Fed'in 15-16 Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmesinin ardından, ekim ayında da yeni bir faiz artışı yapılacağı beklentisi piyasalarda güçlenmişti. Ancak son günlerde tablo büyük ölçüde değişti.
New York Fed Başkanı John Williams'ın yeni bir faiz artışı için acil hareket edilmesine gerek olmadığı yönündeki açıklamaları, ekim toplantısına ilişkin beklentiyi belirgin biçimde geriletti. Piyasaların ekim ayı faiz artışı ihtimaline verdiği olasılık yüzde 20-25 bandına kadar düşerken, aralık toplantısı için artış beklentisi yaklaşık yüzde 85 seviyesinde bulunuyor.
Tahvil Piyasası Fed'in Yerine Sıkılaştırdı
Beklentilerdeki değişimin en önemli nedenlerinden biri, ABD tahvil piyasasında yaşanan sert hareket oldu. Uzun vadeli Hazine tahvili getirilerindeki yükseliş, şirketler ve hanehalkı açısından borçlanma maliyetlerini artırarak finansal koşulları sıkılaştırıyor. Bu durum, Fed'in yeni bir faiz artışı yapmadan da ekonomide benzer bir sıkılaştırma etkisi yaratmasına yol açıyor.
ABD'de 30 yıllık Hazine tahvili getirisi 7 Ekim'de yüzde 5,70'i aşarak 24 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Yüksek enerji fiyatları ve artan kamu borcu, tahvil piyasasındaki baskıyı daha da artıran etkenler arasında yer alıyor.
Fed Yetkilileri Arasında Görüş Ayrılığı
Fed içinde para politikasının bundan sonraki yönüne ilişkin farklı görüşler hâlâ devam ediyor. Williams daha temkinli bir yaklaşım benimserken, bazı Fed yetkilileri enflasyon baskısının sürmesi halinde yeni faiz artışlarının gerekli olabileceğini savunuyor. Konuya ilişkin temel farklar şöyle özetlenebilir:
- Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid: Daha fazla faiz artışı gerektiğini savunuyor.
- San Francisco Fed Başkanı Mary Daly: Yeni artışların gerekip gerekmediğinin enflasyonu yükselten şokların geçici mi yoksa kalıcı mı olduğuna bağlı olduğunu belirtiyor.
- New York Fed Başkanı John Williams: Acil faiz artışı yapılmasına gerek olmadığını ifade ediyor.
Ekim Yerine Aralık Öne Çıkıyor
Son dönemde açıklanan daha zayıf istihdam verileri ve beklentilerin altında kalan enflasyon rakamları, ekim ayında yeni bir faiz artışı ihtimalini daha da azalttı. Eylül başında yüzde 69 seviyelerine kadar çıkan ekim ayı faiz artışı beklentisi, zayıflayan istihdam görünümü ve Fed'den gelen temkinli mesajların ardından yüzde 20'ler seviyesine geriledi.
Piyasalar buna karşılık Fed'in yıl bitmeden bir kez daha faiz artırabileceği görüşünü koruyor. Mevcut fiyatlamalara göre:
- Ekim toplantısında faizlerin sabit tutulması öne çıkan senaryo.
- Aralık ayında ise yeni bir faiz artışı gündeme gelmesi daha güçlü senaryo olarak değerlendiriliyor.
Fed Tutanakları Yakından İzlenecek
Yatırımcıların odağında şimdi Fed'in eylül toplantısına ilişkin tutanakları bulunuyor. Tutanakların, faiz artışı kararının arkasındaki tartışmaları ve Fed üyelerinin yılın geri kalanına ilişkin görüş ayrılıklarını daha net ortaya koyması bekleniyor.
Fed'in bundan sonraki adımlarında istihdam, enflasyon ve tahvil getirilerinin birlikte belirleyici bir rol oynaması bekleniyor. Bu üç faktörün birlikte değerlendirilmesi, merkez bankasının önümüzdeki dönemde atacağı adımları şekillendirecek temel dinamikler olacak.