ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yunanistan ziyareti kapsamında bir dizi üst düzey görüşme gerçekleştirdi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile görüşen Rubio, Akropolis'teki konuşmasının ardından Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile bir araya geldi.
Yapılan görüşmelerde enerji güvenliği, bölgesel bağların güçlendirilmesi ve bölgesel–uluslararası gelişmeler ele alındı. Ukrayna, İran, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'deki son durumlar ayrıntılı biçimde değerlendirildi.
Türkiye'nin F-35 talebi ve S-400 dosyası
Yunanistan'ın önde gelen yayın organlarından birine konuşan Rubio, Ankara'nın F-35 savaş uçağı programına dönüş sürecine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Washington yönetiminin Türkiye'nin haklı taleplerinin ve gerçekleştirdiği ödemelerin farkında olduğu mesajını verdi.
Türkiye'nin önceden ödeme yaptığı F-35 uçaklarının teslimatına ilişkin soruya yanıt veren Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu konudaki yapıcı tavrına vurgu yaptı:
"Türkiye bir NATO üyesi. Başkan Trump, Türklerin zaten parasını ödediği uçakların teslimatının, eğer mümkünse, gerçekleşmesini arzu ediyor."
Ancak Rubio, ABD Kongresi'nin çıkardığı yasalar ve Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'ndaki katı koşullar nedeniyle sürecin tıkandığını hatırlattı. Türkiye'nin milli hava savunma ihtiyacı doğrultusunda Rusya'dan tedarik ettiği S-400 sistemleri meselesi çözülmeden yasal olarak transferin gerçekleşemeyeceğini savundu. Türk tarafının durumu bildiğini ve çözüm bulmaya çalıştığını belirten Rubio, meselein nihayetinde çözülebileceğine dair açık kapı bıraktı.
Türk-Yunan çatışması 'düşünülmez'
Doğu Akdeniz ve Ege'de zaman zaman yükselen tansiyon hakkında da konuşan Rubio, iki ülke arasında olası bir sıcak çatışma senaryosunu kesin bir dille reddetti. Böylesi bir durumun hiç kimsenin çıkarına olmayacağını vurgulayan Rubio şu ifadeleri kullandı:
"Bana göre böyle bir şeyin yaşanması düşünülemez. Bunlar iki NATO müttefiki ve ortağı, dolayısıyla böyle bir şey kesinlikle olamaz. Bu ne Türkiye, ne Yunanistan ne de ABD için iyi olur."
Kıbrıs ile Yunanistan arasında planlanan elektrik bağlantısı projesi hakkında da konuşan Rubio, ABD'nin bu projeyi desteklediğini belirtti. Olası krizlerin medya önünde tartışmak yerine kapalı kapılar ardında çözmeyi tercih ettiklerini vurgulayan ABD'li Bakan, diplomatik kanalları kullanarak projenin ABD açısından önemini tüm taraflara ileteceklerini kaydetti.
İran'ın nükleer silah elde etmesine asla izin verilmeyecek
Röportajda Orta Doğu'daki gerilime ve İran'ın nükleer programına da geniş yer ayrıldı. Rubio, ABD'nin nihai hedefinin Tahran yönetiminin nükleer bir cephaneliğe sahip olmasını engellemek olduğunu belirterek uyardı:
"Hangi seçimi yapacaklarını bilmiyorum. Ancak onlara asla izin verilmeyecek tek seçeneği söyleyebilirim: Nükleer silah elde etmek. Bu kesinlikle gerçekleşmeyecek."
İran'ın ekonomik olarak modern tarihinin en yıkıcı felaketiyle yüzleşeceğini öne süren Rubio, bu durumun sorumlusu olarak ülkeyi yöneten radikal din adamlarını gösterdi. Tahran'ın elde ettiği gelirleri ülkeyi yeniden inşa etmek yerine bölgedeki milis güçleri fonlamak için kullandığını savunan Rubio, bu durumun değişmesi gerektiğini vurguladı.
Ukrayna savaşı stratejik çıkmaza sürükleniyor
Ukrayna'daki savaşın beşinci yılına girdiğini ve stratejik bir çıkmaza sürüklendiğini belirten Rubio, durumun çatışmanın sınırları aşarak yayılma riski taşıdığına dikkat çekti. Rusya'nın kış aylarında Ukrayna'nın enerji altyapısını yok etmeyi planladığına dair net işaretler olduğunu ifade eden Rubio, diplomatik bir çözüm için ABD'nin rol oynamaya hazır olduğunu ancak şu an için müzakere ufkunun görünmediğini sözlerine ekledi.