Geri Dön

İBB Davasında 4 Günlük Savunma Tamamlandı: İmamoğlu 'Adalet Kazanacak' Dedi

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

| | 4 dk okuma (620 kelime)
İBB Davasında 4 Günlük Savunma Tamamlandı: İmamoğlu 'Adalet Kazanacak' Dedi

436 sanığın yargılandığı İBB davasının 101'inci duruşmasında Ekrem İmamoğlu, dört gündür süren savunmasını 'Adalet kazanacak' sözleriyle noktaladı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen İBB davasının 101'inci duruşması devam ediyor. Aralarında seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada İmamoğlu, dört gündür sürdürdüğü savunmasını "Adalet kazanacak" diyerek tamamladı.

Savunmasının son bölümünde yerel yönetimlere ilişkin yaklaşımını anlatan İmamoğlu, yetkinin, kaynağın ve sorumluluğun vatandaşa en yakın yerde etkinleştirileceğini belirterek, "Şehirlerimizi rantın değil insanın ihtiyaçlarına göre kuracağız" dedi.

Makam Araçları Eleştirisi

İmamoğlu, güçlü devlet anlayışını makam araçları üzerinden eleştirdi. Yurt dışından ithal edilen milyon dolarlık makam arabalarının sıraya dizilip çakarlarının yakılmasıyla güçlü devlet olunamayacağını vurgulayan İmamoğlu, güçlü devletin 100 yıl önce fakirleşmiş bir ortamda Sümerbank, Etibank ve şeker fabrikalarını kurmak olduğunu ifade etti.

"Güçlü Devlet Yetmez, Güçlü Toplum Gerekir"

İmamoğlu, güçlü devletin yanı sıra güçlü ve huzurlu bir toplum gerektiğini vurguladı. İnsanların korktukları için konuşamadığı bir ülkenin huzurlu sayılamayacağını ifade eden İmamoğlu şu değerlendirmelerde bulundu:

  • İnsanların kimliklerini sakladıkları, düşüncelerini söylemekten çekindikleri bir toplum huzurlu değildir
  • Huzur güvende olmaktır; başınıza bir iş geldiğinde devletin sizi geride bırakmayacağını bilmektir
  • Bir depremde, yangında, felakette yalnız kalmayacağını bilmektir
  • Kendinden farklı olandan korkmadan yaşamaktır

"Türkiye Kendi İçinde Kavga Etmekten Yoruldu"

Türkiye'nin toplumsal barışa ihtiyacı olduğunu belirten İmamoğlu, "Yeter ya! 20 yıl, 25 yıl aynı koltuktan insanlara korkuyu, öfkeyi, şiddeti kötü kötü göstermekten millet bıktı mı? Güler yüz istiyor insan. Samimiyet istiyor, neşe istiyor, umut istiyor" şeklinde konuştu. Kimliklerin birbirine karşı silah haline getirilmesinden yorulduğunu ifade eden İmamoğlu, bunu İstanbul'da değiştirdiklerini söyledi.

"Türk'ün Kürt'ten, Kürt'ün Türk'ten Şüphe Etmeyen Bir Türkiye"

İmamoğlu, herkesin kendisini eşit hissettiği bir Türkiye istediğini belirterek şunları kaydetti: "Her Kürt en az benim kadar vatanseverdir. Ben de en az onun kadar Diyarbakır'ı, Hakkari'yi seviyorum. Sünni'nin Alevi'ye, Alevi'nin Sünni'ye kuşkuyla bakmadığı bir Türkiye. Herkes inancını yaşayacak."

"Sofrayı Büyüteceksiniz Kardeşim"

Türkiye'nin nasıl yönetildiğini anlamak için "sofra" benzetmesi yapan İmamoğlu, sofrada kimin söz hakkı olduğunu, kimin ötelandığını sorguladı. Kalabalık sofranın bereketli olduğunu, lokma paylaştıkça çoğaldığını vurgulayan İmamoğlu, "Sofrayı büyüteceksiniz, lokmayı adil bölüşeceksiniz. Bu ülkenin sofrasında kimse misafir değildir" dedi.

Alevi Geleneğinden İlham: "40'lar Meclisi"

İmamoğlu, Alevi canların kadim geleneğindeki 40'lar Meclisi anlayışından ilham aldığını belirtti. Bu mecliste sofranın yalnızca lokmanın paylaşıldığı bir yer olmadığını, aynı zamanda bir meydan olduğunu anlatan İmamoğlu, "1'imiz 40'ımız, 40'ımız 1'imiz" sözünü okuduğu en sade ve en derin demokrasi tarifi olarak nitelendirdi. Alevi canların cumhuriyetin ve demokrasinin en önemli sigortası olduğunu ifade ederek, memleketin kocaman bir 40'lar Meclisi olmasını istediğini dile getirdi.

İmamoğlu, annesiyle bir cemevine gittiği bir anısını da paylaştı: "Anneciğim dedi ki oruçluyken; 'Uşağım, Amin demiyorlar, Allah Allah diyorlar, daha güzelmiş' dedi. O kadar hoşuma gitti ki anamın o tarifi."

"Türkiye'nin Çeşitliliği Zaafı Değildir"

İmamoğlu, farklı yaşam tarzlarının birbirine tehdit olarak görülmediği bir Türkiye kuracaklarını belirtti. Türkiye'nin çeşitliliğinin ülkenin gücü olduğunu vurgulayan İmamoğlu, ortak vatan, ortak cumhuriyet, ortak hukuk ve ortak gelecek vurgusu yaptı.

Geleceğe Güven ve Ekonomik Vurgular

İmamoğlu savunmasının son bölümünde gelecek güvencesine ve ekonomiye odaklandı:

  • İnsanlar torpil aramak zorunda kalmayacak, çalışarak ev sahibi olabileceğine inanacak
  • Genç bir insan işsiz kalma korkusu yaşamayacak, emekli ay sonunu getirme endişesi duymayacak
  • Kreş lüks değil, Anadolu'nun en ücra noktasında bile 3 yaşındaki çocuk kreşe gidebilecek
  • Devlet okulları fırsat eşitliğinin gerçek kapısı olacak
  • Ülkenin itibarı binaların ihtişamıyla değil, çocuklarına verdiği değerle ölçülecek

İlk kez bir kuşağın bir önceki kuşaktan daha yoksul olduğunu belirten İmamoğlu, bunu kabul etmediklerini vurguladı. Yapay zekadan biyoteknolojiye, yeşil enerjiden ileri imalata kadar dünyayla rekabet eden bir gençlik yaratacaklarını söyledi.

"Türkiye'nin Zenginliğini Birkaç Kişinin Zenginliğiyle Ölçemeyiz"

İmamoğlu, "Büyük bir Türkiye iktisat seferberliği başlatacağız" diyerek üretimde, teknolojide ve katma değerde büyük bir sıçrama hedeflediklerini aktardı. Ekonominin patronunun güven olduğunu belirten İmamoğlu, hukuka, kurumlara ve yarına güvenin sağlandığında yatırımın da döneceğini ifade etti.

Savunmasını "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" sözleriyle tamamlayan İmamoğlu, birlikte üretilen refahın adil biçimde paylaşılacağını, ülke büyürken milletin sofrasındaki ekmeğin küçülmeyeceğini söyledi.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri