TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Plan ve Bütçe Komisyonunda Meclis Başkanlığının 2027 yılı bütçesine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Görüşmelerde 'Terörsüz Türkiye' sürecinden güvenlik reformuna kadar pek çok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Kurtulmuş, konuşmasının önemli bir bölümünde 'Terörsüz Türkiye' sürecine yönelik beklentileri ve uyarıları şöyle sıraladı:
"Hiç kimse bu sürecin arkasında başka niyetler aramasın. Hiç kimse bunun üzerinden siyasi hesaplar peşinde olmasun. İnşallah milletimiz bu süreçten de yüz akıyla çıkacak."
29 Ekim mesajı ve Atatürk anması
Milletvekillerinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı tebrik eden Kurtulmuş, 29 Ekim'in milli egemenliğe, Cumhuriyet'in temel ilkelerine ve milletin tarihi müktesebatına sahip çıkmayı hatırlatan bir gün olduğuna dikkati çekti.
Türkiye'nin bağımsızlığı yolunda şehit olanlara ve hayatını kaybeden gazilere rahmet dileyen Kurtulmuş, "Başta Cumhuriyet'imizin kurucusu, Meclis'imizin de ilk başkanı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere şimdiye kadar bu Meclis'te görev yapan herkesi de saygıyla anıyorum" dedi.
Milletvekili danışmanlarının özlük hakları
Milletvekili danışmanlarının özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik talepler olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, konuya ilişkin bir yasa teklifi taslağı hazırlandığını belirtti. Hazırlanan taslağı milletvekillerine gösteren Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
"Hiç kimse bir diğer partinin pozisyonunu kollamaksızın burada samimi olarak iktidar ve muhalefet birlikte bir adım atarsa Meclis Başkanlığı olarak sizlere önerebileceğimiz yasa taslağı bu şekildedir. Parti grupları olarak eğer müştereken bir karar alacaksanız yarın sabah bunun hemen başlatılması için adım atılmasını isterim."
Soru önergelerinde ret oranı rekor seviyeye düştü
Soru önergelerine bakanlıkların yanıt vermemesine yönelik eleştirileri anımsatan Kurtulmuş, milletvekillerinin soru önergelerinin vaktinde cevaplandırılması için 6 kez bütün bakanlıklara yazı yazdıklarını bildirdi.
Meclis Başkanlığına gelen soru önergelerinin reddedilme oranının 28. Dönem'de yüzde 0,82'ye düştüğünü belirten Kurtulmuş, "Hemen hemen gelen 100 soru önergesinden biri bile asla bize takılmadan bakanlıklara gönderiliyor" şeklinde konuştu.
TBMM'nin itibarı vurgusu
TBMM'nin itibarına yönelik milletvekillerinin eleştirilerini hatırlatan Kurtulmuş, milletvekillerinden Meclis'i değersiz bir yermiş gibi görmemelerini istedi. Gittiği her uluslararası platformda TBMM'nin yüksek bir saygıyla karşılandığını vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye'de bir odağın TBMM'nin itibarını zedelemek için hazır beklediğine işaret etti:
"TBMM'de içilen çorbadan, yenilen pilavdan tutun, TBMM'nin önündeki bir çöpe kadar her şeyi büyüterek Meclis'i itibarsızlaştırmak isterler. Bunun arkasındaki temel neden 'A partisi'ne ya da 'B partisi'ne karşı bir tutum değil, Türkiye'de sivil siyasete karşı geliştirilmiş sinsi bir tutumdur."
Milli Dayanışma Komisyonu'ndan övgü
'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun müzakereci demokrasi ve demokratik standartları yüksek bir Meclis uygulaması bakımından fevkalade büyük bir değer ürettiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Herhangi bir konuda oturup anlaşılamaz, konuşulamaz zannedilen TBMM, istisnasız hemen hepimizin kabul edeceği gibi Cumhuriyet'imizin ilk 100 yılının en büyük sorunu olan terör meselesini çözebilmek için fevkalade samimi bir çalışma ortamını başarıyla ortaya koymuştur."
Kurtulmuş, komisyon raporunun bir bütün olduğunu ve yol haritası niteliği taşıdığını belirterek, terörün çözülmesiyle ilgili 6. bölümdeki konular ile demokratik standartların yükseltilmesiyle ilgili 7. bölümdeki konuların da Türkiye siyasetinin kontrolünde olduğunu ifade etti.
467 oyla kabul edilen kanun: Sadece rakam değil
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 oyla kabul edilmesinin sadece bir rakamdan ibaret olmadığını belirten Kurtulmuş, bunun toplumun hemen hemen bütün kesimlerinin "evet" dediği bir durum olarak ortaya çıktığını kaydetti.
