Geri Dön

YENİ Parti'den AİHM hamlesi: 'Bu karar, CHP'yi kapatmaktan ne farkı var?'

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

3 dk okuma (507 kelime)
YENİ Parti'den AİHM hamlesi: 'Bu karar, CHP'yi kapatmaktan ne farkı var?'

YENİ Parti, CHP'nin 2023 Kurultayı'nı iptal eden 'mutlak butlan' kararını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyor. Parti kurmayları, kararın bir 'parti kapatma kararı'ndan farkı olmadığını savundu.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin 21 Mayıs tarihli kararıyla CHP'nin 2023 Kurultayı, mutlak butlan gerekçesiyle iptal edilmiş ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yeniden Genel Başkan olarak belirlenmişti. Bu karar, siyasi gündemde geniş yankı bulmaya devam ediyor.

YENİ Parti, söz konusu karardan kaynaklanan hak ihlallerinin giderilmesi amacıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmaya hazırlanıyor. Parti kurmayları, başvuru süreci için hafta başında özel bir hazırlık ekibi kurulduğunu, konunun Salı günü yapılan Merkez Yürütme Kurulu toplantısında ele alındığını ve hukuki süreçlere ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme yapıldığını aktardı.

Mutlak butlan kararına karşı yürütülen temyiz süreci, 17 Temmuz'da Yargıtay'a taşınmış, Yargıtay 3'üncü Hukuk Dairesi ise 26 Temmuz'da dosyayı ön incelemeye almıştı. Kurmaylar, AİHM başvurusu için Yargıtay'dan çıkacak kararı bekleme niyetinde olmadıklarını açıkladı.

Kararın AİHM'e taşınmasının gerekçeleri

Parti kurmayları, mutlak butlan kararının, normalde yalnızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve Anayasa Mahkemesi'ne tanınmış olan yetkinin, bir mahkeme tarafından usulsüz biçimde kullanıldığını ve fiilen bir siyasi partiyi kapatma kararı niteliği taşıdığını savundu.

Kurmayların açıklamalarında öne çıkan başlıklar şöyle:

  • 47 yıl sonra birinci parti konumuna yükselen CHP'nin yönetiminin değiştirildiğini ve 13 yıldır göreve gelmemiş bir yönetimin partinin başına getirildiğini belirttiler.
  • Delilsiz bir başvuru üzerinden siyasi partilerin özgürlüklerine sınırlama getirildiğini ifade ettiler.
  • Muhalefet partisinin anketlerde yüzde 2 seviyelerine kadar gerilediğini, bunun sonucunda da yeni bir parti kurulduğunu ve bu yeni partinin ana muhalefet konumuna taşındığını kaydettiler.
  • Buna rağmen bu ana muhalefet partisinin seçimlerde sandık görevlisi bile gönderemeyeceğini vurguladılar.
  • YENİ Parti'nin kurultay başvurusunda bulunduğunu, 14-15 Kasım'da kurultay yaptıktan sonra seçim yeterliliği için altı ay beklenmesi gerektiğini hatırlatan kurmaylar, bu süreçte erken seçim olması durumunda partinin seçime giremeyeceğinin ayrı bir hak ihlali olduğunu dile getirdiler.

İç hukuk yolları tüketilmeli mi?

AİHM başvurusundan önce iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekip gerekmediğine yönelik soruyu da yanıtlayan kurmaylar, konu hakkında hukuk dünyasında iki farklı görüşün bulunduğunu belirtti. Kurmaylar, geçmiş AİHM kararlarının incelendiğinde hem 'iç hukuk yolları tüketilmeli' diyen hem de 'buna gerek yok' diyen yaklaşımlara rastlandığını ifade etti.

Kurmaylar ayrıca, AİHM'in kararının zaten doğrudan sonucu etkilemeyeceğini, ancak CHP'ye verilen mutlak butlan kararının yalnızca CHP'yi değil, Türkiye'deki tüm siyasi partileri etkileyen bir hak ihlali niteliği taşıdığını vurgulayarak bu nedenle iç hukuk yollarının beklenmesinin gerekli olmadığını düşündüklerini aktardılar.

'CHP'yi kapatmaktan ne farkı var?'

Kararın AİHM'e taşınmasının 'mutlak butlan kararını gündemde tutmak' veya 'CHP'yi geri bırakamamak' şeklinde eleştirilmesine de yanıt veren YENİ Parti kurmayları, şu ifadeleri kullandılar:

Parti kapatma kararlarının geçmişte nasıl nitelendirildiyse, bu kararın da aynı nitelikte olduğuna dikkat çekildi. Kurmaylar, 'Kapatmakla partinin yönetimini değiştirmek arasında teknik olarak da, siyasi olarak da hiçbir fark bulunmadığını' savundular.

Anketlerde Türkiye'nin birinci partisi olmaya devam eden CHP'nin, mutlak butlan kararıyla adeta yüzde 2 seviyelerine düşürüldüğünü belirten kurmaylar, bunun Türkiye demokrasisine vurulmuş bir darbe olduğunu ve bugün CHP'ye yapılanın yarın başka bir partiye yapılabileceğini kaydettiler.

Mahkemelerin böyle bir yetkiye sahip olmadığını, bu yetkinin Anayasa gereği yalnızca Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tanındığını hatırlatan kurmaylar, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

'Bu başvurunun motivasyonu CHP'yi kurtarmak değil, Türkiye demokrasisi için hak aramaktır. Seçmen bize 'Bizim hakkımızı koruyun' diyor ve hâlâ bizi birinci parti olarak görüyor. Mesele partinin isimlerinden ziyade, seçmenin kimi yetkilendirmeyi niyet ettiğiyle ilgilidir. Seçmen şu anda bizi yetkilendirmeye niyetli, biz de o seçmen adına hak arıyoruz. Bu yalnızca CHP için değil, Türkiye demokrasisi için bir başvuru olacaktır.'

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri