Türkiye ile Azerbaycan arasında haftalardır süren gerilim, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmamasıyla yeni bir boyut kazandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın telefonla davet ettiği mevkidaşı Aliyev'in Ankara'ya gelmemesi, zirve öncesinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevinden alınmasının da ilişkilerde hızlı bir normalleşmeye yol açmadığını gösterdi.
Azerbaycan basınında katılmama gerekçesi olarak Aliyev'in önceden planlanmış programı ve yoğun çalışma takvimi öne çıkarılıyor. Haberlere göre Aliyev, bugün Bakü'de FIFA U-15 Dünya Şampiyonası kapanış törenine katılacak.
Ankara'daki zirvede Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor. Zirveye katılım düzeyi, dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçmesi bakımından da büyük önem taşıyordu.
Bakü'nün Ankara'dan beklentisi karşılanmadı mı?
Erdoğan, Aliyev ile 21 Ekim'de yaptığı telefon görüşmesinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nı zirveye davet etmişti. Görüşmede ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınmış, iki ülkenin kardeşlik hukukundan aldığı güçle iş birliğini geliştireceği vurgulanmıştı.
Bu davetin ardından Aliyev'in katılımı, gerilimin liderler düzeyindeki temasla yatıştırılıp yatıştırılamayacağı açısından kritik bir önem kazanmıştı. Türkiye'nin TDT dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralmasının öngörüldüğü zirve, iki liderin birlikte vereceği mesajlar bakımından da bir fırsat oluşturuyordu.
Ancak 29 Ekim'de Bakü'den gelen haberler Aliyev'in Ankara'ya gelmeyeceği yönünde oldu. Karar, Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarını eleştiren Saral'ın görevden alınmasından birkaç gün sonrasını izliyordu.
Krizi yatıştırmak için Ankara'nın attığı adımlar bununla da sınırlı kalmadı. Azerbaycan'daki uygulamaları protesto eden ve Aliyev'i eleştiren bazı kişiler hakkında Türkiye'de soruşturmalar başlatılmış, gözaltı kararları verilmişti.
Bu adımlara rağmen Aliyev'in gelmemesi, Ankara'nın yatıştırıcı tutumunun Bakü tarafından yeterli görülmediği yorumlarına yol açtı. Aliyev'in Erdoğan'a 31 kişilik bir liste sunduğu ve bu kişilerle ilgili adım atılmasını beklediği de iddia edilmişti.
Azerbasn basını Ankara'yı sorumlu tutuyor
Azerbaycan basınında gerilimin nedenlerine ilişkin sert analizler yer aldı. İktidara yakın bir haber ajansının 29 Ekim'de yayımladığı "Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Türkiye'ye neden gitmedi?" başlıklı analiz, Azerbaycan basınındaki sert yaklaşımın en somut örneklerinden biri.
Analizde, Türkiye'de Azerbaycan'a, yönetimine ve halkına karşı uzun süredir olumsuz bir kampanya yürütüldüğü ileri sürüldü. İsrail'le ilişkiler ve okul kıyafetleri üzerinden yöneltilen eleştirilerin, Bakü'nün dış ve iç politikasını Ankara'nın beklentilerine göre belirlemesi baskısının bir parçası olduğu belirtildi.
Ankara'nın bu sürece geç müdahale etmekle eleştirildiği analizde, atılan adımların yeterince etkili olmadığı savunuldu ve ilişkilerin yeniden sağlıklı bir zemine taşınmasının kolay olmayacağı değerlendirmesi yapıldı.
Mütekabiliyet mi gözetildi?
Azerbasn basınında dikkat çeken bir başka vurgu da mütekabiliyet, yani diplomatik karşılıklılık oldu. Analizlerde Erdoğan'ın da daha önce Azerbaycan'da düzenlenen bazı toplantılara katılmadığı hatırlatılıyor:
- Temmuz 2024'te Şuşa'da düzenlenen gayriresmî TDT Zirvesi
- Mayıs 2026'da Bakü'deki 13. Dünya Kentsel Forumu
- 15 Ekim'de Bakü'deki Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın 7. Zirvesi
Bu zirvede Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etmişti.
BM adayına destek vermeme kararı
Aliyev'in gelmemesine ek olarak Azerbaycan'ın Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri adayına destek vermeyeceğini açıklaması da gerilimin yükseldiğinin bir başka işareti oldu.
Türkiye'nin Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu'nun adaylığını resmen duyurması beklenirken, bundan hemen önce Bakü'den bir açıklama geldi. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aykhan Hajizada, Birleşik Arap Emirlikleri'nin adayı Lana Zaki Nusseibeh'i destekleyeceklerini bildirdi.
Sinirlioğlu'nun ismi henüz BM'nin resmî aday listesinde bulunmuyor. BAE'nin adayı Nusseibeh ise 21 Ekim'de resmen aday gösterilmişti.
Diplomatik kanallar açık mı?
Gerilime rağmen iki ülke arasında diplomatik kanalların açık olduğunu ve bu sıkıntının atlatılacağını belirten kesimler de var. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov, 29 Ekim'de Ankara'da Hakan Fidan ile bir araya geldi. Görüşmede ikili ilişkiler, TDT bünyesinde iş birliği ile bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alındı.
Aliyev'in Erdoğan'a gönderdiği Cumhuriyet Bayramı mesajında da dostluk ve müttefiklik vurgusu korundu. Erdoğan'a "Aziz kardeşim" diye hitap eden Aliyev, 2021'de imzalanan Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerin müttefiklik düzeyine yükseldiğini hatırlattı.
Yakından takip edilecek bir diğer önemli gün ise 8 Kasım olacak. Azerbaycan'da her yıl Zafer Günü kutlamaları yapılıyor ve liderler davet ediliyor. Erdoğan geçen sene bu etkinliklere katılmıştı. Bu davetin bu yıl nasıl karşılık bulacağı, iki ülke ilişkilerinin seyri açısından kritik bir gösterge olacak.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!