Uzun süredir yüksek seviyelerde seyreden faiz oranları, enflasyonla mücadelede istenen hedeflerin tutmaması, yurt dışı rekabetindeki erozyon ve kârsızlık gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle sanayici ciddi bir darboğazın içine girdi. Bazı fabrikalarda vardiyalar düşürüldü, satılık ve kiralık fabrika sayısı hızla arttı, sanayideki istihdam kaybı da giderek kronik bir soruna dönüştü.
İş dünyasından yükselen uyarılar net: "Bu faizlerle üretim sekteye uğrar, ayakta kalamayız."
Faiz Yükü Yatırımları Durma Noktasına Getirdi
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili Ahmet Güleç, faiz yükü nedeniyle sanayicinin yatırımlardan vazgeçtiğine dikkat çekti. Güleç, mevcut yatırımları tamamlamak isteyen sanayicilerin de ağır bir borç yükünün altına girmek zorunda kaldığını belirtti.
Teknoloji yatırımlarının kaçınılmaz olduğunun altını çizen Güleç, uluslararası rekabette geri kalmamak için teknolojinin alınması ve üretilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak uzun vadeli umudun kırılıp yatırım yapılmadığı takdirde asıl tehlikenin geleceğin kesilmesi olacağını ifade etti. Güleç, yeni kredi imkanları tanınmasını ve finansmana erişim kanallarının açılmasını talep ederek, "Faizler yüzde 30'un altına inmeden yatırım imkanı olmaz" dedi.
"Faizler İnmazsa İşler Yürümez"
Paslanmaz Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Arslan Küçükemre de ticari kredilerde hem faiz oranının yüksek olduğunu hem de sanayicinin istese dahi krediye ulaşmakta zorluk çektiğini söyledi. Bazı sanayicilerin mecburen işi bıraktığını ve fabrikalarını kiraya verdiğini belirtti.
Küçükemre, "Yatırım iştahı kalmadı, yeni bir yatırım yapayım diyen yok" diyerek, sanayide üretimin tıkandığını kaydetti. Elimizde zaten az sayıda sanayici bulunduğunu, bunları da kaybedersek erken sanayileşme riski başlayacağını sözlerine ekledi.
"Sektörler Bir Bir Çöküyor"
Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Alican Duran, ticari kredideki faizlerin çok yüksek olduğunu, buna razı olanların dahi krediye ulaşmakta ciddi sorunlar yaşadığını belirtti. Sanayicinin kur politikasıyla da zor duruma sokulduğunu ifade etti.
Duran, ambalaj sektörünün ayakta kalanlardan olduğunu belirterek, enflasyon-kur makasının yarattığı darbeyle yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 20 eridiklerini açıkladı. Yüksek faiz yüküyle kredi alındığında bunun hangi kâr marjıyla ödeneceğini sormuş ve "Kimse ödeyemez" değerlendirmesinde bulunmuş. Avrupa'da sanayisizleşmeyi önlemek için yasal düzenlemeler yapıldığını, Türkiye'de de benzer adımların atılması gerektiğini söyleyen Duran, bankaların kârlılık rakamlarına bakıldığında gerçeklerin açıkça ortada olduğunu dile getirdi.
"Fabrikalar Boş Oturuyor, İş Yok"
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çetin, Merkez Bankası'nın ihracatçıya sunduğu yüzde 3 döviz desteğinde 1 Ekim'de belirlenen yeni kriterlerin uygulamada sorun yarattığını söyledi. Kriterlerin tamamlandığı halde "limit aşımı" gerekçesiyle desteğin verilmediğini belirten Çetin, yeni destekler beklerken mevcut desteğin de askıya alındığını ifade etti.
"Faizlerin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda ticaretin, üretimin ve yatırımın olması imkansız" diyen Çetin, sanayinin kan kaybettiğini, fabrikaların kapandığını ve çoğu firmanın boş oturduğunu vurguladı. Kimi işletmelerin yılbaşında kapanma kararı aldığını aktardı.
"3 Yıllık Yüksek Faiz Firmaları Yordu"
TİM Başkan Vekili ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Çetin Tecdelioğlu, uzun süren dezenflasyon programının sanayideki faturasının ağır olduğunu belirtti. "Krizin uzun sürmesi sanayicinin soluğunu tüketti" diyen Tecdelioğlu, 2025'ten daha zor bir 2026 beklentisi olduğunu ifade etti.
Yılbaşından bu yana kurdaki artışın enflasyonun yarısı seviyesinde kaldığını, bu yıl da kaybedildiğini söyleyen Tecdelioğlu, faaliyet kârı yaratamayan sektörlerin yatırım yapamadığını, faizle mücadele etmek zorunda kaldığını ve en büyük ortağının banka olduğunu belirtti. Firmaların banka faizini yenmek için mücadele ettiğini, hükümetten faizlerin düşürülmesi yönünde adımlar beklediklerini vurguladı.
Tecdelioğlu, hiçbirinin faizlerin bu kadar yüksek seviyede uzun süre kalacağını tahmin etmediğini, bir yılda bu krizin aşılacağını umduklarını ancak 3 yıldır süren yüksek faiz ve enflasyonun firmaları yorduğunu söyledi. Kapanan firmalar ve satılan fabrikaların durumunun endişe verici olduğunu sözlerine ekledi.
"İhracatçı Köşeye Sıkıştı"
Kredi bulma sıkıntısı olmadığını, ancak kredi faizlerinin çok yüksek olduğunu belirten Tecdelioğlu, ihracatçıların reeskont kredileri ve Eximbank kredileriyle işlerini döndürmeye çalıştığını kaydetti.
İhracat rakamlarında artış görülse de miktar bazında bir yükseliş olmadığını vurgulayan Tecdelioğlu, bölgedeki savaşlar, yüksek enflasyon ve kur politikasının ihracatçıyı köşeye sıkıştırdığını, buna rağmen ihracatın yapılabilmesinin bile büyük bir başarı olduğunu sözlerine ekledi.
- Faiz yükü sanayi yatırımlarını tamamen durma noktasına getirdi
- Fabrikalarda vardiyalar azaldı, satılık-kiralık fabrika sayısı katlandı
- İş dünyası liderleri faizlerin yüzde 30'un altına inmesi gerektiğini söylüyor
- Ticari krediye erişimde ciddi sorunlar yaşanıyor
- Sanayi istihdam kaybı kronik hale geldi
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!