Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Ankara'da düzenlediği bir sunumda para politikasına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda para politikasının daha da sıkılaştırılacağını belirten Karahan, fiyat istikrarı tam anlamıyla sağlanana dek mevcut sıkı duruşun korunacağı mesajını verdi.
'Enflasyon ve Para Politikası' başlıklı sunumunda iç talep, cari denge, finansal koşullar ve Türk Lirası'na yönelik talep konularında açıklamalar yapan Karahan, jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yüksek tuttuğunu ve bunun 2026 yılı enflasyonunu doğrudan etkileyen temel faktörlerden biri olduğunu belirtti. Buna karşın yavaşlayan iç talebin enflasyonist baskıları sınırladığını ifade etti.
Yurttaşın beklentisi kırılamıyor
Karahan'ın sunduğu veriler, piyasa ile yurttaş arasındaki enflasyon beklentisi makasının ne kadar geniş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ekim ayı itibarıyla 12 aylık enflasyon beklentisi farklı kesimlerde oldukça farklı seviyelerde:
- Piyasa katılımcıları: %23,9
- Reel sektör: %31,8
- Hanehalkı (yurttaş): %43,8
Beklentilerdeki bu yüksek seyir, Merkez Bankası'nın para politikasında 'ihtiyatlı' duruşunu sürdürmesinin en temel nedenleri arasında gösteriliyor. Karahan, faiz adımlarının büyüklüğü ve zamanlamasında enflasyon verisine odaklanan, toplantı bazlı yaklaşımın süreceğinin altını çizdi.
Eşel mobil sistemi enflasyonu frenledi
Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine çıkan yıllık tüketici enflasyonunun Ekim 2026 itibarıyla yüzde 29,8'e gerilediğini anımsatan Karahan, ekim ayında enflasyonun ana eğiliminin aylık yüzde 1,8 olduğunu kaydetti.
Karahan ayrıca, akaryakıttaki eşel mobil sisteminin küresel enerji şokunun fiyatlara etkisini önemli ölçüde sınırladığını ve mart-ekim dönemindeki birikimli artışı 12,6 puan azalttığını ifade etti.
Rezervler ve TL eğilimi güçleniyor
Rezervlere ilişkin güncel verileri de paylaşan Karahan, brüt uluslararası rezervlerin 188 milyar dolara, altın fiyatlarının etkisinden arındırılmış rezervlerin ise 158 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Yurtiçi yerleşiklerin TL'ye geçiş eğiliminin sürdüğünü dile getiren Karahan, mevduat ve yatırım fonlarında TL'nin payının yüzde 62,1'e yükseldiğini vurguladı.
KOBİ kredi limiti ve likidite adımları
Finansal riskleri azaltmak ve piyasayı dengelemek amacıyla makroihtiyati çerçevede yeni adımlar devreye alan Merkez Bankası, aşağıdaki düzenlemeleri hayata geçirdi:
- KOBİ kredi büyüme sınırı yüzde 4,5'ten yüzde 5'e yükseltildi
- TLREF'e dayalı tahvil alımı uygulaması başlatıldı
- Repo fonlama hacmi artırıldı
- TL zorunlu karşılık bloke tesis oranları düşürüldü
Bu likidite önlemlerinin, para politikasının etkinliğini artırırken finansal istikrarı da desteklemeyi amaçladığı belirtiliyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!