ABD'den gelişmiş füzeler almak üzere 4 milyar dolara varan harcama yapmayı kabul eden ve İsrail ile 3 milyar avro değerinde hava savunma anlaşması imzalayan Yunanistan'da, televizyon ekranlarında Türkiye'yi hedef alan provokatif senaryolar tartışılmaya başlandı.
Yunanistan'ın ABD ile gerçekleştirdiği anlaşma; F-16 Viper, F-35 savaş uçakları ve Black Hawk helikopterleri için yeni gelişmiş füzeler ve bombaları kapsıyor. Ayrıca mevcut F-16'ların Viper seviyesine yükseltilmesi de anlaşmanın bir parçasını oluşturuyor. Diğer yandan İsrail ile Yunanistan arasında 31 Ağustos'ta Tel Aviv'de yaklaşık 3 milyar avro değerindeki Aşil Kalkanı hava savunma anlaşması imzalanmıştı.
Türkiye'nin Karadeniz, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarını, ulusal hak ve menfaatlerini iç hukukta güvence altına almayı amaçlayan Mavi Vatan Kanunu hazırlıkları ile 51. Komando Tugayı'nın Aydın'ın Söke ilçesine gönderilmesi, Atina yönetiminde ciddi yankı uyandırdı. Bu gelişmelerin ardından Yunanistan'da bir televizyon programında F-35 savaş uçaklarının menziline dair haritalı bir sunum yapıldı ve İstanbul ile Ankara doğrudan hedef tahtasına konuldu.
"BU MENZİL İSTANBUL'U DA ANKARA'YI DA KAPSIYOR"
Canlı yayında F-35'in operasyonel erişim alanına dair haritalı sunum gerçekleştiren program sunucusu, şunları aktardı: "Gördüğünüz gibi Adalar Denizi'nin ortasına, örneğin Kiklad Adaları civarına bir F-35 yerleştirdik. Mavi çerçeve içinde gördüğünüz 200 kilometre, uçağın havadan havaya füzelerinin menzilini gösteriyor. Gördüğünüz 900 kilometre ise söz konusu füzelerin menzili olarak belirtiliyor. Bu menzil İstanbul'u da Ankara'yı da kapsıyor."
Sunucu, uçakların yakıt ikmali yapmadan Türkiye'nin iç kesimlerine kadar ilerleyebileceğini vurgulayarak şöyle devam etti: "1.200 kilometre ise bir F-35'in ulaşabileceği mesafeyi, yani Türkiye'nin iç kesimlerine kadar ilerleyip yakıt ikmali yapmadan üssüne geri dönebileceği mesafeyi gösteriyor. Bunlar son derece önemli veriler. Bu bilgileri siyasetçilerimizin de bilmesi, ellerinin altında bulundurması ve akıllarında tutması gerekiyor."
"YUNANİSTAN MEVCUT STATÜKOYU SAVUNMAKTADIR"
Yunan silahlı kuvvetlerinin doktrininin saldırı odaklı olmadığını ileri süren Papafloratos, "Dikkat edin, bu doktrin savunma ve caydırıcılık esasına dayanıyor. Bu açıkça ortada. Hem kuvvetlerin yapısından hem de kamuoyuna açıklanmasının uygun olmadığını düşündüğümüz diğer unsurlardan anlaşılabiliyor." ifadelerini kullandı.
Uluslararası platformlarda Yunanistan'ın pozisyonunun daha iyi anlatılması gerektiğini vurgulayan Papafloratos, şunları dile getirdi: "Ayrıca şunu hatırlayalım ve bunu her fırsatta, Yunanistan'ı temsil ettiğimiz tüm uluslararası platformlarda dile getirelim: Yunanistan revizyonist bir güç değildir. Yunanistan mevcut statükoyu savunmaktadır. Bunu her zaman aklımızda tutmalı ve açıkça ifade etmeliyiz."
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!