Yargıtay'dan emsal karar: Yetim maaşı için boşananlara kesin uyarı

| | 3 dk okuma (417 kelime)
Yargıtay'dan emsal karar: Yetim maaşı için boşananlara kesin uyarı

Babadan kalma yetim aylığı almak için resmen boşanıp birlikte yaşayan çiftlere Yargıtay'dan önemli bir uyarı geldi. Fiilen birlikte yaşanıyorsa maaşların kesilmesi zorunlu.

Son yıllarda babadan kalma yetim aylığı almak amacıyla resmen boşanmalarına rağmen birlikte yaşamaya devam eden çiftlere yönelik hem idari hem de yargısal yaptırımlar hızla artıyor. Yargıtay, bu konuda oldukça net bir karara imza attı.

Emekli bağlanan ancak fiilen birlikte yaşamaya devam eden çiftlerin aylıklarının kesilmesi gerektiğini vurgulayan yüksek mahkeme, af edilemez bir durum olarak nitelendirdiği bu tür davranışlara karşı kararlı bir tavır ortaya koydu.

Bir genç kadın, 2002 yılında vefat eden babasından kaynaklı olarak yetim aylığı alıyordu. Eşiyle 2001 yılında resmi olarak boşanmış olmasına rağmen, Sosyal Güvenlik Kurumu eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilmesi üzerine 2008 yılının ekim ayında aylığını kesti ve daha önce ödenen tutarları borç olarak kaydetti.

Kadın, işlemin iptali talebiyle açtığı ilk davayı kaybetti. 2022 yılında Kurum'a yeniden başvuruda bulundu, ancak olumsuz yanıt alınca İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. Ret işleminin iptalini ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsil edilmesini talep etti.

İlk Derece Mahkemesi Aylıkların Ödenmesine Karar Verdi

İş Mahkemesi, Kurum'un ret işlemini iptal etti ve yetim aylığının başvuru tarihinden itibaren ödenmeye devam edilmesini hükmetti. Ödenmeyen her ay için yasal faizle birlikte ödeme yapılması yönünde karar verildi. Kurum vekilinin istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildi. Dosya, Kurum avukatının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin gündemine geldi.

Boşanmanın Samimi Olup Olmadığını Araştırmak Yargının Görevi Değil

Yargıtay'ın adeta ültimatom niteliğindeki kararında, eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin araştırılmasının yargı organlarının görevi olmadığı açıkça vurgulandı. Yasada, yalın olarak şu ifadelerin yer aldığı hatırlatıldı:

"Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen"

Kararda, kanun koyucunun "hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan" ya da "muvazaalı olarak eşinden boşanan" gibi ifadelere yer vermediği belirtildi. Dolayısıyla, gerek Kurum'un gerekse yargı organlarının eşlerin boşanma iradelerinin samimiyetini araştırmasının söz konusu olmaması gerektiğini ifade edildi.

Kesinleşmiş bir boşanma kararının geçerliliğinin sorgulanmasının başka bir organın yetkisi dahilinde olmadığı vurgulanarak, sonuç olarak şu noktaya dikkat çekildi:

1 Ekim 2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşayan tüm eşlerin, gerçek ya da samimi bir boşanma iradesine sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın, gelir ve aylıklarının kesilmesi zorunlu bulunmaktadır.

Karar Bozuldu

Kurumun, daha önceki emniyet raporunu esas alarak reddettiği başvurunun ardından açılan davanın, eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı tespit edildi. Yargıtay, mahkemenin yapması gereken işi ayrıntılı olarak sıraladı:

  • Davacının ve boşandığı eşinin nüfus kayıt sistemindeki adres kayıtlarının getirtilmesi
  • İhtilaf konusu dönem içerisinde her iki kişinin nüfusta kayıtlı adreslerinde birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması
  • Her bir adreste kimlerin yaşadığına dair kolluk marifetiyle inceleme yapılması
  • Muhtar, komşu, kapıcı, yönetici gibi tanıkların dinlenmesi suretiyle somut tespitlerin elde edilmesi

Bu eksik inceleme gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf kararının da ortadan kaldırılmasına hükmedilmiştir.

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri