Geri Dön

Türkiye ekonomisi için asıl sınav o zaman başlayacak

Ayşe Demir

Editör, ekonomi ve finans uzmanı

| | 4 dk okuma (744 kelime)
Türkiye ekonomisi için asıl sınav o zaman başlayacak

TCMB'nin faiz indirimi uluslararası basında geniş yankı buldu. Enflasyondaki düşüşün yanı sıra fon krizine, yatırımcı güvenine ve ekonomi politikalarının sürdürülebilirliğine dikkat çekiliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 22 Ekim'de gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37'den yüzde 36'ya çekti.

Beş toplantılık aranın ardından gelen bu faiz indirimi, piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşirken uluslararası kamuoyunun da yakından takip ettiği bir gelişme oldu.

Eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 29,73'e gerilemesi, faiz indiriminin temel gerekçelerinden biri olarak değerlendirildi. Ancak yabancı basının gündeminde yalnızca faiz oranları yer almadı; Türkiye'deki yatırım fonu krizi, finansal piyasalara duyulan güven ve önümüzdeki dönemde ekonomi politikalarının nasıl şekilleneceği de haberlerin önemli başlıkları arasında bulundu.

İngiliz ekonomi basını: Faiz indiriminin gölgesinde fon krizi

İngiliz ekonomi basını, Türkiye'nin faiz indirimini yaklaşık 18 milyar dolarlık yatırım fonu skandalıyla birlikte ele aldı. Merkez Bankası'nın İran savaşının başlamasından bu yana ilk kez faiz indirdiğine dikkat çekilirken, yatırım fonlarında yaşanan krizin yüz binlerce yatırımcının birikimlerini riske attığı ve düzenleyici kurumların denetim kapasitesini tartışmaya açtığı aktarıldı.

Haberlerde ayrıca ekim ayında tüketici güven endeksinin yüzde 7,7 düşerek 84,8 seviyesine gerilemesi dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.

Alman basını: Piyasalar kararı bekliyordu

Alman basınında faiz indiriminin piyasa beklentileriyle uyumlu olduğu vurgulandı. Uluslararası haber ajanslarının Almanca servislerinde yayımlanan içeriklerde, Türk lirasının kararın ardından belirgin bir hareket göstermediği ve dolar kurunun 49,63 TL civarında seyrettiği belirtildi.

Bununla birlikte, ekonomistlerin aralık ayında politika faizinin yüzde 35'e, 2027 sonunda ise yüzde 28'e gerileyebileceği yönündeki beklentilerine de yer verildi. Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığı ve yüksek petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkileri risk unsurları arasında gösterildi.

Uluslararası değerlendirme: Asıl sınav ekonomi politikalarının sürdürülebilirliği

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global'in Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeleri de son dönemde öne çıkan konulardan biri haline geldi. S&P analisti Karen Vartapetov, Türkiye'nin 2023 yılından itibaren geleneksel ekonomi politikalarına dönüşünde önemli ilerleme kaydettiğini ancak enflasyondaki düşüşün beklenenden yavaş gerçekleştiğini belirtti.

Vartapetov, seçim dönemine yaklaşılırken sıkı para ve maliye politikalarının ne ölçüde sürdürülebileceğinin önemli bir sınav olacağını ifade etti. S&P, yatırım fonu krizini genel bir finansal sistem krizinden ziyade kurumsal yönetim ve denetim sorunu olarak değerlendirdi.

Aydoğmuş: Yabancı yatırımcı sadece faiz oranına bakmıyor

Faiz kararının dış basındaki yansımalarını değerlendiren ekonomist Mahmut Aydoğmuş, faiz indiriminin tek başına olumlu ya da olumsuz değerlendirilmesinin doğru olmayacağını belirtti.

Aydoğmuş, şu değerlendirmede bulundu:

"Merkez Bankası'nın 100 baz puanlık faiz indirimi piyasalar açısından sürpriz değildi. Zaten beklentiler büyük ölçüde bu yöndeydi. Ancak burada önemli olan faiz oranının yüzde 37'den yüzde 36'ya düşmesi değil, bu indirimin hangi ekonomik koşullarda yapıldığıdır. Türkiye'de yıllık enflasyon hâlâ yüzde 30'a yakın. Politika faiziyle yıllık enflasyon arasında yaklaşık 6 puanlık bir fark bulunuyor. Ancak bu farkı doğrudan reel faiz olarak değerlendirmek doğru olmaz. Yabancı yatırımcı açısından asıl belirleyici olan önümüzdeki dönemin enflasyon beklentisi, kurun seyri ve risk primidir. Dolayısıyla yatırımcı yalnızca Türkiye'nin ne kadar faiz verdiğine değil, bu faizin karşılığında ne kadar risk üstlendiğine bakıyor."

Fon krizi ve faiz kararı birbirinden bağımsız değil

Uluslararası basının faiz kararını fon kriziyle birlikte değerlendirmesinin tesadüf olmadığını belirten Aydoğmuş, finansal piyasalarda güven unsurunun para politikasının etkinliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

"Yabancı basının faiz indirimini fon kriziyle aynı haber içerisinde değerlendirmesi oldukça anlamlı. Çünkü uluslararası yatırımcı Türkiye'yi değerlendirirken yalnızca Merkez Bankası'nın kararlarına bakmıyor. SPK'nın denetim kapasitesini, finansal kurumların şeffaflığını ve yatırımcı haklarının ne ölçüde korunduğunu da dikkate alıyor."

Aydoğmuş, Merkez Bankası faiz indirirken finansal sistemin başka bir alanında güven sorunu yaşanıyorsa para politikasının etkilerinin bu gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. Burada önemli olanların fon krizinin bütün finansal sisteme yayılıp yayılmadığı kadar, böyle bir krizin neden ortaya çıktığı ve benzer sorunların tekrarını önlemek için hangi tedbirlerin alınacağı olduğunu ifade etti.

Faiz indirimi enflasyonla mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor

Aydoğmuş, faiz indirimlerinin devam edebilmesi için enflasyondaki gerilemenin kalıcı hâle gelmesi gerektiğini belirterek özellikle enerji fiyatlarına dikkat çekti:

  • Türkiye'de enflasyonun yüzde 30'un altına gerilemesi önemli, ancak enflasyonun düşmesiyle fiyatların düşmesi aynı şey değil; vatandaş açısından hayat pahalılığı devam ediyor.
  • Türkiye enerji ithalatçısı bir ülke. Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi hem üretim maliyetleri hem de cari denge açısından risk oluşturuyor.
  • Faiz indirimlerinin devamı konusunda yalnızca geçmiş enflasyon verilerine değil, gelecekteki enflasyon risklerine de bakılması gerekiyor.
  • Merkez Bankası'nın faiz indirmesi tek başına ekonomik normalleşmenin tamamlandığını göstermiyor. Asıl başarı, enflasyonu kalıcı biçimde tek haneli seviyelere indirebilmek ve bunu yaparken finansal istikrarı koruyabilmektir.

Dış basının mesajı: Faiz kadar güven de önemli

Aydoğmuş, uluslararası basındaki haberlerin ortak noktasının Türkiye'nin ekonomi politikalarında kaydettiği ilerlemeyle birlikte devam eden risklere de dikkat çekilmesi olduğunu belirterek şöyle tamamladı:

"Bugün yabancı basının Türkiye'ye bakışında iki ayrı değerlendirme var. Bir tarafta enflasyondaki gerileme ve para politikasındaki normalleşme süreci, diğer tarafta ise finansal denetim, yatırımcı güveni ve ekonomik istikrarın sürdürülebilirliği konusundaki soru işaretleri."

Türkiye açısından mesele sadece faiz indirmek değil; faiz indirirken Türk lirasına olan güveni koruyabilmek, enflasyonu yeniden yükseltmemek ve yatırımcıya öngörülebilir bir ekonomik ortam sunabilmek olduğunun altını çizen Aydoğmuş, "Uluslararası sermaye için yüksek faiz önemli olabilir. Ancak kalıcı yatırımın temel şartı yüksek faizden önce güvendir" ifadelerini kullandı.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri