Geri Dön

Washington'da Oyun Değişiyor: Ankara'nın Savunma Dosyaları Zorlaşıyor

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

5 dk okuma (909 kelime)
Washington'da Oyun Değişiyor: Ankara'nın Savunma Dosyaları Zorlaşıyor

ABD ara seçimlerinde Kongre'nin Demokratların eline geçmesi, Türkiye'nin CAATSA, F-35 ve KAAN motorları dosyalarında yeni bir denkleme işaret ediyor. Ankara'nın yol haritası ne olacak?

ABD'de yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluklarını kaybetmesi, Başkan Donald Trump'ın görevinin kalan iki yılını zorlaştıracak. Bu siyasi dönüşün Türkiye açısından da önemli sonuçları olacak.

Ankara için CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve savunma sanayisi alanındaki beklentilerde Beyaz Saray'ın desteğinin alınması kadar Kongre'deki itirazların aşılması da hayati önem taşıyordu. Demokratların çoğunluğa geçmesi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'tan bu yönde aldığı sözlerin hayata geçirilmesini pek mümkün kılmıyor.

Buna karşılık Türkiye'deki demokrasi ve insan hakları sorunları artık Kongre gündeminde daha fazla yer bulabilir.

Savunma dosyalarında zor bir denklem

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi Direktörü Sinan Ülgen'e göre ara seçim sonucu Türkiye'nin savunma alanındaki beklentilerinin karşılanmasını zorlaştırıyor, ancak Demokratların çoğunluğu tamamen engel teşkil etmiyor.

Erdoğan ile Trump arasındaki doğrudan iletişim ve yakın ilişki, Ankara'nın Washington ile sorunlarını çözmek için başvurduğu başlıca kanallardan biriydi. Ancak özellikle savunma alanında iki lider arasında sağlanabilecek bir anlaşmanın uygulanması ABD yasalarına ve Kongre'nin tutumuna bağlı. Bu nedenle yeni dönemde yalnızca sandalye sayıları değil, dış politika ve savunmayla ilgili komisyonların başına kimlerin geçeceği de büyük önem taşıyor.

Ülgen, özellikle Senato ve Temsilciler Meclisi'nin dış ilişkiler komitelerinde görev alacak isimlere dikkat çekiyor. Silah satışlarında bu komitelerin başkanları ile azınlık partisinin komitelerdeki en kıdemli üyelerinin belirleyici olduğunu vurgulayan Ülgen, Demokratların hangi isimleri görevlendireceğinin görülmesi gerektiğini belirtiyor.

"Doğrudan artık bu iş bitti, Demokratların ağırlıkta olduğu bir Kongre'den bu izin çıkmaz demek de doğru değil" diyen Ülgen, Ankara'nın bu isimlerle devlet düzeyinde iletişim kurup bir ikna süreci başlatabileceğini ifade ediyor. Türkiye'nin geçmişte iki partiden de farklı siyasetçilerle temaslar yürüttüğünü hatırlatan Ülgen, yeni durumu şöyle değerlendiriyor:

"Bu illaki süreç tıkandı demek değil ama tabii ki Trump'ın başkan olduğu, Kongre'nin Cumhuriyetçilerin kontrolünde olduğu bir ortama oranla muhakkak ki daha zor bir denklem çıktı ortaya."

Ülgen'e göre bu durumun Ankara'nın diplomasi yöntemine de yansıması gerekiyor: "Türkiye'nin Amerikan siyasi sisteminde daha geniş bir diplomasi yürütmesi icap edecek."

Trump'ın Kongre ile imtihanı

Ara seçimler Trump'ın başkanlığını sona erdirmiyor, görev süresi devam ediyor. Ancak yasa çıkarmak ve bütçe önceliklerini hayata geçirmek için artık Demokratlarla uzlaşması gerekecek.

Demokratlar Kongre komisyonları üzerinden yönetimi daha yakından denetleyebilecek. Bakanların ve diğer yetkililerin oturumlara çağrılması, belge talepleri ve soruşturmalar, Trump yönetiminin önümüzdeki iki yılda karşılaşabileceği baskı araçları arasında yer alıyor. Trump ise Demokratların geçireceği yasalara karşı veto yetkisini kullanabilecek; ancak vetonun aşılması her iki kanatta da üçte iki çoğunluk gerektiriyor.

CAATSA, F-35 ve KAAN motorları ne olacak?

Türkiye'nin Washington'dan başlıca beklentileri arasında Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ile savunma alanındaki bazı başlıklar var. Ülgen yeni dönemde Türkiye açısından çözümü zorlaşabilecek üç başlığı şöyle sıralıyor:

  • CAATSA yaptırımlarının kaldırılması
  • F-35 programına dönüş
  • Milli muharip uçak KAAN'ın motorlarının tedariki

F-35'ler konusunda Türkiye'nin yeni bir alım talebinin Kongre sürecinden geçmesi gerekecek. KAAN'ın motorları meselesinin de önemini vurgulayan Ülgen, Demokratların çoğunluğu kazanmasına sadece F-35 dosyası bakımından bakılmaması gerektiğini ifade ediyor.

"Bütün bunlarda Kongre'nin Demokrat çoğunluğa sahip olması bir dezavantaj olabilir" diyen Ülgen, bununla birlikte ilgili komitelerin başına gelecek isimlerle kurulacak temasların sonucunu beklemek gerektiğinin altını çiziyor.

Cumhuriyetçilerin hem başkanlığı hem Kongre'yi kontrol ettiği döneme kıyasla koşulların zorlaştığını belirten Ülgen, "Daha kolay bir konjonktürün fırsat penceresi kapandı muhakkak ki" değerlendirmesini yapıyor.

ABD, Türkiye'yi 2019'da F-35 programından çıkarmış, 2020'de de CAATSA kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığı ve bazı yetkililere yaptırım uygulamıştı. ABD yasaları Türkiye'nin S-400 sistemlerine sahip olmaya devam etmesini F-35 transferinin önünde engel olarak tanımlıyor.

Trump, Temmuz ayında Ankara'daki NATO zirvesi sırasında yaptırımların kaldırılacağını söylemiş, Türkiye'ye F-35 satışını değerlendirebileceklerini belirtmişti. Ancak geçen sürede Trump'ın bu açıklamaları, satışın önündeki yasal engelleri ortadan kaldırmadı.

İnsan hakları ve demokrasi konuları öne çıkar mı?

Demokratların Kongre'yi kontrol etmesiyle Türkiye'deki demokrasi ve hukuk devleti sorunlarının ikili ilişkilere nasıl yansıyacağı da yeniden gündem olabilir. Kongre komisyonları Türkiye'deki gelişmeler konusunda oturumlar düzenleyebilir, Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden yönetimin tutumunu açıklamalarını isteyebilir.

Ülgen, Demokratların insan hakları ve demokrasi konularında daha hassas bir tutum benimsemesini beklerken somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda temkinli. "Demokratların bu konuda daha fazla bir hassasiyeti olacağı muhakkak. Ama pratikte bu, açıklamaların ötesine gitmeyebilir" diyen Ülgen, Kongre'nin kendi yasal yetkileri çerçevesinde girişimlerde bulunabileceğini belirtiyor.

Ülgen'e göre her iki kanatta da Demokrat çoğunluğun bulunması bu tür girişimlere olanak sağlıyor. Ancak bunların içeriği ve takvimi konusunda henüz öngörüde bulunmak güç. "Bu girişimler ne nitelikte olur, hangi zamanlama ile olur, öncelik olur mu? Bunları biraz zaman gösterecek" ifadelerini kullanıyor.

Bölgesel politikalarda iş birliği korunacak mı?

Güç kaybeden Trump'ın dış politikayı nasıl sürdüreceği ve Türkiye ile bölgesel işbirliklerinin nasıl etkileneceği de kritik bir başlık. Ülgen, seçim yenilgisinin Trump'ı dış politikada daha az hareket eden bir başkana dönüştüreceği görüşüne katılmıyor.

İç politikada hareket alanı daralan Trump'ın dış politikaya daha fazla yönelebileceğini düşünen Ülgen, Trump'ın Kongre desteği olmadan iç politikada yeni girişimlerde bulunmasının zorlaştığını vurguluyor: "O nedenle son iki yılında dış politikada kendisine daha müsait bir hareket alanı bulacak."

ABD sisteminde dış politikanın başkanın Kongre'den nispeten bağımsız hareket edebildiği bir alan olduğuna dikkat çeken Ülgen, seçim yenilgisinin Trump'ın bölgesel konularda geri adım atacağı şeklinde okunmaması gerektiğini belirtiyor ve ekliyor:

"Bu seçimi kaybetmesi dış politikada Trump'ı daha durgun, daha statükocu bir aktör haline dönüştürmeyecek. Hatta tam tersi. Kendi siyasi mirası bakımından dış politikada bir iz bırakmaya gayret edecek diye düşünüyorum."

2028 başkanlık seçimi için ilk sinyaller

2028 yılında yapılacak başkanlık seçimlerine dair beklentiler ve tartışmalar şimdiden başlamış durumda. Ülgen, ara seçim sonuçlarının 2028 başkanlık seçiminin sonucuna ilişkin kesin bir gösterge sayılmaması gerektiğini söylüyor.

Demokratların seçmen desteğini ciddi biçimde artırdığını, ancak başkanlık yarışında adayların belirleyici olacağını ifade eden Ülgen, "2028'de Cumhuriyetçi kesim kimi, Demokrat kesim kimi çıkartacak? Bundan sonrası için bu çok daha kritik" diyor.

Ülgen, Senato'daki sonucun daha uzun vadeli etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. Senatörlerin altı yıllığına seçildiğini hatırlatan Ülgen, Demokratların bu seçimde kazandığı sandalyelerin gelecek seçimlerde çoğunluğu korumaları açısından avantaj sağlayabileceğini belirtiyor. Senato'da oluşan dengenin Trump'ın kalan iki yılının yanı sıra bir sonraki ABD başkanının görev döneminde de önem taşıyacağına işaret ediyor.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri