Fransa'da öğrencilerin öncülüğünde başlatılan ve hızla Belçika, Hollanda gibi ülkelere yayılan protesto dalgası, bu kez Almanya'nın 20'den fazla kentinde büyük çaplı gösterilere sahne oldu. On binlerce kişi, hayat pahalılığı, savaş politikaları, zorunlu askerlik ve aşırı sağa karşı birlikte sokaklara çıktı.
Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın aşırı sol grupların gösterileri kendi ideolojik amaçları doğrultusunda yönlendirebileceğine ilişkin uyarılarına rağmen öğrenci grupları, sendikalar, işçi temsilcileri ve sivil toplum örgütleri geniş katılım sağladı.
SOKAKLARDA ÇOK SAYIDA TALEP YANKILANDI
Eylemlerde 'Zorunlu askerliğe hayır', 'Barış hemen şimdi', 'Hayat pahalılığına son', 'İşten atılmalar durdurulsun' ve 'Savaşların yerini barış alsın' gibi sloganlar öne çıktı. Göstericiler ayrıca taşeron çalışma sistemine ve antidemokratik uygulamalara karşı da tepkilerini dile getirdi.
Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı eylemlerde katılımcılar, aşağıdaki talepleri dövizlerle gündeme taşıdı:
- Zorunlu askerliğin kaldırılması
- Barışın sağlanması
- Hayat pahalılığının sona erdirilmesi
- İşten çıkarmaların durdurulması
- Taşeron çalışma sistemine son verilmesi
- Kadın cinayetleri ve antidemokratik uygulamalara karşı mücadele
- Aşırı sağcı AfD partisine ve Gazze'deki saldırılara tepki
KÖLN'DE REN NEHRİ'NDEN ŞEHİR MERKEZİNE YÜRÜYÜŞ
Almanya'nın farklı kentlerinde eş zamanlı olarak düzenlenen gösterilerde Türk sendika ve sol gruplar da aktif rol üstlendi. Köln'de Ren Nehri kıyısında toplanan göstericiler, buradan şehir merkezine doğru kalabalık bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Eyleme katılan Türk kökenli vatandaşlar, protestoların Avrupa genelinde hızla büyüyen ekonomik ve toplumsal sorunlara karşı düzenlendiğini belirterek dayanışma mesajları verdi.
YÜKSEK ENFLASYON VE YAKIT FİYATLARI TEPKİYİ BÜYÜTTÜ
Göstericiler, yüksek enflasyon, artan hayat pahalılığı ve giderek yoğunlaşan kısıtlamaların çalışanları sokağa dökmek zorunda bıraktığını ifade etti. Yakıt fiyatlarındaki artışın da yaşam koşullarını ağırlaştırdığını savunan katılımcılar, protestoların kapitalizme karşı toplumsal tepkinin doğal bir yansıması olduğunu kaydetti.
SAVAŞ POLİTİKALARI VE SOSYAL HAK KAYIPLARI ELEŞTİRİLDİ
Eylemlerde yapılan konuşmalarda, Fransa'daki gelişmelerin hükümetlerin toplumsal muhalefet karşısındaki tutumunu net biçimde ortaya koyduğu savunuldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un baskı politikalarına başvurduğunu öne süren konuşmacılar, hükümetin finans piyasalarının taleplerini ve yüksek askeri harcamaları halkın tepkisine rağmen sürdürmek istediğini dile getirdi.
Almanya'da Başbakan Friedrich Merz ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil hükümetinin de benzer bir politika izlediği ileri sürüldü. İtalya'daki Giorgia Meloni hükümeti ve ABD Başkanı Donald Trump yönetimi de eleştirilerek Avrupa ve ABD'deki iktidarların savaş politikalarından ve sosyal harcamalardaki kesintilerden vazgeçmeye yanaşmadığı vurgulandı.
Konuşmacılar ayrıca büyüyen toplumsal muhalefetin otoriter yöntemlerle bastırılmak istendiğini ifade ederek savaş politikaları ile sosyal hakların geriletilmesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!