İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi'nin 25 Ağustos 2026 tarihli kararı sonrasında, Osman Kavala'nın avukatlarının yaptığı tahliye ve yeniden yargılama başvurusunu değerlendirdi.
Başsavcılık, mahkemenin talebi üzerine sunduğu mütalaada, Anayasa Mahkemesi'nin Kavala ile ilgili kararını henüz vermediğini ve iç hukuk yollarının henüz tüketilmediğini belirterek talebin reddini talep etti.
Mahkeme, 13 Ekim 2026 tarihli ek kararında, Kavala'nın avukatlarının infazın durdurulması, müvekkillerinin tahliye edilmesi ve yeniden yargılama yapılması yönündeki tüm taleplerinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ve 318/3 maddeleri uyarınca reddine karar verdi. 25 Nisan 2022 tarihli hükmün infazının ise devam etmesi kararlaştırıldı.
Mahkeme kararında öne çıkan detaylar:
Kararda, AİHM'ye başvurulmadan önce iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiği vurgulandı. Uluslararası hukukta kabul edilen genel ilkelere göre başvurucuların öncelikle ulusal yargı mercilerine başvurması ve mevcut hukuki yolları kullanması gerektiği ifade edildi. Kararda şu ifadeler yer aldı:
"Aksinin kabulü uluslararası bir mahkemenin yetkisini aşarak egemen bir devletin yargı yetkisini bağımsızca kullanmasına müdahale teşkil edecektir."
Kararda, başvurucuların AİHM'ye başvurusu için iç hukuk başvurusunun yetkili ve görevli merci önünde yapılması gerektiğine işaret edildi. Dosyaya konu kararın ise iç hukuk yollarını tüketme şartı gerçekleştirilmeden verildiği tespit edildi.
Ayrıca kararda, AİHM'nin pek çok kararında vurgulandığı üzere bu mahkemenin bir temyiz mahkemesi olmadığı hatırlatıldı. Delillerin kabul edilebilirliği ya da delillerin nasıl değerlendirileceği hususunun ulusal hukukun ve ulusal mahkemelerin yetkisinde olduğu belirtilerek, aksinin kabulü durumunda Mahkemenin ilk derece veya temyiz mahkemesi gibi hareket etmiş ve kendi rolüne getirilen sınırları yok saymış olacağı ifade edildi.
Karara itiraz yolu açık
Hükümlü vekillerinin başvurusunun reddedilmesine ve mevcut hükmün infazının sürdürülmesine oy birliğiyle karar verildi. Karara karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz edilebileceği kaydedildi.
- Osman Kavala, 25 Nisan 2022'de Gezi Parkı davasında hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı
- Avukatlar, AİHM Büyük Dairesi kararının ardından tahliye ve yeniden yargılama talebinde bulunmuştu
- Başsavcılık, Anayasa Mahkemesi kararının henüz verilmediğini gerekçe göstererek reddi istemişti
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!