Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 17 Ekim'de ülke genelinde hayat pahalılığına karşı düzenlenen büyük çaplı gösterilerin ardından ulusa sesleniş konuşması yaptı. Konuşmasında hem şiddet olaylarını sert bir dille kınayan hem de barışçıl eylemcilerin taleplerine kulak vereceğini belirten Macron, ülkenin bir demokratik olgunluk sınavından geçtiğinin altını çizdi.
Hükümetten güvenlik önlemlerindeki eksikliklerin detaylıca araştırılmasını isteyen Macron, barışçıl göstericilerin ekonomik sıkıntılar ve eğitim sistemine ilişkin taleplerinin de ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı.
"Fransızlar bunu Fransa'ya nasıl yapabilir?"
Macron, ülkede ve denizaşırı bölgelerde yaşanan şiddet olaylarından aşırı sol gruplara mensup kişileri ve onlara katılan suçluları sorumlu tuttu. İşyerlerinin yağmalandığını, kamu binalarının ve belediyelerin saldırıya uğradığını belirten lider, yaşananların hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Macron şunları söyledi:
- Limoges'da belediye binasının ateşe verilmesi
- Lyon'da turizm danışma merkezinin kundaklanması
- Marsilya'da belediye binasının basılması
- Bordeaux'da valinin resmi konutuna düzenlenen saldırı
"Bu görüntülere bakarken hepimiz kendimize sorduk: Fransızlar bunu Fransa'ya nasıl yapabilir? Limoges Belediye Binası'nı neden yakıyorlar? Bu noktaya nasıl gelebiliyorlar?" diyen Macron, olayların kabul edilemez boyutuna dikkat çekti.
"Bu akşam hepimiz öfke ve utanç duyuyoruz" diyen lider, kent sokaklarının bu şekilde tahrip edilmesinin tahammül edilemez olduğunu vurguladı. Kolluk kuvvetlerine desteğini açıkça bildiren Macron, güvenlik güçlerinin görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiğini ve yaralıların ailelerinin akılda tutulduğunu belirtti.
"Yıkanlar bedelini ödemeli, yağmalayanlar zararı karşılamalı"
Şiddet olaylarına karışanların kesinlikle cezalandırılması gerektiğini vurgulayan Macron, "Cumhuriyeti yıkmaya çalışanlar bunun hesabını vermeli" diyerek sert bir uyarıda bulundu. Güçlerin birçok kentte benzeri görülmemiş şiddet olaylarıyla karşılaştığını belirten lider, hükümetten istihbarat ve olay öngörme konusunda ders çıkarılmasını istedi.
Macron, "Açık cevaplar bekliyorum ve her şey bütün şeffaflığıyla ortaya konulacak" diyerek İçişleri Bakanı'ndan hızlı ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmesini talep etti. Adalet Bakanı'nın savcılıktan olayların sorumlularına karşı en üst düzeyde kararlılık göstermesini istediğini de belirten Macron, "Yargı süreci örnek teşkil etmeli, işlenen her suçun uygun bir adli karşılığı olmalı" ifadelerini kullandı.
Gerekirse bazı gösteriler yasaklanabilecek
Yeni güvenlik önlemleri kapsamında Macron, valilerin belediye başkanlarıyla koordinasyon halinde kentleri, kamu binalarını ve iş yerlerini korumak için gerekli kararları alacağını açıkladı. Lider, "Gerektiğinde bazı toplantı ve gösterilerin yasaklanmasına kadar gidilecek ve gerekli bütün önlemler alınacak" diyerek gözetim ve yasak konusunda kararlılığını ortaya koydu.
Siyasi partilere, sendikalara ve meslek örgütlerine de çağrıda bulunan Macron, tüm kesimleri şiddeti tereddütsüz kınamaya ve sükûnet çağrısı yapmaya davet etti. "Ülkenin düzene ve sükûnete ihtiyacı var, gerilimin tırmanmasına değil" diyen lider, Başbakan Sebastien Lecornu'nun önümüzdeki günlerde muhataplarla bir araya geleceğini belirtti.
Zarar gören esnafa destek paketi
Mağazalarını ve vitrinlerini yağmacılara karşı kendi imkânlarıyla korumaya çalışan esnaflara da değinen Macron, "Bu zorluklarla karşı karşıya kalanların yalnız bırakılmayacağını söylemek istiyorum" diyerek hükümetin gerekli cevapları vereceğini vurguladı. Başbakan Lecornu'nun yarın bir kriz toplantısı düzenleyeceği, zarar gören işletmelere ve vatandaşlara en hızlı yardımların ulaştırılması için adımların atılacağı açıklandı.
