Paranın Patronlarından İstanbul'da Piyasaları Sarsacak Mesaj: Faiz Artışları Kapıda

| | 4 dk okuma (617 kelime)
Paranın Patronlarından İstanbul'da Piyasaları Sarsacak Mesaj: Faiz Artışları Kapıda

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, İstanbul Ekonomi Forumu'nda yaptığı konuşmada enflasyonun yüzde 2 hedefine daha hızlı dönmesi için ilave faiz artışlarının beklendiğini duyurdu.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, TCMB tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu'nda ABD ekonomisi ve para politikasına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Waller'in konuşması, küresel piyasalarda yakından takip edildi.

Waller, ABD'de FOMC'nin eylül ayındaki toplantıda politika faizini 75 baz puanlık artırarak yüzde 3,75-4 aralığına çıkardığını hatırlattı. Bu kararın, faizlerin 9 ay boyunca sabit tutulmasının ardından alındığına dikkat çekti.

İş gücü piyasasındaki zayıflama nedeniyle geçen yılın son üç toplantısında toplam 75 baz puanlık faiz indirimi yapıldığını belirten Waller, bu adımları ekonomik yavaşlamaya karşı bir önlem olarak gördüğünü ifade etti.

Enflasyon Mücadelesinde Yaşanan Tıkanma

Bu yılın ilk yarısında iş gücü piyasasının istikrar kazandığını söyleyen Waller, enflasyonu düşürme yönündeki ilerlemenin Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle durduğunu belirtti. İlkbahar ve yaz aylarında çatışmaların kısa sürede sona ereceği ve petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde kalıcı etki yaratmayacağı beklentisiyle faizlerin sabit tutulmasını desteklediğini ancak çatışmaların hızla sona ereceğine yönelik umutların azaldığını kaydetti.

Uzmanların düşük stoklar ve hasar gören altyapı nedeniyle petrol fiyatlarının 2027 boyunca yüksek kalabileceği uyarısında bulunduğunu dile getiren Waller, ayrıca yapay zeka alanındaki altyapı yatırımlarının yüksek teknoloji içeren tüketici ürünlerinin fiyatlarını önemli ölçüde artırdığını vurguladı. Devam eden ticaret anlaşmazlıklarının yeni gümrük tarifeleri yoluyla enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini de ekledi.

Waller, eylüldeki faiz artışını destekleme kararının yalnızca ağustos ayı tüketici enflasyonu verisine dayanmadığını, güçlenen iş gücü piyasası ve kalıcı enflasyon baskılarına ilişkin aylardır biriken kanıtları yansıttığını ifade etti. Yılın ikinci yarısında ekonomik faaliyetlerin güçlendiğine yönelik işaretler bulunduğunu belirterek, daha sıkı para politikasının ekonomide ciddi bir yavaşlamaya yol açmasından büyük endişe duymadığını söyledi.

Enflasyondaki son hızlanmanın tüketicilerin, yatırımcıların ve fiyat belirleyen işletmelerin gelecekteki enflasyon beklentilerini yükseltmesinden kaygı duyduğunu belirten Waller, yıllık çekirdek enflasyonun 2024 ilkbaharından bu yana yaklaşık yüzde 2,5-3 aralığında seyrettiğini ve bunun Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerinde olduğunu kaydetti.

İlave Faiz Artışları Yolda

Waller, "Yeni veriler, iş gücü piyasasının istikrarlı olduğu ve enflasyonun çok yüksek kaldığı yönündeki görüşümü pekiştiriyor." dedi. En net mesajını ise şu sözlerle verdi:

"Ekonomik veriler beklendiği gibi gelmeye devam ederse enflasyonun yüzde 2 hedefimize daha hızlı dönmesini desteklemek için ilave faiz artışları bekliyorum."

Faiz artışlarının zamanlamasında esneklik bulunduğunu vurgulayan Waller, "Faiz artışlarının art arda toplantılarda yapılması gerekmiyor ancak makul bir süre içinde gerçekleştirilmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

Tahvil Faizlerindeki Yükselişin Nedenleri

Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Waller, tahvil faizlerindeki yükselişin tek bir nedeninin bulunmadığına işaret etti. Konuya dair değerlendirmeleri şöyle sıraladı:

  • Güçlü büyüme ve verimlilik beklentileri reel faizleri yükseltebiliyor.
  • Enflasyon beklentileri ile Fed'in gelecek toplantılarda faiz artıracağı beklentisi uzun vadeli faizleri etkileyebiliyor.
  • Yapay zeka şirketlerinin büyük yatırımlarını finanse etmek için gelecek yıllarda trilyonlarca dolar borçlanabileceğini ve bunun ABD hükümetinin borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini belirtti.

Waller, tüketicilerin yüksek enerji ve gıda fiyatlarına rağmen neden harcamaya devam ettiğine ilişkin soruya, ABD ekonomisinin Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, Silicon Valley Bank kaynaklı bankacılık stresi, gümrük tarifeleri ve petrol şokları gibi son yıllardaki şoklara karşı dikkat çekici bir dayanıklılık gösterdiğini yanıtıyla yanıt verdi.

Yapay Zekada Devrim Niteliğinde Dönüşüm

Waller, yapay zekayı gelecek yıllarda verimliliği artıracak devrim niteliğinde bir teknoloji olarak gördüğünü söyledi. Yapay zekanın işlerin yapılma biçimini, hızını ve üretim miktarını değiştireceğini belirten Waller, verimlilik artışına ilişkin örnekler görülmesine karşın etkinin toplam ekonomik verilere henüz belirgin biçimde yansımadığını ifade etti.

Her teknolojik dönüşümde olduğu gibi bazı işlerin ortadan kalkacağını ve yeni işlerin oluşacağını dile getiren Waller, yapay zekada endişe yaratan unsurun dönüşümün hızı olduğunu vurguladı. Geçmişte dönüşümlerin daha yavaş gerçekleşmesi sayesinde yeni işlerin görülebildiğini, bugün ise kaybolabilecek işlerin belirginleşmesine rağmen oluşacak yeni işleri görmenin zor olduğunu kaydetti.

Yapay zeka pazarının tek bir şirketin kazandığı, diğerlerinin yatırımlarının boşa gittiği bir yapı yerine birçok şirketin pay alabildiği büyük bir pazara dönüşmesini daha olası gördüğünü belirten Waller, bu nedenle ekonomide büyük bir gerileme beklemediğini söyledi.

Özel kredi piyasasına ilişkin soruları da yanıtlayan Waller, bu alandaki hızlı büyümenin dikkati çektiğini belirtti. Doğru yönetilen ve yapılandırılan fonlarda yatırımcıların paralarını uzun süre bağlı tuttuğunu, bu fonların bankalar gibi talep üzerine parayı geri ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ifade etti.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri