Geri Dön

Netanyahu'nun koltuğu sallantıda: Türkiye-İsrail ilişkilerini seçim sonrası ne bekliyor?

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

| | 4 dk okuma (737 kelime)
Netanyahu'nun koltuğu sallantıda: Türkiye-İsrail ilişkilerini seçim sonrası ne bekliyor?

İsrail'de 27 Ekim seçimleri öncesinde Netanyahu'nun geleceği belirsizliğini koruyor. Ankette önde giden rakibi Eisenkot'un başbakan olması halinde Türkiye ile ilişkiler nasıl değişir? Uzmanlar görüşlerini açıkladı.

İsrail'de seçmenler 27 Ekim'de parlamentonun 120 üyesini belirlemek üzere sandığa gidecek. İsrail iç siyasetinde seçim öncesi kıyasıya bir yarış yaşanıyor ve kampanyanın önemli başlıklarından biri de Ankara ile Tel Aviv arasındaki gerilim.

Prime Minister Benyamin Netanyahu'nun iktidarını koruma mücadelesi verdiği bu seçimler, Gazze savaşının ardından ağır bir kriz içindeki Türkiye-İsrail ilişkileri açısından da büyük önem taşıyor.

Kısa bir süre önce "Anketler bir çıkmazı gösteriyor, endişeliyim" açıklamasında bulunan Netanyahu, kutuplaştırıcı bir söylemle puan toplamaya çalışıyor. Seçim kampanyasında Türkiye karşıtı bir söyleme de ağırlık veriyor ve rakibi Eisenkot'u zayıf olmakla suçluyor.

Eisenkot anketlerde önde

Anketlere göre yeni kurulan Yashar Partisi'nin başbakan adayı ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot yarışı önde götürüyor. Merkez sağdaki Yashar, Netanyahu'nun milliyetçi Likud Partisi'nin muhalefetteki en yakın rakibi konumunda. Eisenkot, Netanyahu'ya göre daha pragmatik bir üslup benimsiyor.

Türkiye neden seçim kampanyasında?

Tel Aviv ile Ankara arasındaki gerilim, İsrail'de yalnızca dış politika tartışmalarının değil, seçim kampanyalarının da parçası haline getirilmiş durumda. Dış politika uzmanı Soli Özel'e göre Türkiye'nin bölgesel ağırlığı, Suriye'deki etkisi ve Hamas ile yakınlığı, İsrail'de Ankara'nın hasım olarak görülmesinde etkili oluyor. Özel, İsrail'de iki ülke arasında ortak paydalar bulunduğunu söyleyenlerin de olduğunu ancak Türkiye'yi "yeni İran" olarak gören söylemin ağırlıkta olduğuna dikkat çekiyor.

Likud'un Tel Aviv'deki bir afişinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İran lideri Mücteba Hamaney, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ve New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin fotoğrafları kullanılarak "Onlar Netanyahu'nun kaybetmesini istiyor. Kazanmalarına izin vermeyin" ifadesine yer verilmişti.

İktidar değişirse Türkiye ile ilişkiler nasıl etkilenir?

Toplum Çalışmaları Enstitüsü Dış Politika Direktörü Berçin Yiğitaslan, Netanyahu karşıtı muhalefetin hükümet kurması halinde ilişkilerde temelde önemli bir değişim beklemediğini, ancak üslubun değişebileceğini ve diyaloğun bir ölçüde yeniden başlayabileceğini belirtiyor. Yiğitaslan, iki ülkeyi karşı karşıya getiren sorunların yalnızca Netanyahu'nun politikalarından kaynaklanmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullanıyor:

"İlişkileri bozan tek etken lider değil."

Netanyahu'nun kalması halinde ise iletişim kurmanın daha zor olacağını söyleyen Yiğitaslan, Netanyahu'nun Türkiye kamuoyundaki olumsuz imajının siyasi temasları güçlendirdiğini ve muhalefetin kazanmasının bu açıdan bir alan açabileceği görüşünde. Yiğitaslan'a göre muhalefetin kazanması, kapsamlı bir uzlaşmadan çok tarafların birbirleriyle konuşabilmesini ve krizlerin kontrol altında tutulmasını sağlayabilir.

Ayrıca İsrail'in parçalı siyasi yapısı nedeniyle yalnızca başbakanın kim olacağının değil, koalisyonun bileşiminin de yakından izlenmesi gerekiyor.

