Geri Dön

Aliyev Ankara'ya Gitmedi: Bakü-Ankara İlişkilerinde Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

3 dk okuma (522 kelime)
Aliyev Ankara'ya Gitmedi: Bakü-Ankara İlişkilerinde Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmaması diplomatik tartışmaları beraberinde getirdi. İktidara yakın medya bu kararın arkasında Ankara'ya yönelik bir tepki olduğunu öne sürüyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Ankara'da düzenlenen zirvesine katılmaması, Bakü-Ankara ilişkilerinin mevcut durumuna ilişkin geniş kapsamlı tartışmalara yol açtı.

Resmi açıklamaya göre Aliyev, önceden belirlenmiş programı çerçevesinde Azerbaycan'da düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası'nın kapanış ve ödül törenine katılacak. Zirvede Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor.

Ancak hükümete yakın medya kuruluşları, bu kararın aslında son haftalarda Türkiye'de Azerbaycan yönetimine yönelik eleştiriler ve Ankara'nın buna verdiği tepkilerle doğrudan ilişkili olduğunu öne sürüyor.

Zirvede neler yaşandı?

Türkiye tarafından resmi bir açıklama yapılmasa da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zirvede isim vermeden dikkat çekici bir mesaj verdi: "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur."

İktidara yakın medya ne söylüyor?

Güvenilir haber kaynaklarına göre son haftalarda Türkiye medyasında ve sosyal medyada Azerbaycan'a karşı bir kampanya yürütüldü. Bu kampanyanın başlıca konuları şunlar:

  • Azerbaycan-İsrail ilişkileri
  • Azerbaycan'daki okul forması ve başörtüsü tartışması
  • Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için olası adaylar

Hükümete yakın yayın organları, bunların münferit eleştiriler değil, Azerbaycan'a karşı "sistemli, yönlendirilen ve amaçlı" bir kampanya olduğunu savunuyor. Ayrıca Ankara'nın bu sürece geç müdahale etmesinin Bakü'de ciddi rahatsızlık yarattığı belirtiliyor.

Rahatsızlığın temel nedenleri

İktidara yakın medyada yer alan değerlendirmelere göre Türkiye ile yaşanan rahatsızlığın başlıca sebepleri:

  • Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkileri nedeniyle Türkiye'de hedef alınması
  • Azerbaycan'daki okul forması ve başörtüsü tartışmasının çarpıtılarak sunulduğu iddiası
  • Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği yarışında Türkiye'nin olası adayı yerine Birleşik Arap Emirlikleri'nin adayına destek verdiği yönündeki suçlamalar
  • Türkiye'de Azerbaycan büyükelçilikleri önünde düzenlenen protestolar ve sert suçlamalar

Ayrıca Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği adayını henüz resmen açıklamamış olmasına rağmen Azerbaycan'ın destek vermemekle suçlanmasının temelsiz olduğu savunuluyor.

Mesaj neden gayriresmi yollardan iletiliyor?

Türkiye ile ilişkiler Azerbaycan'da resmi düzeyde "stratejik ortaklık" ve "bir millet, iki devlet" anlayışı üzerinden tanımlanıyor. Bu nedenle Ankara'ya yönelik sert bir resmi açıklama, iki ülke arasında açık bir diplomatik kriz görüntüsü yaratabilir.

İktidara yakın medya üzerinden verilen mesaj ise Bakü'ye hem rahatsızlığını gösterme hem de bunu resmi devlet politikası seviyesine çıkarmama imkânı veriyor. Bu yaklaşımın üç olası amacı değerlendiriliyor:

  1. Türkiye'deki Azerbaycan karşıtı söylemlerin Bakü tarafından dikkatle takip edildiğini Ankara'ya göstermek
  2. Aliyev'in TDT Zirvesi'ne katılmamasını iç kamuoyuna açıklamak
  3. İleride ilişkilerin yumuşatılabilmesi için diplomatik manevra alanını korumak

Benzer kırgınlık mesajları geçmişte Türkiye ile eski müttefik Rusya arasındaki gerginlik dönemlerinde de görülmüştü.

Şu an bir kriz mi var?

Şimdilik bunu bir kriz olarak değerlendirmek için yeterli resmi dayanak bulunmuyor. Hükümete yakın yayın organları, Azerbaycan'ın TDT'den uzaklaşmadığını ve teşkilatın kurucu üyelerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü vurguluyor.

Ayrıca Erdoğan'ın daha önce Azerbaycan'da düzenlenen bazı etkinliklere katılmadığı hatırlatılarak diplomatik ilişkilerde karşılıklılık ilkesine dikkat çekiliyor. Örnek olarak Erdoğan'ın 2024 yılında Şuşa'da düzenlenen TDT Gayriresmi Zirvesi'ne katılmaması gösteriliyor.

Mesajın özü

Hükümete yakın medyanın kararı geniş kapsamlı bir siyasi bağlam içinde değerlendirmesi, Bakü'nün Türkiye'deki son gelişmelerden duyduğu rahatsızlığın gayriresmi bir mesajı olarak yorumlanıyor. Bu mesajın özü şu şekilde özetleniyor:

Azerbaycan, Türkiye ile yakın ilişkilerini sürdürmek istiyor ancak bu ilişkinin Bakü'nün dış politikasını Ankara'nın siyasi veya ideolojik beklentilerine göre şekillendirmesi anlamına gelmesini kabul etmiyor.

Uzman görüşü: Yeni bir dönem

Azerbaycanlı siyaset bilimci Şahin Caferli'ye göre, 2020'deki İkinci Karabağ Savaşı sonrası Azerbaycan artık kendisini dış desteğe ihtiyaç duyan küçük bir devlet olarak değil, bölgesel ve küresel düzeyde "orta güç" statüsüne sahip bir aktör olarak görüyor.

Caferli, "Zaferden sonra Azerbaycan artık kendisini eski Azerbaycan olarak görmüyor ve İlham Aliyev de kendisini eski İlham Aliyev olarak görmüyor" dedi ve ekledi: "Azerbaycan hem bölgesel jeopolitikte hem de küresel ilişkilerde kendisini farklı şekilde konumlandırıyor ve yeni bir oyuncu olarak sunuyor."

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

Bu Konudaki Gelişmeler

Olay Dosyası: İddia: Başörtüsü çıkışı Bakü'yü kızdırdı, Saral'ın görevden alınması istendi

Toplam 7 Gelişme

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri