ABD merkezli küresel finans şirketi Morgan Stanley Capital International (MSCI), Türkiye hisse senedi piyasası endekslerindeki bazı işlemleri ikinci bir karara kadar durdurdu. Şirket, bu adımı kurumsal yatırımcıların ciddi endişeleri üzerine attı.
Hangi işlemler durduruldu?
MSCI'nin kararı doğrultusunda şirket, Yabancı Yatırımcı Oranı (FIF) ve endeks hesaplamalarında kullanılan hisse sayısı (NOS) artışlarını gerçekleştirmeyecek. Ayrıca MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Endeksi'ne (IMI) yeni hisse eklenmeyecek, şirketler büyüklük segmentlerinde üst kategorilere geçemeyecek.
İsveç merkezli finans şirketi East Capital'in kıdemli danışmanı Emre Akçakmak, bu adımların MSCI tarafından ciddi değerlendirme ve dondurma süreçlerinde uygulanan standart prosedürler olduğunu belirtiyor. Akçakmak, uygulamayı şöyle değerlendiriyor:
"Pratikte 'Bu dönem boyunca Türkiye ile ilgili yeni bir adımı atmayacağız ama bu sürenin sonunda değerlememizi yaptığımız zaman hepsini beraber karar vereceğiz' şeklinde anlaşılıyor."
Neden dondurma kararı alındı?
Şirket, kararına gerekçe olarak fon holdingleri ile yakın ilişkili bazı küçük ölçekli şirketler arasındaki muhtemel koordineli satışlara dair kurumsal yatırımcılar tarafından dile getirilen ciddi endişeleri gösterdi. 15 Ekim'de yayımlanan yazılı açıklamada bu durumun halka açıklık oranlarının güvenilirliğine ve piyasa bütünlüğüne zarar verdiği vurgulandı.
Hangi önlemler bekleniyor?
MSCI açıklamasında Türkiye'den "elle tutulur ve güvenilir ilerleme" arandığı belirtildi. Beklenen düzenlemeler arasında şu başlıklar yer alıyor:
- Hisselerin gerçek faydalanıcılarına dair vakitli ve detaylı bilgi paylaşılması
- Koordineli al-sat işlemlerine karşı etkin gözlem ve yaptırım uygulanması
- Halka açıklık oranlarında yapısal bozulma bulunan senetlerin tespiti için şeffaf ve kurallara dayalı bir çerçeve uygulanması
- Halka açıklık oranlarının bağımsız biçimde teyit edilmesini sağlayacak bilgilendirme standartlarının oluşturulması
Finans kuruluşu, Türkiye'deki süreci piyasa katılımcıları üzerinden takip edeceği mesajını da verdi.
'Oldukça ciddi bir uyarı'
Ekonomi yazarı Mustafa Sönmez, MSCI kararı için "Oldukça ciddi bir uyarı" değerlendirmesini yapıyor ve şu ifadeleri kullanıyor:
"Fon krizinin yansımalarıyla ilgili olduğunu farkındalar. Yaptırımlardan uzak bir piyasa haline geldiğinin farkındalar. 'Bunun önlemlerini almadığınız takdirde biz bütün dünyaya ve yatırımcılara Türkiye'ye yatırım risklerinden daha vurgulu bir şekilde bahsederiz' diyorlar."
Hükümetten peş peşe açıklamalar
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kararın ardından 16 Ekim'de sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, uluslararası endeks sağlayıcıların değerlendirmelerini dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleriyle bilgi akışının güçlendiğini, nihai pay sahipliğinin daha şeffaf hale geldiğini belirtti.
Şimşek, fon krizinin patlamasının ardından alınan önlemleri sıralayarak "Düzenlemelerin sonuçlarını yakından izleyerek, tüm paydaşlarımızla istişare içinde gereken ilave adımlar gecikmeden atılacaktır" dedi.
Şimşek'in öne çıkan açıklamaları şunlar:
- "Fonların koordineli işlemleri dahil sermaye piyasası suçlarıyla mücadeleyi güçlendirecek yasal düzenlemeleri 2027 yılı başına kadar tamamlamayı planlıyoruz."
- "Amacımız yatırımcı haklarının korunduğu şeffaf, güvenilir ve etkin bir sermaye piyasası oluşturmaktır."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da benzer bir paylaşım yaparak fonlarla ilgili gerekli adımların atıldığını vurguladı. Yılmaz, sermaye piyasalarına ilişkin yapısal iyileştirmeleri öngören kanun teklifi hazırlıklarının kapsamlı bir şekilde sürdürüldüğünü belirtti.
Türkiye'nin piyasa sınıflandırması düşürülecek mi?
Haziran 2027'ye kadar gerekli önlemlerin uygulanmaması durumunda MSCI Türkiye endekslerinin mevcut "gelişmekte olan piyasa" statüsünden "öncü piyasa" veya "bağımsız piyasa" statüsüne geçirilmesi ihtimali masada. Türkiye halihazırda Çin, Polonya, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Mısır, Yunanistan, Suudi Arabistan ve Hindistan gibi ülkelerin yer aldığı gelişmekte olan piyasa statüsünde bulunuyor.
MSCI öncü piyasa kategorisinde Hırvatistan, Slovenya, Sırbistan, Romanya, Estonya, Litvanya, Letonya, İzlanda, Bahreyn, Fas, Tunus, Ürdün, Umman, Bangladeş ve Pakistan gibi ülkeler bulunuyor. En alt kademe olan bağımsız piyasa sınıflandırmasında ise Arjantin, Jamaika, Panama, Bulgaristan, Malta, Nijerya, Ukrayna ve Zimbabve gibi ülkeler yer alıyor.
'Yabancı yatırımcı iki defa düşünecek'
Uzmanlar bir ülkenin piyasa sınıfının değişmesini "küme düşmeye" benzetiyor. Emre Akçakmak gelişmekte olan ülkeler sınıfını büyük bir okyanus olarak tarif ediyor:
"Orada çok küçük bir ağırlığınız bile varsa dünya çapında aktif ya da pasif yönetilen fonlar sizi her zaman radar ekranında tutuyor. Öncü piyasalara baktığımızda bu sefer küçük bir göldesiniz. Burada istediğiniz kadar büyük olun, çekebileceğiniz yatırım aynı seviyelerde olmayacaktır."
Akçakmak, sınıf düşme riskiyle ilgili olarak "Ben bunun olmayacağını, atılan kararlı adımların aynı kararlılıkla muhtemelen takip edilip Haziran 2027'de bunun önüne geçilmeye çalışılacağını düşünüyor ve umuyorum" değerlendirmesini yapıyor.
Ekonomi yazarı Mustafa Sönmez ise Türkiye'ye yabancı yatırımların olumsuz etkilenebileceğini söylüyor:
"Böyle bir otoriteden gelen uyarıyı daha fazla dikkate alacaklar. Böyle uyarılar gelince herkes yatırım yapmadan evvel iki defa düşünecek."
MSCI nedir?
MSCI, dünyanın en büyük ve en etkili borsa endeksi sağlayıcılarından biri. Kurumun MSCI World, MSCI Emerging Markets ve MSCI Turkey gibi farklı endeksleri bulunuyor. Dünyanın en büyük yatırım fonları hangi ülke ve şirket hisselerine yatırım yapacaklarına karar verirken MSCI endekslerini de dikkate alıyor. MSCI'nin bir ülke ya da şirketle ilgili kararları, uluslararası yatırımların yönünü etkileyebildiği için piyasalar tarafından yakından izleniyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!