Dış politika uzmanı Soli Özel de Netanyahu'nun iktidarı kaybetmesinin Türkiye açısından yeni bir başlangıç için olumlu bir tablo yaratabileceğini düşünüyor. Ankara'nın gerilimi daha çok Netanyahu ve kabinesi üzerinden tanımlamasının, farklı bir hükümetle yeni bir başlangıç yapmaya yatkın olabileceğini düşündürdüğünü belirten Özel, ancak sorunların mevcut yönetimle sınırlı olmadığını vurguluyor:

"İsrail ile Türkiye arasındaki sorunlar, Netanyahu'nun şahsını ya da bu hükümetin tutumunu yahut kompozisyonunu aşan bir görüntü çiziyor bana göre."

Suriye'de doğrudan çıkar çatışması

Türkiye-İsrail ilişkilerindeki anlaşmazlık bir süredir Gazze dosyasıyla sınırlı değil. Suriye'de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinden sonra Türkiye'nin Şam üzerindeki etkisinin artması, İsrail'de tehdit olarak değerlendirilmiş ve bu konu iki ülke arasında yeni bir gerilim alanı oluşturmuştu.

Yiğitaslan, Türkiye-İsrail rekabetinin seçim sonucundan bağımsız olarak sürebileceği başlıca alanlardan biri olarak Suriye'yi gösteriyor. İsrail'in Suriye'de Türk askeri üslerine karşı çıkmasını, bölgedeki askeri hareket serbestisini koruma hedefiyle açıklayan Yiğitaslan, muhalefetin hükümet kurması halinde de bu yaklaşımın değişmesini beklemiyor.

İsrail'in bölgesel güvenlik yaklaşımında askeri üstünlüğünü kullanarak mevcut ya da olası tehditlere karşılık verme ve bölgede kendisine denk olabilecek bir gücün ortaya çıkmasını önleme anlayışının öne çıktığını belirten Özel, bu yaklaşımın yalnızca Netanyahu ve kabinesiyle sınırlı olmadığını söylüyor.

İsrail muhalefetinin Türkiye'ye bakışı

İsrail'de muhalefetteki partiler ve liderleri arasında Türkiye ile ilişkilere dair çok büyük farklar bulunmuyor. Ancak Ankara'nın bölgesel rolünü sınırlamayı savunanların yanı sıra gerilimin tırmanmasının İsrail'e zarar verdiğini düşünenler de bulunuyor.

Netanyahu'nun başlıca rakipleri şu isimler:

  • Gadi Eisenkot – Eski Genelkurmay Başkanı; Türkiye'ye yönelik itirazları özellikle Suriye ve Gazze üzerinden şekilleniyor
  • Naftali Bennett – Eski Başbakan; Ankara'nın bölgesel etkisini güvenlik sorunu olarak gösteriyor
  • Yair Lapid – Eski Başbakan; Türkiye ile tansiyonun düşürülmesi ihtimalinin araştırılmasını istiyor

Bennett ile Lapid ortak seçim listesi oluşturmuş durumda. Yair Golan ise Netanyahu'nun Türkiye ile gerilimi tırmandıran adımlarını eleştiriyor. Evimiz İsrail lideri Avigdor Liberman'ın geçmişinde ise Ankara'ya karşı sert bir çizgi bulunuyor.

Türkiye-İsrail ilişkileri nasıl seyretti?

Türkiye-İsrail ilişkileri, 2000'lerin ortalarından itibaren Filistin meselesinin belirleyici olduğu kriz ve normalleşme girişimleri arasında seyretti. Süreçte öne çıkan dönüm noktaları şöyle:

  • Aralık 2008: İsrail'in Gazze operasyonu ve Ocak 2009'da Davos'ta Erdoğan'ın Peres'e yönelik sözleri ilişkilerde kırılma yarattı
  • Mayıs 2010: Mavi Marmara gemisine yönelik baskın, en ağır krizi başlattı
  • 2013-2016: Netanyahu'nun özürü, ardından tazminat anlaşması ve karşılıklı büyükelçi ataması
  • Mayıs 2018: ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıması üzerine Türkiye büyükelçisini geri çağırdı
  • 2022: Herzog'un Türkiye ziyaretiyle yeni normalleşme süreci, Ağustos'ta karşılıklı büyükelçi kararıyla sonuçlandı
  • 7 Ekim 2023: Hamas saldırıları ve Gazze savaşı ilişkileri yeniden krize sürükledi
  • Kasım 2023: Ankara büyükelçisini geri çağırdı
  • Mayıs 2024: İsrail ile ticaret durduruldu

İsrail'de 27 Ekim seçimlerinin sonucu, hem Netanyahu'nun siyasi geleceği hem de Türkiye-İsrail ilişkilerinin seyri açısından kritik bir dönüm noktası olacak.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

Bu Konudaki Gelişmeler

Olay Dosyası: Netanyahu seçim öncesi Türkiye'yi hedef aldı: Kampanyanın merkezinde Erdoğan gerilimi

Toplam 9 Gelişme

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri