İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında şüpheli sayısı 220'ye, tutuklu sayısı 85'e yükseldi. Skandalın tartışması her gün yeni bir boyut kazanıyor. Soruşturmanın kilitlendiği nokta ise SPK'nın müdahalesinden önce sistemden çıkan 141 kişinin kim olduğu ve bu kişiler arasında siyasetçi olup olmadığı.
Soruşturma kapsamında skandalla siyaset arasındaki ilk temas eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile oldu. Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Borsa İstanbul'da Özata Denizcilik'ten toplamda 163 milyon 46 bin TL değerinde hisse aldığı, 4 ay sonra bu hisseleri fon krizi öncesinde yaklaşık 2 milyar 170 milyon TL karşılığında sattığı tespit edildi. Şüpheli sıfatıyla ifade veren Kaya çifti, Özata Denizcilik hissesindeki işlemlerinde herhangi bir yönlendirme veya özel bilgi almadıklarını söyledi.
Kaya çifti dışında çok sayıda kişinin SPK'nın müdahalesinden önce bu fonlardaki ve bazı hisselerdeki paralarını yüksek kâr oranlarıyla çektiği biliniyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarına göre, 141'i gerçek kişi, 73'ü tüzel kişi olmak üzere 214 kişinin 3 fondan toplam 187 milyar 653 milyon TL kâr ettiği belirlendi.
- 100 milyon TL üzeri kâr sağlayan 141 kişinin toplam kazancı: 100 milyar 676 milyon TL
- 73 kurumun toplam kazancı: 86 milyar 977 milyon TL
Kamuoyunda bu 141 kişinin kimler olduğu tartışılıyor. İçlerinde siyasetçi, bürokrat veya bu konumdaki kişilerin yakınlarının olup olmadığı bilinmiyor. Bu isimlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a liste halinde verildiği belirtilirken savcılığın bu isimlerle ilgili adli işlem yapıp yapmadığı da soru işaretleri arasında.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın durumu: SPK suç duyurusunda bulundu mu?
Fatma Betül Sayan Kaya, AKP'deki tüm görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı. Özellikle Özata hissesine 163 milyon TL yatırıp, kriz öncesi 2 milyar 173 milyon TL olarak çeken Sayan Kaya'nın hisselerinin bir kısmını Ağustos, bir kısmını ise fon tasfiyesinden önce Eylül ayında sattığı biliniyor. Savcılığın Kaya çiftinin önden bilgi alıp almadığını araştırdığı belirtiliyor.
Soruşturmada yanıtı aranan bir diğer soru, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın hisse satın aldığı 163 milyon TL'yi nereden bulduğu. Bu konuda savcılık, "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan da soruşturma yürütüyor.
Kaya çifti, borsadan kazandıkları yaklaşık 1 milyar 860 milyon TL'yi TMSF'nin belirlediği hesaba iade etmişti. Ancak Kaya çiftinin borsaya yatırdığı 163 milyon TL ana para ile bu paranın faizi olan 147 milyon TL'yi iade etmediği anlaşıldı. Bu para hakkında savcılığın tedbir kararı sürüyor.
Sermaye Piyasası Kanunu'nun 106'ıncı maddesinde düzenlenen "bilgi suistimali" suçundan soruşturma yürütülmesi için SPK'nın Kaya çifti hakkında savcılığa yazılı başvuruda bulunması gerekiyor. Ancak SPK kaynakları bu konuya ilişkin sorulara yanıt vermekten kaçınıyor.
Adalet Bakanlığı kaynaklarının Kaya çifti ile ilgili basına ilişkin bilgilendirme notlarında "SPK'nın yazılı başvurusunun beklendiğini" yazması dikkat çekti.
Ömer Çelik'in Osman Arıkan Nacar ile bağlantısı var mı?
Fon krizindeki şüphelilerden biri de eski bürokrat Osman Arıkan Nacar. SGK kayıtlarına göre 2023'ten bu yana makam şoförü olarak gözüken Nacar'ın brüt 33 bin 30 TL aldığı ortaya çıktı. Ancak fon vurgununda 20 milyar TL haksız kazanç elde edip yurt dışına kaçtığı iddia ediliyor.
Sağlık Bakanlığında bir dönem bürokratlık yapan Nacar'ın AKP Sözcüsü Ömer Çelik ile Bodrum'da tatil yaptığı gündeme gelmişti. Nacar'ın ortağı olduğu E-Data şirketinin diğer ortağı Ali Göl fon soruşturmasında tutuklandı. Nacar'ın şirket ortaklığındaki payının 5 milyon dolar olduğu öne sürülüyor.
Nacar'ın AKP sözcüsü Ömer Çelik ile arkadaşlığının geçmişi ve bu parayı nereden kazandığı sorularının yanıtı halen verilemedi.
Ömer Bolat ve Mahinur Özdemir Göktaş fon iddialarını yalanladı
Yeni Parti de fon skandalı ile ilgili bazı iddialar ortaya attı. Partinin İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a Hedef Portföy'de 170 milyon liralık işlemin kendisine ait olup olmadığını sordu. Bolat'ın fon krizi öncesinde hesabını kapattığı ve "400 koyup 800 aldığını" iddia edildi.
İddiaları yalanlayan Bolat, 26 Şubat 2024'te Hedef Yatırım Portföy bünyesinde 37,8 milyon liralık aile tasarrufunu sukuk (kira sertifikası) hesabına yatırdığını açıkladı. Hesabın 16 Eylül 2026'daki operasyon öncesinde kapatılmadığını, söz konusu tutarın aynı yatırım aracında kaldığını ve iddia edilen 170 milyon liralık transferin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Özlale, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a da babası Hasan Özdemir adına PHE ve PRY fonlarında toplam 830 milyon liralık işlem yapılıp yapılmadığını sordu.
Göktaş kendisinin ve aile üyelerinin söz konusu fonlarda herhangi bir işlemi veya kayıtlı hesabı bulunmadığını açıkladı. İddiaların isim benzerliğinden kaynaklandığını belirten Göktaş, babasının Konya nüfusuna kayıtlı olduğunu, iddiada geçen kişinin ise Bartın nüfusuna kayıtlı göründüğünü söyledi.
Fon soruşturması ne zaman başladı?
Savcılığın fon soruşturması resmi olarak 19 Ağustos 2026'da Sermaye Piyasası Kurulu'na yazılan bir yazıyla başladı. SPK'ya gönderilen yazıda özellikle soruşturmanın gizliliğine işaret ediliyordu.
SPK, daha sonra 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketinin yönettiği fonlara müdahale ederek bu şirketlere ait fonları TEFAS'ta alım satıma kapattı ve toplam 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi olarak açıklandı.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!