumuna ilişkin ciddi soru işaretleri doğurmuştu.

MSCI'nin yaptığı ilk uyarı sonrasında Endonezya borsası yüzde 8 değer kaybetmişti.

Çıkarılma ihtimali bile 65 milyar dolar kayıp yaşattı

MSCI'nın uyarısının gündeme gelmesi bile piyasalarda sert dalgalanmaya yol açtı. 16 Ekim'de Endonezya'nın ana borsa endeksi yaklaşık yüzde 11,6 geriledi ve ülke hisselerinin piyasa değerinden yaklaşık 65 milyar dolar silindi.

Gelişmekte olan ülkelere ders niteliğinde bir vaka!

Endonezya'da yaşanan süreç, Türkiye'deki fon krizi açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Şirket hisselerinde yoğunlaşma, şeffaflık sorunları ve piyasa işlemlerine ilişkin endişeler, Endonezya'nın uluslararası endekslerdeki konumunu riske atmıştı. Türkiye'de de benzer tartışmaların gündeme gelmesi, piyasa denetimlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre, Türkiye'nin MSCI nezdinde olası bir statü değişikliği riskiyle karşı karşıya kalmaması için şu adımlar kritik önem taşıyor:

  • Şüpheli işlemlerin etkin biçimde soruşturulması
  • Şirketlerin ortaklık yapılarının şeffaflaştırılması
  • Yatırımcı güveninin korunması ve güçlendirilmesi

Hedefte özellikle Müslüman ekonomiler mi var?

Endonezya'da yaşanan hisse hareketleri ve fon işlemlerine ilişkin tartışmaların ardından Türkiye'de de benzer gelişmelerin gündeme gelmesi, Müslüman ülkelerin ekonomilerinin belirli şirketler ve fon çevreleri tarafından hedef alınıp alınmadığı sorusunu öne çıkardı.

Özellikle borsalarda sert dalgalanmaların yaşandığı ve yatırımcı güveninin sarsıldığı dönemlerde şirketlerin ve fonların piyasa üzerindeki etkisi daha fazla sorgulanıyor. Bu noktada öne çıkan bazı değerlendirmeler şöyle:

  • Zayıf yasal düzenlemeler ve denetim açıkları, finansal sistemlerin kötüye kullanılmasına zemin hazırlayabiliyor.
  • Kara para aklama riskinin yüksek, mali denetimlerin yetersiz olduğu ülkelerde finansal sistemlerin istismara açık hale gelme ihtimali artıyor. Şeffaflık eksikliği yasa dışı para hareketlerinin tespitini de zorlaştırabiliyor.
  • Ekonomisi henüz yeni gelişmekte olan ülkeler, denetim ve piyasa şeffaflığı alanlarındaki eksiklikler nedeniyle finansal müdahalelere ve ani sermaye hareketlerine karşı daha kırılgan olabiliyor.

Güven olmazsa yatırım da olmaz!

Borsalarda güvenin zedelenmesi, yalnızca hisse fiyatlarını değil, ülkelerin yatırım çekme kapasitesini de doğrudan etkiliyor. Şirketlerin ve fon yöneticilerinin piyasa üzerindeki etkisinin tartışıldığı dönemlerde yatırımcılar risk almaktan kaçınırken, sermaye de daha güvenli gördüğü piyasalara yöneliyor.

Güvenin olmadığı yerde yatırım iştahı azalıyor, sermaye uzaklaşıyor ve bunun bedelini yalnızca borsa değil, ülke ekonomisi de ödüyor.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri