Son yayımlanan ekonomik verilere göre, kişi başına düşen servette üst üste üçüncü yıl boyunca Avrupa Birliği ortalamasının altında kalan Fransa, Güney Kıbrıs'ın bile gerisine düşmüş durumda. Birleşik Krallık ve Almanya'nın da arkasında kalarak AB liginde ikinci kademeye gerileyen ülkede uzmanlar, tabloyu "üçüncü dünya ülkesi"ne doğru bir sürüklenme olarak yorumluyor.
Eski Fransız devlet memuru Nicolas Baverez, yaşanan krizi "Ülkemiz Avrupa'nın Arjantin'i haline geldi; cehennemvari bir sarmala hapsolduk" ifadeleriyle özetledi. Bu açıklama, ülkedeki ekonomik sıkışmanın boyutlarının ne kadar derin olduğunu gözler önüne seriyor.
MACRON'UN ONAYLADIĞI PLAN YÜKÜ ARTIRDI
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron liderliğindeki hükümetin yürürlüğe koyduğu yeni bütçe planı, beklenen mali disiplini sağlamayı bırakın; ekonomik yükü giderek daha da artırdı. Hükümet, harcamaları kısmak yerine vergi artışlarına yönelerek hanehalkı ve şirketlere milyarlarca avroluk ek vergi yükü bindirdi.
- Kamu harcamaları 1,7 trilyon avroyu aştı
- Ulusal borç 3,4 trilyon avro seviyesini geride bıraktı
- Artan borç stoku ve yüksek vergilendirme politikası krizi derinleştiriyor
ÖĞRENCİ EYLEMLERİ TUZU BİBERİ OLDU
Ekonomik darboğazın yanı sıra ülke genelinde dalga dalga yayılan öğrenci eylemleri, Fransa'nın uluslararası alandaki prestijine ağır bir darbe vurdu. Üniversitelerde ve sokaklarda patlak veren protestolar, eğitimde yaşanan aksaklıkları ve gençliğin geleceğe dair derin umutsuzluğunu gözler önüne serdi. Kamu düzeninin sağlanmasında ortaya çıkan zafiyet de kamuoyunun dikkatini çekti.
Ekonomik çöküşün ortasında sokaklara taşan toplumsal huzursuzluk ve kaos görüntüleri, Fransa'nın dünya kamuoyundaki "müreffeh ve istikrarlı Batı ülkesi" imajını ciddi biçimde sarsarak ülkeyi uluslararası arenada zor bir konuma soktu.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!