Macron, yüz binlerce kişinin meşru taleplerini dile getirdiğini hatırlatarak barışçıl göstericilerin şiddet uygulayanlarla asla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı: "Onları yıkanlarla, kırıp dökenlerle ve yağmalayanlarla asla birbirine karıştırmamalıyız."
Fiyat artışları ve uluslararası temaslar
Hayat pahalılığı ve akaryakıt fiyatlarındaki artışa ilişkin "Endişelerini tamamen anlıyorum" diyen Macron, fiyat artışlarının arkasında Basra Körfezi'nde başlayan ve Fransa'nın taraf olmadığı bir çatışma bulunduğunu anlattı. Akaryakıt ve doğal gaz tedarikini güvence altına almak için uluslararası girişimlerde bulunduğunu belirten lider, çalışmalarını yarın sabah Körfez ülkelerine giderek sürdüreceğini ifade etti.
"Fransızların somut sonuçlar beklediğini biliyorum ve harekete geçmeye devam edeceğiz" diyen Macron, hükümetin akaryakıt dağıtıcılarıyla aldığı kararların fiyatlara somut biçimde yansıması için çalışıldığını açıkladı.
"Lise ve üniversite öğrencilerimizi anlıyorum"
Haftalardır süren öğrenci protestolarına da değinen Macron, gençlerin geleceklerine ilişkin derin bir kaygı taşıdığını kabul etti. "Geleceklerine, yaşam ve eğitim şartlarına, kendi yollarını bulabilmelerine ilişkin bir endişe var. Bir bakıma arzu edilebilir bir gelecek olmadığı düşüncesi hakim. Lise ve üniversite öğrencilerimizi anlıyorum" diyen lider, gençlerin taleplerinin küçümsenmemesi gerektiğini belirtti.
Eğitim Bakanlığının oluşturduğu platforma 100 binden fazla katkı iletildiğini açıklayan Macron, öğrenciler, öğretmenler, işveren ve sendika temsilcileriyle hükümetin somut çözüm önerileri üzerinde çalışacağını duyurdu.
- Şiddet uygulayanlara karşı tavizsiz olunacağı
- Dinlemek ve diyalog kurmak ne zayıflık ne de cezasızlık anlamına geleceği
- Çözümlerin aynı masa etrafında oluşturulacağı vurgulandı
Cumhurbaşkanlığı seçiminin gölgesindeki konuşma
Konuşmasının son bölümünde yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimine değinen Macron, Fransa'nın altı ay sonra önemli bir demokratik tercih yapacağını belirterek siyasi tartışmaların şiddet yoluyla gölgelenmemesi gerektiğini söyledi.
"Bugün size acil olanın sokağa çıkmak ve kargaşa meydana getirmek olduğunu söyleyenlerin tek amacı Cumhuriyete zarar vermek ve demokratik tartışmayı çalmaktır" diyen Macron, ülkenin geleceğine ilişkin tartışmaların siyasi partiler, kamuoyu toplantıları ve barışçıl gösteriler aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
"Diyaloğa evet, kısa vadeli somut çözümlere ve geleceğe yönelik kararların hazırlanmasına evet. Ancak her türlü şiddete her zaman hayır. Birliğe, sükûnete ve karşılıklı saygıya ihtiyacımız var" diyen lider, ılımlı ama kararlı bir dil kullandı.
Gösterilerin bilançosu
Fransa'da dün düzenlenen gösterilere resmi verilere göre 550 bin, organizatörlere göre ise 800 bin kişi katıldı. Sarı Yelekliler hareketini yeniden canlandırma çağrılarının da destek bulduğu eylemler, birçok kentte şiddet olaylarına sahne oldu.
- Yaklaşık 2 bin kişi gözaltına alındı (bunların 855'i Paris'te)
- 600 güvenlik görevlisi yaralandı
- Paris'te bir kişi kalp ve solunum durması sonucu hayatını kaybetti
Paris Savcılığı, ölümün kesin nedeninin belirlenmesi amacıyla soruşturma başlattı. Olayın gösterilerdeki şiddetle bağlantılı olup olmadığına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!