Fransa'da artan yaşam maliyetleri ve eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan protestolar, hafta sonunda ülke genelinde kitlesel gösterilere dönüştü. Cumartesi günü yüz binlerce kişinin katıldığı eylemler büyük ölçüde barışçıl ilerlerken, günün ilerleyen saatlerinde Paris, Marsilya, Bordeaux ve Lyon başta olmak üzere birçok kentte polis ile göstericiler arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi.
İçişleri Bakanlığı ülke genelindeki gösterilere yaklaşık 410 bin kişinin katıldığını açıklarken, sendikalar katılımcı sayısının 800 bine ulaştığını duyurdu. Yetkililer protestolar sırasında 1314 kişinin gözaltına alındığını ve 53 polisin yaralandığını resmen bildirdi.
Başkent Paris'te Porte d'Italie'den Porte de Vincennes'e kadar uzanan yürüyüşün ardından polis ile bazı göstericiler arasında şiddetli çatışmalar çıktı. Güvenlik güçleri göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Bazı protestocuların sokaklara barikat kurduğu, polise çeşitli cisimler fırlattığı bildirildi. Yüzlerini kapatan bir grup, otomobil bayisinin camlarını kırması üzerine polis coplarla müdahale etti.
İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, yürüyüşün arka bölümünde binlerce radikal eylemcinin toplandığını ve bunlardan yaklaşık 500'ünün şiddet olaylarına karışan kişiler olarak tespit edildiğini açıkladı. Paris'te 142 kişi gözaltına alınırken, bu sayının önceki haftaya kıyasla yarıdan daha az olduğu belirtildi.
BARİKATLAR ATEŞE VERİLDİ
Fransa'nın ikinci büyük kenti Marsilya'da göstericiler çöp konteynerlerini ateşe verdi ve metal levhalarla yolları kapattı. Bir güvenlik aracının alevler içindeki barikattan geçtiği anlar kameralara yansıdı. Yetkililer pazar sabahının ilk saatlerine kadar süren olaylarda yedi işyerinin yağmalandığını veya zarar gördüğünü açıkladı.
Bordeaux'da yüzlerini kapatan bazı göstericiler bir binadan söktükleri ahşap levhalarla sokak barikatları oluşturdu. Lyon'da ise yerel yönetim tarafından gösterilerin yasaklandığı bir bölgede toplanan kalabalığa polis göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Gösteriye katılan bir öğrenci yaşananları şöyle anlattı: "Yaklaşık 150 kişiydik, çoğunuz lise ve üniversite öğrencisiydik. Neredeyse hemen göz yaşartıcı gaz atıldı, sokakta hiçbir şey göremiyorduk."
Nuñez, Toulouse ve Clermont-Ferrand kentlerinde iki kişinin ağır yaralandığını duyurdu. Toulouse'da 20 yaşındaki bir göstericinin yakınında patlayan patlayıcı nedeniyle elinin birkaç parmağını kaybettiği belirtildi. Bakan, gözaltı sayısının önümüzdeki saatlerde artabileceğinin de altını çizdi.
MACRON'DAN GÖSTERİLERE KISITLAMA KARARI
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hafta içinde aldığı kararla yalnızca resmî olarak tanınan sendikaların düzenlediği gösterilere izin verileceğini duyurdu. Hükümet, önceki haftaki şiddet olaylarının tekrarlanmaması amacıyla yaklaşık 70 bin polisi görevlendirdi ve birçok kentte güvenlik önlemlerini artırma yoluna gitti.
Geçen haftaki olayların ardından vandalizm, kundaklama ve yağma suçlamalarıyla gözaltına alınan yüzlerce kişi, hızlandırılmış yargılama süreçleri sonucunda hapis cezalarına çarptırıldı.
Gösteriye katılan 26 yaşındaki bir gösterici, yönetim politikalarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi: "Bizi susturuyorlar. Paramızı alıyorlar, çok fazla vergi ödüyoruz ve hiçbir şey söyleyemiyoruz. Bugün sokaklardayız çünkü bu durum çok uzun sürdü, artık çok fazla oldu."
İsimlerini açıklamayan iki genç gösterici ise kendi kuşaklarının geleceğe dair umutsuzluk içinde olduğunu ve hükümet tarafından terk edilmiş hissettiğini belirtti. Gençlerden biri yağmalama olaylarını doğru bulmasa da yaşananların yoksulluk ve polis şiddetiyle bağlantılı olduğunu savundu: "Fransa'da gerçekten bir değişim istiyoruz."
SEÇİM YARIŞINI DERİNLEŞTİREN GERİLİM
Ülkedeki protestolar yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi kutuplaşmayı da derinleştirdi. Macron'un gelecek ilkbaharda görevinden ayrılacak olması nedeniyle siyasi partiler arasındaki rekabet giderek sertleşiyor. Kamuoyu araştırmaları, seçmenlerin aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) adayı Marine Le Pen ile radikal sol çizgideki Boyun Eğmeyen Fransa'nın (LFI) adayı arasında tercih yapmak durumunda kalabileceğine işaret ediyor.
Her iki siyasi hareketin önde gelen isimleri, ülkedeki toplumsal huzursuzluktan Macron yönetimini sorumlu tutuyor. LFI adayı Jean-Luc Mélenchon, Fransız medyasının barışçıl gösterileri yeterince haberleştirmediğini öne sürerken polisin müdahale yöntemlerini de sert şekilde eleştirdi.
Öte yandan Orléans kentinde aşırı sağcı Ulusal Birlik partisine karşı düzenlenen gösteriye yaklaşık 13 bin kişi katıldı. Bu yürüyüşte herhangi bir ciddi olay yaşanmadı.
PROTESTOLAR AVRUPA'YA DA YAYILDI
Fransa'daki gösterilerle benzer taleplerle düzenlenen protestolar, Avrupa'nın farklı kentlerinde de yankı buldu:
- İspanya'nın Barselona kentinde öğrencilerin katıldığı gösteriler sırasında çıkan olaylarda 120'den fazla kişi gözaltına alındı.
- Arnavutluk'un başkenti Tiran'da hükümet karşıtı göstericilere polis göz yaşartıcı gazla müdahale etti.
- Belçika'nın başkenti Brüksel'de protestocularla güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandı.
- İtalya'nın Milano kentinde yüzlerce askerin de katılımıyla yürütülen geniş güvenlik önlemleri nedeniyle göstericilerin toplanması engellendi.
Geçen hafta sonu akaryakıt fiyatları ve hayat pahalılığına karşı düzenlenen benzer gösterilere yaklaşık 550 bin kişi katılmış, çıkan olaylarda 2 bin 500'den fazla kişi gözaltına alınmış, yaklaşık bin polis yaralanmıştı. Ticaret ve Sanayi Odaları'nın açıklamasına göre bu olaylardan 2 binden fazla işyeri doğrudan etkilendi; ekonomik zararın yüz milyonlarca Euro'yu bulduğu belirtildi. Yaşananlar ardından Paris ve bazı kentlerde gece sokağa çıkma yasakları uygulanmıştı.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!