2028 yılına kadar 28'inci üye ülke olarak Avrupa Birliği'ne katılmayı hedefleyen ve 1 Kasım'da Türklere vize getirmeye hazırlanan Karadağ, katılım sürecinde öngörülmeyen bir bürokratik ve dilsel engelle yüzleşti.
On binlerce hukuki düzenlemeden oluşan AB müktesebatının zamanında ve doğru biçimde Karadağcaya çevrilmesi konusunda yaşanan güçlükler nedeniyle Brüksel'de alternatif planlar değerlendirilmeye başlandı.
Avrupa Komisyonu, çeviri çalışmalarının yetiştirilememe ihtimaline karşı geçici istisna seçeneklerini masaya yatırdı. Bu seçenekler arasında Karadağ'ın, eksik kalan mevzuatları tamamlamasına kadar mevcut bir AB resmi dilini kullanmasına izin verilmesi de yer alıyor.
Ortak dil yapısı ve yüksek karşılıklı anlaşılabilirlik nedeniyle bu konuda en güçlü aday olarak Hırvatça öne çıkıyor.
Çeviri krizi büyüyor
Bu durum hem siyasi hem de diplomatik açıdan ciddi hassasiyetler barındırıyor. Bölgedeki kimlik siyaseti ve Karadağ'ın dilinin uluslararası alanda bağımsız bir resmi dil olarak tanınması için yürüttüğü uzun soluklu mücadele göz önüne alındığında, başka bir resmi dilin geçici olarak benimsenmesinin Podgorica'da kolay kabul görmeyeceği belirtiliyor.
Üstelik son üye Hırvatistan ile Karadağ arasında, çevrilen metinlerin kalitesi ve ikili ilişkilerden kaynaklanan uzlaşmazlıklar sürüyor. Bu anlaşmazlıkların tüm katılım sürecini aksatabileceği vurgulanıyor. Ayrıca Hırvatistan'ın 2013'teki katılımından bu yana AB mevzuat hacminin yaklaşık iki katına çıkması da teknik yükü belirgin biçimde artırmış durumda.
Benzer olay Malta'da yaşanmıştı
AB tarafı ise bu tür dilsel istisnalara tamamen yabancı değil. Daha önce karşılaşılan bazı örnekler şunlar:
- 2004 yılında yeterli çevirmeni bulunmayan Malta'ya üç yıllık geçici muafiyet tanınmıştı.
- İrlandaca konusunda da benzer bir esneklik gösterilmişti.
Brüksel'in geçmişte esnettiği bu prosedürlerin Karadağ için nasıl işleyeceği ve Podgorica'nın Hırvatça seçeneğine nasıl yaklaşacağı önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.