Paris banliyösünde bir okul önünde yaşanan gerilim sırasında 14 yaşındaki bir lise öğrencisinin polis müdahalesiyle ağır yaralanması, Fransa genelinde geniş çaplı tepkilere yol açtı. Ülkenin dört bir yanında eylemler birbirini izlerken, güvenlik güçlerinin müdahale yöntemleri ağır eleştirilere hedef oldu.
Lise Eylemleri Şiddete Dönüştü
Eylül ayı sonunda liselerdeki fiziki koşulların iyileştirilmesi ve öğretmen istihdamının artırılması talebiyle başlayan öğrenci eylemleri, güvenlik güçlerinin sert müdahalede bulunulduğu iddialarıyla birleşerek ülke genelinde son yılların en şiddetli sokak hareketlerinden birine dönüştü.
Okul girişinde bekleyen ve ailesi tarafından yalnızca Eden olarak tanıtılan 14 yaşındaki öğrenci ile polis memurları arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. Bu tartışma sonucunda çocuğun yüzü ağır biçimde yaralandı.
İki Metre Mesafeden Gaz Bombası Ateşlendi
Görüntü kayıtlarına ve tanıklık beyanlarına göre, olay şu şekilde gelişti:
- Bir erkek polis memuru öğrenciyi göz yaşartıcı gaz fırlatıcısıyla itti
- Bir kadın polis memuru gence copla vurdu
- Çocuğun kadın memura tekme savurmasının ardından erkek polis memuru yaklaşık iki metre mesafeden öğrencinin yüzüne göz yaşartıcı gaz bombası ateşledi
Çene kemiği kırılan ve çok sayıda dişi dökülen Eden, olayın ertesi günü geçirdiği ameliyattan bu yana konuşamıyor. Avukatı Elsa Marcel aracılığıyla dahi ifade veremediği belirtildi.
Kadın memurun tehlikede olduğunu düşündüğü gerekçesiyle ateş ettiğini söyleyen erkek polis memuru görevden uzaklaştırılarak hakkında soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı ise olayla ilgili açıklama yapmayı reddetti.
Protestoları Tetikleyen Kıvılcım
Eden'in yaralanması, eylül sonunda başlayan lise gösterilerindeki öfkeyi tetikleyerek hem öğrencilerin hem de yetişkinlerin sokağa çıkmasına zemin hazırladı. Öne çıkan gelişmeler şöyle:
- En az 24 okul ateşe verildi veya yağmalandı
- Lise eylemlerinde yaklaşık 8 bin kişi gözaltına alındı
- Sersemletici el bombaları gibi tartışmalı kalabalık kontrol yöntemleri kullanıldı
- Cumartesi günü gösterilerde dükkanlar yağmalandı, kamu binaları kundaklandı
Şiddet Suçlamaları ve Gözaltılar
Güvenlik güçleri cumartesi günkü olayları önlemede yetersiz kalmakla ve öncesindeki eylemlerde orantısız güç kullanmakla suçlandı. Savcılar ve polis denetleme kurumu, haftalar süren eylemler sırasında polisin görev kusuru işlediğine yönelik en az 34 iddiayı incelemeye aldı.
Soruşturulan vakalar arasında ağır yaralanan çocuklar da yer alıyor:
- 15 yaşındaki bir çocuk: Polisin sersemletici bombasının patlaması sonucu sol eli koptu
- 16 yaşındaki bir genç: Savcılara göre plastik mermi benzeri mühimmatla gözünden yaralandı
- 17 yaşındaki bir eylemci: El bombası nedeniyle eli parçalandı
Başbakan'dan 'Şizofreni' Benzetmesi
Çakışan tepkiler pazartesi günü Başbakan Sébastien Lecornu'nun gündemine geldi. Lecornu, durumu "Son üç haftadır polisin insanları öldürdüğünü veya yaraladığını duyuyoruz. Son iki gündür ise bize 'Polis ne yapıyor?' diye soruluyor. Çok Fransız usulü bir şizofreni." ifadeleriyle değerlendirdi.
İçişleri Bakanı Laurent Nuñez ise Parlamentoda yaptığı konuşmada polisin müdahalesini savundu: "Burada bıçak sırtında yürüyoruz çünkü bu yönetilmesi zor bir durum. Gösteriler barışçıl bir şekilde gerçekleştiğinde polis gözaltısı olmuyor."
Sarı Yelekliler Hareketini Hatırlatan Kaygılar
Polisin müdahale biçimine ilişkin benzer kaygılar, 2018 ile 2020 yılları arasında yüksek akaryakıt fiyatlarını protesto eden Sarı Yelekliler hareketinde bazı eylemcilerin plastik mermilerle gözlerini kaybetmesi sürecinde de gündeme gelmişti. Son gelişmelerle birlikte Fransa'da güvenlik güçlerinin orantılı güç kullanımı tartışması yeniden merkez noktasına oturdu.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!