Geri Dön

Fransa'da Öğrenci Ayaklanması Büyüyor: 8 Bin Gözaltı ve Şiddetli Çatışmalar

Can Öztürk

Kültür-sanat yazarı ve editör

| | 3 dk okuma (549 kelime)
Fransa'da Öğrenci Ayaklanması Büyüyor: 8 Bin Gözaltı ve Şiddetli Çatışmalar

Fransa'da eğitim talebiyle başlayan öğrenci eylemleri tüm ülkeye yayıldı. 8 bin kişinin gözaltına alındığı olaylarda polis müdahalesi büyük tepki topluyor. Gazeteci Karakaya, eylemlerin Avrupa'ya sıçrama ihtimalini ve Fransa'daki genel tabloyu değerlendirdi.

Fransa'da daha iyi eğitim koşulları ve eğitime daha fazla bütçe ayrılması talebiyle başlayan öğrenci eylemleri, son haftalarda tüm ülkeyi etkisi altına aldı. Başkent Paris başta olmak üzere binlerce öğrenci sokaklara döküldü. Güvenlik güçlerinin sevk edildiği kimi noktalarda polis ile öğrenciler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.

17 Eylül'den beri süregelen karmaşanın boyutu endişelere yol açarken, eylemlerin Avrupa'nın tamamına sıçrama ihtimali de gündeme geldi. Gazeteci ve yazar Fatih Karakaya, gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

"Büyük Bir Devrim Beklemek Doğru Olmaz"

Fransa'da ilk kez bir öğrenci hareketi yaşanmadığını hatırlatan Karakaya, zaman zaman bu tür eylemlerin ülkede etkili olduğuna işaret etti. Sarı Yelekliler hareketini hatırlatan Karakaya, şunları kaydetti:

"2018 yılında akaryakıt zamlarına tepki olarak ortaya çıkan ve yüz binlerce kişinin katılımıyla büyüyen sarı yeleklilerin eylemleri, çok daha şiddetli ve farklı bir boyuta ulaşmıştı. Orada da devrim beklentileri vardı ancak bastırıldılar."

"Öğrencilerin Talepleri Abartılı Değil"

Fransa'da devam eden gösterilerde lise ve üniversite öğrencilerinin isteklerine değinen Karakaya, öfkenin temelinde eğitimde fırsat eşitliği talebi olduğunu vurguladı. Eylemlerin okulların açılmasından yaklaşık iki hafta sonra küçük bir lisede başlayıp tüm ülkeye yayıldığını belirten Karakaya, öğrencilerin taleplerini şöyle sıraladı:

  • Öğretmen eksikliği: Fransa'da derslerin yüzde 7'si yapılamıyor; bir Batı ülkesi için bu çok büyük bir oran
  • Okulların bakımsızlığı: Harabeye dönmüş okul binaları, kırık dökük ortamlar ve kirlilik eğitimi olumsuz etkiliyor
  • Aşırı kalabalık sınıflar: Öğrencilerin rahat bir ortamda eğitim alması engelleniyor

Karakaya, bu taleplerin aslında refah seviyesi yüksek toplumlarda bulunması gereken temel ihtiyaçlar olduğunu ifade etti.

"Polisin Sert Tavrı Olayları Tırmandırdı"

Öğrencilerin isteklerine karşı Fransız polisinin oldukça sert ve acımasız bir tutum sergilediğini belirten Karakaya, müdahalelerin en başta cop ve gaz ile başladığını anlattı. Bu durumu beklemeyen öğrencilerin kendilerini korumak adına barikat kurduklarını veya çöp konteynerlerini ateşe verdiklerini aktardı.

Şu ana kadar yaklaşık 8 bin kişi gözaltına alındı ve bunların yüzde 90'ının reşit olmayan çocuklardan oluştuğu belirtildi. Yaklaşık 3 bin kişinin muhtemelen mahkeme karşısına çıkacağı kaydedildi.

Öne çıkan bir olayda ise güvenlik kamerası kayıtlarında hiçbir taşkınlık yapmadan oturan bir gencin doğrudan gözüne polis tarafından gaz sıkıldığı ve gencin gözünü kaybettiği görüldü. Çok sayıda yaralanmanın meydana geldiği olaylarda polisin bu tavrının olayları daha da tırmandırdığı vurgulandı.

"Fransa'da Filistin Destekçilerine Yönelik Sindirme Politikası Devam Ediyor"

Fransız medyasının olayları farklı boyutta değerlendirdiğine dikkat çeken Karakaya, eylemlerde Filistin bayrakları açılması ve "Özgür Filistin" sloganlarının atılmasının ardından İslamcılar ve Müslüman Kardeşler'in gösterilere sızdığı algısının işletildiğini söyledi. Fransa'da Filistin destekçilerine yönelik sindirme ve tutuklama politikalarının halihazırda devam ettiği belirtildi.

"Vatandaşlar da Bu Dalgaya Dahil Olursa Değişim Gerçekleşir"

Benzer gösterilerin daha düşük şiddette de olsa Belçika'da başladığını ve Arnavutluk'a kadar sıçradığını belirten Karakaya, hareketin şu anki tablosunun köklü bir değişimi göstermeye yeterli olmadığını ifade etti. Ancak Fransa'nın genel tablosuyla birleşmesi halinde bir kırılma yaratabileceğini belirtti.

Ülkede itfaiyeciler, polisler ve özellikle son dönemde ciddi mağduriyet yaşayan çiftçilerin aylardır eylem yaptığına dikkat çeken Karakaya, bu eylemlerin genellikle günlük rutin haberlerle geçiştirildiğini söyledi. Vatandaşların da bu dalgaya dahil olması halinde bir ihtimal değişim olabileceğini dile getirdi.

Karakaya, Avrupa polisinin toplumsal olaylara müdahale konusunda İsrail'den eğitim ve destek aldığını hatırlatarak büyük bir devrimin yaşanacağını öngörmediğini sözlerine ekledi.

"Hükümet Olayların Kendiliğinden Sönmesini Bekliyor"

Fransız hükümetinin tavrına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karakaya, hükümetin topu taca attığını söyledi. Ortamı yatıştırmak adına 3 bin yeni öğretmen atanacağı duyurulmasına rağmen aradan geçen zamana rağmen bir ilerleme sağlanamadığı belirtildi.

Nicolas Sarkozy döneminden bu yana öğretmen maaşlarının gerilediğini ve mesleğe olan ilginin azaldığını aktaran Karakaya, kadro açılsa dahi yeterli aday bulunmadığını kaydetti. Diğer taleplere dair ek bir bütçe ayrılmadığı gibi kısıtlamalara gidileceği de belirtiliyor. Hükümetin şu an yalnızca olayların kendiliğinden sönümlenmesini beklediği ifade edildi.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri