ABD'nin Tennessee eyaletinde zehirli iğneyle idam cezasına çarptırılan 50 yaşındaki Christa Pike, infaz girişiminden yaklaşık bir hafta sonra yeniden yürümeye ve kendi başına yemek yemeye başladı. Ancak Pike'ın ciddi fiziksel ve bilişsel sorunlar yaşadığı belirtiliyor. Tennessee yönetimi henüz ikinci bir infaz girişiminde bulunup bulunmayacağına karar vermezken, Pike'ın avukatları idam cezasının ömür boyu hapse çevrilmesini talep ediyor.
Olay, yalnızca Pike'ın geleceğini değil, ABD'de zehirli iğneyle infaz yönteminin güvenilirliğini de yeniden tartışmaya açtı.
İnfazın ardından eyalet yönetiminde sarsıntı
Tennessee Valisi Bill Lee, eyalette yıl sonuna kadar planlanan diğer infazları durdurdu ve bağımsız bir inceleme başlattı. Tennessee Ceza İnfaz Kurumu Başkanı Frank Strada da başarısız infaz girişiminin ardından görevinden ayrıldı.
Christa Pike kim?
Christa Pike, Ocak 1995'te 18 yaşındayken, erkek arkadaşı ve başka bir kişiyle birlikte 19 yaşındaki Colleen Slemmer'i Knoxville yakınlarında öldürmekten suçlu bulundu. Pike ölüm cezasına çarptırılırken, cinayete katılan erkek arkadaşı olay sırasında 17 yaşında olduğu için ömür boyu hapis cezası aldı.
Pike'ın avukatları yıllardır müvekkillerinin çocukluğunda ağır fiziksel ve cinsel istismara maruz kaldığını, cinayetten bir yıl önce de tecavüze uğradığını belirtiyor. Savunmaya göre jüri bu geçmiş hakkında yeterince bilgilendirilmedi. Avukatlar, söz konusu travmaların bilinmesi halinde ölüm cezası verilmeyebileceğini savunuyor.
Pike, Tennessee'de iki yüzyılı aşkın süre sonra idam edilmesi planlanan ilk kadındı. İnfaz girişimine kadar eyalette ölüm hücresinde bulunan tek kadın mahkûmdu.
İnfaz neden başarısız oldu?
Pike'ın infazı 30 Eylül akşamı Nashville'deki Riverbend Maximum Security Institution adlı yüksek güvenlikli cezaevinde gerçekleştirilecekti. İnfaz öncesinde yoğun bir hukuk mücadelesi yaşandı.
- Tennessee'deki bir temyiz mahkemesi aynı gün infazı geçici olarak durdurdu
- Eyalet yönetiminin başvurusu üzerine ABD Yüksek Mahkemesi infazın yapılmasına izin verdi
- Pike'ın zehirli iğne yerine kurşuna dizilerek idam edilme talebi de kabul edilmedi
İnfaz sırasında Pike'a yüksek dozda pentobarbital verildi. Ancak ilk doz beklenen sonucu doğurmadı. Bunun üzerine ikinci doz uygulandı; Pike yine hayatını kaybetmedi. Avukatlarının aktardığına göre ilaç verilen bölgelerde ciddi yanıklar ve kabarcıklar oluştu. Pike daha sonra bilincini kaybetti, solunum cihazına bağlandı ve bir süre sağlık durumunun iyiye gitmeyeceği düşünüldü.
İnfazın başarısız olmasının kesin nedeni henüz açıklanmış değil. Uzmanların üzerinde durduğu ihtimallerden biri, damar yolunun doğru yerleştirilmemiş olması. Bu durumda ilacın doğrudan kan dolaşımına girmek yerine dokuda birikmiş olabileceği değerlendiriliyor. Zehirli iğneyle infazlarda doktorların sürece katılmasına yönelik mesleki sınırlamaların bulunması da yıllardır tartışılan konular arasında yer alıyor.
Pike'ın sağlık durumu nasıl?
Pike'ın avukatları, müvekkillerinin durumunun ilk günlere kıyasla belirgin biçimde iyileştiğini açıkladı. Pike artık yardım alarak ayağa kalkabiliyor, kısa mesafeler yürüyebiliyor ve kendi başına yemek yiyebiliyor. Ancak avukatlarına göre fiziksel sorunları tamamen geçmiş değil.
- İnfaz girişiminin ardından zatürre ve kan pıhtısı geliştiği belirtildi
- El ve ayaklarında hasar oluştu
- İçin zaman zaman dikkatini toplamakta zorlandığı ifade ediliyor
- Konuşurken düşünce akışını kaybettiği bildiriliyor
Avukatı Randy Spivey, infazın ardından yaşananları şöyle anlatıyor:
"Pazartesi akşamı Christa'nın beyin ölümünün gerçekleştiğini ve ertesi gün yaşam desteğinin kesileceğini düşünüyorduk. Ancak Salı günü herkesin şaşırtarak uyandı ve konuşmaya başladı."
Doktorlar henüz kalıcı hasar bulunup bulunmadığını söyleyemiyor.
Bir kez daha infaz denenebilir mi?
Dosyanın en tartışmalı yönlerinden biri bu soru. Tennessee yetkilileri, Pike'ın ölüm cezasının hukuki olarak yürürlükte olduğunu belirtiyor. Ancak eyalet yönetimi şu ana kadar yeni bir infaz tarihi talep edip etmeyeceğini açıklamadı.
Pike'ın durumu hukuki açıdan da sıra dışı. ABD'de daha önce başarısız infaz girişimlerinin ardından mahkûmların yeniden idam edilmeye çalışıldığı vakalar yaşandı. Ancak bunların çoğunda zehirli ilaçlar mahkûma verilmeden önce işlem durdurulmuştu. Pike'ın vakasında ise öldürücü ilaçlar iki kez uygulandı ve mahkûm ilacın fiziksel etkilerini yaşadı.
