Fransa'da hayat pahalılığı, kamu hizmetlerinin kötüleşmesi ve eğitim sistemindeki sorunlara karşı eylül ayında başlayan protestolar şiddetini artırarak devam ediyor. Güvenlik güçleri ile göstericiler arasında meydana gelen çatışmalarda çok sayıda kişi yaralanırken, gözaltına alınanların sayısının 2 bin 400'ü aştığı bildirildi.
Göstericilerin Limoges'teki 143 yıllık tarihi belediye binasını ateşe vermesi ve Louvre Müzesi gibi önemli kültür merkezlerinin zarar görmesi, krizin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Yaşananlar karşısında öfke ve utanç duyduğunu belirten Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, önceki gün yaptığı açıklamada "Cumhuriyet'e zarar vermeye çalışanlar hesap verecek." dedi.
"Bu öfke şimdi Avrupa'yı yakıyor"
Siyaset Bilimi Uzmanı Doç. Dr. Cantürk Caner, olayların arka planına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Eylül 2026'da başlayan olaylar zincirinin artık yalnızca eğitim sistemindeki aksaklıklara yönelik bir tepki olmaktan çıktığını vurgulayan Caner, şu ifadeleri kullandı:
"Öfke patlaması şeklinde devam eden bir olaylar silsilesinden bahsediyoruz. Yaşananları bir gençlik isyanı olarak tanımlayanlar var ama olaylar daha karışık. Başlangıçta öğretmen eksiklikleri, bozulan fiziki koşullar, üniversiteye geçişte yaşanan eşitsizlikler ve gençlerin iş bulamaması gibi sorunlar ön plandaydı. Ancak durum kısa zamanda geniş bir toplumsal boyuta ulaştı ve bunun sonucunda bir öfkeye dönüştü. Bu öfke şimdi Avrupa'yı yakıyor."
"Avrupa'daki o refah devletinin sonunu görüyoruz"
Fransa özelinden başlayan hareketin, Avrupa Birliği'nin genç kuşaklara sunduğu toplumsal refah vaadini yerine getirememesinden kaynaklandığını işaret eden Caner, "Bir başka deyişle Avrupa'daki o refah devletinin sonunu görüyoruz. Fransa'da yaşanan olayların Avrupa'ya yansımasının temel sebebi, Avrupa Birliği'nin ciddi anlamda ekonomik ve sosyal bir kriz içerisine girmesinden kaynaklanıyor." şeklinde konuştu.
Eşitsizlikler ve mali sıkılaşma öfkeyi büyüttü
Krizin derinleşmesinde 2018'de getirilen Parcoursup sisteminin ve ekonomik darboğazın etkili olduğuna dikkat çeken Caner, bu sistemin geçen 8 yıl içinde ciddi eşitsizlikleri ortaya çıkardığının altını çizdi. Algoritmik seçme yöntemlerinin şeffaf olmadığını ve farklı sosyoekonomik koşullardaki öğrencilerin aynı ölçekte değerlendirildiğini belirten Caner, şunları kaydetti:
"Avrupa son 15-20 yıldır, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın da etkisiyle bir ekonomik enerji krizi yaşamaya başladı. Ekonomi artık güvence sisteminin dışında yer alıyor. Avrupa Birliği kapsamında yaşayan insanlar 10 yıl ve hatta 20 yıl sonrasını rahatlıkla planlayabiliyordu, bir orta sınıf yaşamı sürdürebiliyordu. Ancak son dönemlerde hayat ve enerji pahalandı, gelecek kaygısı söz konusu. Tam da bu noktada 8 Ekim 2026 tarihinde devletin eğitim kurumlarında mali sıkılaşmaya gideceğini açıklaması büyük bir probleme sebep oldu."
5 Kasım'da daha ağır bir kriz bekleniyor
Caner, olayların arkasında hem iç hem de dış dinamiklerin bulunduğuna işaret etti. Fransa'daki sol kültür ve devrimci geleneğin yanı sıra İsrail'in Gazze'deki saldırıları ve jeopolitik rekabetin de süreci etkilediğini belirten uzman isim, Fransız basınında Rusya'nın olaylar üzerinde etkili olduğuna dair tartışmaların yer aldığını hatırlattı.
Yaklaşan tehlikeye karşı ise şu uyarıları paylaştı:
"5 Kasım'da çok kritik bir süreç yaşanacak. Öğrencilerin sonbahar okul tatili sırasında bu eylemlerin azalacağına dair beklentiler var ancak 5 Kasım'da Fransa'da sendikal eylemler başlayacak. Eğer bu süreç bir şekilde sona erdirilmezse 5 Kasım'da daha ağır bir kriz bekliyoruz. En önemli problem Fransız hükümetinde de ortaklaşa bir fikir birliği olmaması. Bu noktada eylemlerin artarak devam edeceğinden endişe ediyorum."
Kontrolsüz bir şekilde tüm Avrupa'ya yayılma riski
Protestoların 17 Ekim'de İtalya'nın Milano kentine ve Avrupa Birliği üyesi olmamasına rağmen Arnavutluk'a sıçradığını anımsatan Caner, Belçika ve Hollanda hattında da Fransa'daki öğrencilerle açık bir dayanışma olduğunu söyledi.
Krizin giderek derinleştiğinin altını çizen uzman isim, son olarak şu uyarıda bulundu:
"Eğer Fransa'da gösteriler kontrol altına alınamazsa ve hükümet öğrenci reformlarını somut adımlarla hayata geçirecek tedbirleri açıklamazsa, bu olayların kontrolsüz bir şekilde tüm Avrupa'ya yayılma riski var."
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!