Komisyon Raporu'nu "bir kapının aralanması", söz konusu Kanun'u ise "o kapının sonuna kadar açılması" olarak niteleyen Kurtulmuş, bu kapı sonuna kadar açılan bir kapının barışa, dostluğa, kardeşliğe ve bölgenin güçlü Türkiye istikametinde yürüyüşüne açıldığını vurguladı.
Süreçte siyasi hesaplara dikkat çeken Kurtulmuş, "Kim basit siyasal hesaplarla bu imkanı heba ederse millete ve bütün bölge halklarına karşı sorumlu olur" uyarısında bulundu.
Silah bırakma sürecinde 3 önemli sigorta
Halkta silah bırakma sürecine dair tereddütlerin bulunduğuna işaret eden Kurtulmuş, yasada silahsızlandırmanın temini için 3 önemli sigorta konulduğunu vurguladı. Bu sigortalar şöyle:
- 1. Sigorta: Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında çalışmalarına başlamış olan Kurul. Devletin bakanları ve güvenlik birimlerinin yöneticilerinden oluşan bu Kurul, süreci dosya bazında inceleyerek ilerlemesine katkıda bulunacak.
- 2. Sigorta: Örgütün silahlarını bütünüyle bıraktığının ve kendisini feshettiğinin güvenlik birimleri tarafından tespit edilmesi. Bu durumun Milli Güvenlik Kurulu kararıyla ilan edilmesi.
- 3. Sigorta: TBMM'de oluşturulacak izleme komisyonu. Siyasi olarak sürecin takibini, kontrolünü ve gerektiğinde yasa teklifi çalışmalarının yapılmasını sağlayacak.
Kurtulmuş, "Oyunbozanlık yapan, kurduğu oyunun altında kalır. Buradan bir siyasi hesap peşinde koşan, kurduğu hesabın altında kalır" ifadelerini kullandı.
8-10 yıllık mesafe kısa sürede alındı
Dünyadaki çatışma çözümlerine ilişkin yürütülen çalışmalara dikkati çeken Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinde alınan mesafenin, başka ülkelerin 8-10 yılda geldiği noktaya eşdeğer olduğunu söyledi. Şimdi siyasetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini belirten Kurtulmuş, kazananın millet olacağını, kaybedenlerin ise terör ve savaş baronları olacağını dile getirdi.
Gabar Dağı ziyaretini anımsatan Kurtulmuş, "Önceden bir tek sivil vatandaşın gidemediği Gabar'a şimdi bütün sivil vatandaşlarımız güle oynaya, şenlik havası içerisinde gidiyor. Orada Türkiye günde 85 bin varil petrol çıkartıyor" dedi.
Gazinin sözleri: 'Vatana feda olsun'
Kurtulmuş, Konya'daki ziyaretinde bir gaziyle yaşadığı konuşmayı şöyle anlattı:
"Gazimiz, 'Ben Gabar'da terörle mücadelede ayağını kaybetmiş olan bir gaziyim. EYP'ye bastım ve ayağım gitti. Ama vatana feda olsun. Bu memlekette asla artık insanlar ölmesin' dedi. Kamu vicdanı, millet vicdanı dediğimiz şey budur."
Süreç İYİ Partili vekillerin laf atmasıyla kısa süreli tartışmaya sahne oldu
Kurtulmuş'un konuşması sırasında İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayyüce Türkeş Taş'ın laf atması üzerine kısa bir süre sözlü tartışma yaşandı.
Sykes-Picot'a karşı en büyük cevap
Kurtulmuş, bu milli projenin önemli bir özelliğinin bir asır evvel ortaya konulan birinci Sykes-Picot'un sonuçlarını ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Halklar arasına ayrılık, etnik farklılıklar koyarak, mezhebi ve hatta dini farklılıklar koyarak bu bölgeyi hallaç pamuğu gibi atan emperyalist güçlere verilecek en büyük cevaptır. Bu bölgenin bütün unsurları hep birlikte biriz, beraberiz."
Ezidi ve Süryani toplumlarının temsilcileriyle görüşmelerini de anlatan Kurtulmuş, "Bu bölgenin halklarının tamamının sorunu, bizim sorunumuzdur" değerlendirmesinde bulundu.
2027 bütçesi kabul edildi
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada TBMM, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay'ın 2027 yılı bütçeleri kabul edildi.
Kurtulmuş, bütçeye ilişkin sosyal medya hesabından da bir paylaşım yaparak, şu ifadeleri kullandı:
"Bütçe hazırlık ve görüşme sürecine katkı sunan Başkanlık Divanımıza, siyasi parti gruplarımıza, komisyonlarımızın üyelerine, milletvekillerimize ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 2027 yılı bütçemizin Gazi Meclisimize, ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum."
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!