Hukukçulara göre bu durum, ikinci bir infaz girişiminin ABD Anayasası'ndaki "acımasız ve olağandışı ceza" yasağıyla bağdaşıp bağdaşmadığı konusunda hukuki tartışmaya yol açabilir.
Pike'ın avukatlarından Luke Ihnen, Tennessee yönetiminin yeni bir infaz girişiminden vazgeçeceğine ilişkin herhangi bir güvence vermediğini belirtiyor. Bir Nashville mahkemesi de başarısız infazla ilgili tüm delillerin korunmasına karar verdi. Tıbbi malzemeler, ilaçlar ve infaz ekibinin kayıtları olası yeni davalarda delil olarak kullanılabilecek.
Ceza ömür boyu hapse çevrilebilir mi?
Pike'ın savunma ekibi, ikinci bir infaz girişiminin kabul edilemez olduğunu savunuyor ve Tennessee Valisi Bill Lee'den ölüm cezasını şartlı tahliye imkânı bulunmayan ömür boyu hapis cezasına çevirmesini talep ediyor.
Spivey çağrısını şu sözlerle dile getiriyor:
"Ne kadar acının yeterli olduğunu kendimize sormamız gerekiyor."
Vali Lee henüz bu talebe ilişkin kararını açıklamadı. Başarısız infazın ardından Lee, Tennessee'deki diğer infazları yıl sonuna kadar askıya aldı ve sürecin bağımsız biçimde incelenmesini istedi.
Pike vakası, eyalette bu yıl yaşanan ilk infaz sorunu da değil. Daha önce Tony Carruthers'ın infazı, uygun damar yolunun kurulamaması nedeniyle ilaç verilmeden durdurulmuştu.
Zehirli iğne neden yeniden tartışılıyor?
Pike vakası, ABD'de idam cezası ve özellikle zehirli iğne yöntemine yönelik eleştirileri yeniden güçlendirdi.
- ABD'de ölüm cezası 27 eyalette yasal
- Bunların bir bölümünde infazlar fiilen durdurulmuş durumda
- 23 eyalet ise ölüm cezasını tamamen kaldırdı
- Ülkede en yaygın infaz yöntemi zehirli iğne
- Geçmişte Ohio, Alabama, Idaho ve diğer bazı eyaletlerde damar yolu açılamaması veya ilaçların uygulanmasındaki sorunlar nedeniyle infaz girişimleri yarıda kaldı
2026'da ABD'de şimdiye kadar 30 infaz gerçekleştirildi. 2025 yılında ise 11 eyalette toplam 47 kişi idam edilmişti.
Pike'ın yaşadıkları şimdi yalnızca Tennessee'nin infaz yöntemlerini değil, bir kişinin devlet tarafından öldürülmeye çalışılıp hayatta kalmasının ardından aynı sürecin yeniden uygulanmasının hukuki ve etik açıdan savunulup savunulamayacağını da gündeme getiriyor. Bu sorunun yanıtının mahkemelerde uzun süre tartışılması bekleniyor.
Texas'ta başka bir idam infazın ardından gerçekleşti
Christa Pike'ın başarısız infaz girişiminden yaklaşık bir hafta sonra, Texas'ta başka bir mahkûm yine pentobarbital kullanılarak idam edildi. Yetkililere göre 46 yaşındaki Jamaal Howard'a Çarşamba akşamı Huntsville'deki eyalet cezaevinde solunumu durduran pentobarbital verildi. Howard'ın avukatları, Pike vakasını gerekçe göstererek son anda infazın ertelenmesini istemişti ancak bu talep kabul edilmedi.
Howard, 2000 yılında bir süpermarketi soyup çalışan Vickie Lee Sartout'u öldürmekten idam cezasına çarptırılmıştı. O sırada 20 yaşında olan Howard, soygunda 114 dolar ve bir karton sigara ele geçirmişti.
Pentagon infazı canlı yayınlamayı planlıyor
Christa Pike'ın başarısız infazının ardından ABD'de ölüm cezası tartışmaları sürerken Savunma Bakanlığı Pentagon, bir askeri infazı kamuoyuna canlı yayınlamaya hazırlanıyor.
2009'da Texas'taki Fort Hood askeri üssünde 13 kişiyi öldüren ve 32 kişiyi yaralayan eski askeri psikiyatrist Nidal Malik Hasan'ın Aralık ayı başında idam edilmesi planlanıyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, infazın askerlerden oluşan bir kurşuna dizme mangası tarafından gerçekleştirileceğini ve internet üzerinden canlı yayımlanacağını açıkladı.
Hasan'ın infazı gerçekleşirse bu, ABD askeri yargısı tarafından 1961'den bu yana uygulanan ilk ölüm cezası, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ise kurşuna dizme yöntemiyle gerçekleştirilen ilk askeri infaz olacak.
Hegseth, infazın suçun işlendiği Fort Hood'da ve saldırının gerçekleştiği saat olan 13'te yapılmasını istediğini belirterek bunu caydırıcılık ve "sembolik adalet" gerekçesiyle savundu. Pentagon da canlı yayın planını daha sonra doğruladı.
ABD'de kamuya açık son infaz 1936'da Kentucky'nin Owensboro kentinde gerçekleştirilmişti. O tarihten bu yana infazların kamuya açık biçimde sergilenmesine son verilmişti.
Hasan, 2013'te askeri mahkeme tarafından 13 cinayet ve çok sayıda cinayete teşebbüs suçundan ölüm cezasına çarptırılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump da planlanan infaza destek vererek Hasan için "nihai adaletin" uygulanacağını söyledi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!