Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in İstanbul'daki Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde okul duvarına pankart asan Türkiye İşçi Partisi üyesi iki öğrenci, polis operasyonuyla gözaltına alındı. Pankart olayı nedeniyle gözaltına alınan Nevin Tekin ve Nehir Dizdar, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.
Tutuklanan iki genç kızın süreci aileleri ve avukatları tarafından yakından takip ediliyor. Tutuklu Nehir Dizdar'ın annesi Zübeyde Duran Dizdar ve avukat Uğurcan Demirci, ana haber bültenine bağlanarak yaşananları tüm ayrıntılarıyla aktardı.
"İki araba dolusu polis kapıya geldi"
Anne Zübeyde Duran Dizdar, gözaltı gecesini gözyaşları içinde şöyle anlattı:
"Gecenin bir buçuğunda, ben Heybeliada'da oturuyorum. İki araba dolusu polis kapıya geldiler. Altı tanesi merdivenlere sıralanmıştı. Kızımı almak üzere gelmişlerdi. Ben kızımı tanıyorum, nasıl iyi bir çocuk olduğunu biliyorum. Mutlaka kötü bir şey yapmamıştır diye düşündüm. Ama böyle alınmış olması kuşkusuz büyük bir öfke, üzüntü yarattı. Özel olarak gelmişlerdi."
"Benim şahsen hiç gördüğüm bir uygulama değil"
Avukat Uğurcan Demirci ise süreci ayrıntılı biçimde şöyle değerlendirdi:
- Koğuşların tutuklananların yerleştirildiği sırada henüz belli olmadığını belirten Demirci, ailelerin saatlerce dışarıda beklemek zorunda kaldığını aktardı.
- Koğuş atamalarının öğleden sonra yapılabilmesi nedeniyle açık görüşme sağlanamadığını, en yakın açık görüş gününün önümüzdeki hafta pazartesiye denk geldiğini ifade etti.
- Tutuklamaya itiraz ederek tahliye sağlanmasını beklediklerini, bu yönde çabalarının süreceğini dile getirdi.
Demirci, uygulamanın kendisi için şaşırtıcı olduğunu vurgulayarak, bir bakana sorumluluğunu hatırlatmak amacıyla gece vakti asılan pankartın ertesi gün indirildiğini, pankartın kendini çok da sürdüremediğini belirtti. Pankartın asılmasından yaklaşık bir hafta sonra evlere yapılan operasyonla müvekkillerinin gözaltına alındığını ve aynı gün tutuklandığını ifade etti.
Tutulama kararının gerekçeleri tartışmalı
Avukat Demirci, tutuklama kararına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:
- 19 ile 20 yaşındaki iki genç kadının bakanı tehdit edebileceğinin savıyla tutuklamaya sevk edildiğini söyledi.
- Suçun muhtemelen gerçekleşmiş olacağı savıyla, deliller henüz tam toplanmamış olması ve kaçma şüphesi gerekçesiyle tutuklama kararı verildiğini aktardı.
- Her iki öğrencinin sabit ikametgâh sahibi olduğunu ve düzenli olarak üniversiteye gittiklerini, dolayısıyla kaçma şüphesinin yersiz olduğunu belirtti.
Dosyada gerekli delillerin toplandığını, bunun sadece bir gözdağı olduğunu söyleyen Demirci, atanma sistemiyle gelen bakanların siyaset ve vicdan sorumluluklarını reddetmesinin ardından karşı duran insanların tutuklamalarla bastırılmaya çalışıldığını ifade etti.
Nehir ve Nevin ile tutulma sonrası görüştüğünü belirten avukat, her ikisinin de yanlış bir şey yapmadıklarının bilincinde olduğunu, MESEM sisteminde ve okullarda yaşanan ölümlere kurban giden arkadaşlarının hakkını aradıkları için bulunduklarını bildiklerini aktardı. Türkiye'de doğru karar vermek isteyen hakim ve savcılar olduğuna inandığını, dosyanın bu noktaya ulaştığında hukuksuzluğa son vereceğine inandığını sözlerine ekledi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!