TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Kurtulmuş, Malatya'da gün boyu verimli programlar gerçekleştirdiklerini belirterek, depremden sonra Malatya'nın derlenip toparlandığını, yeniden ayağa kalktığını görmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti. Depremden etkilenen illerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bütün kurum ve kuruluşların cansiperane bir çalışmayı ortaya koyduğunu, yaraların sarıldığını ve sarılmaya da devam ettiğini kaydetti.
Dünyanın içinden geçtiği kritik döneme dikkat çeken Kurtulmuş, bu dönemde dünya sisteminin yerle bir olduğunu, yerine de henüz yeni bir sistemin kurulamadığını söyledi. Gerilimlerin, çatışmaların, savaşların ana sebebinin herhangi bir küresel sisteme sahip olmamaktan kaynaklandığını dile getirdi.
"Çevremiz tam bir ateş çemberine döndü"
Kurtulmuş, merkezinde bulunulan Orta Doğu, Balkanlar, Doğu Akdeniz, Kafkasya ve Karadeniz bölgesinde dünyanın en büyük stratejik mücadelelerinin verildiğini vurgulayarak, "Dünyanın bütün büyük güçleri bu bölgeyle ilgili hesaplarını yeniden gözden geçiriyor. Eski ittifaklar güncellenmeye çalışılıyor. Günün yeni rekabetlerine göre de yeni adımlar atılıyor. Böyle olduğu için de çevremizin tam bir ateş çemberine döndüğünü hep beraber görüyoruz" dedi.
İsrail'in Gazze'de başlattığı soykırım ile Batı Şeria ve Filistin topraklarındaki insanlık dışı uygulamaların sürdüğüne dikkati çeken Kurtulmuş, bu soykırımın sona erdirilmesi için Türkiye olarak ilk andan itibaren büyük gayretler sarf edildiğini söyledi. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bir an evvel bitirilebilmesi için de sürekli müzakere ve diplomasi masasının açık tutulduğunu, ancak bugüne kadar bir sonuç alınamadığını belirtti.
ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığının artık sadece "hesaplanan boyutlarda bir savaş" olmanın çok ötesine geçtiğinin altını çizen Kurtulmuş, bu savaşın dünyada sadece askeri bakımdan değil, ekonomik bakımdan da fevkalade büyük tahribatların ortaya çıkmasına neden olduğunu ifade etti.
"Petrol fiyatlarındaki yükseliş hesap edilemeyen sonuçlar doğuracak"
Kurtulmuş, şunları kaydetti:
Biz ta bu krizin ilk çıktığı anlarda dedik ki eğer Hürmüz Boğazı'nda Amerika, İran'a karşı bir barış sağlayamazsa, barış müzakerelerinden sonuç alınamazsa bu bütün ülkeleri etkileyecek, dünya ekonomilerini de yerle bir edecektir. Petrol fiyatlarındaki önlenemeyen yükseliş dünyada hesap edilemeyen nice sonuçlar doğuracaktır. Nitekim iş dediğimiz noktaya doğru geliyor. Türkiye olarak bunu gördüğümüz için başından itibaren Pakistan ve Katar'a destek verdik ve savaşın bitirilmesi için müzakerelere destek olmaya çabaladık.
Türkiye'nin amacının hem bölgede hem de dünyada barışın, istikrarın ve güvenin sağlanması olduğunu belirten Kurtulmuş, "Dünyadaki bütün saldırgan tutumların sona erdirilmesi, bütün milletlerin egemenliğini esas alarak dünya sisteminin işler hale getirilmesi şarttır" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin geleceğinin, istikbalinin ve gelecek nesillerin huzur ve refah içerisinde yaşatılması meselesinin başka başkentlerin insafına terk edilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, güçlü Türkiye denilince sadece askeri veya ekonomik güç kastedilmediğini, "Her alanda sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye'den bahsediyoruz" ifadesini kullandı.
"Provokasyonlara asla müsaade etmeyeceğiz"
Dünyadaki gelişmelere söz söyleyebilmek için birlik ve dirliği tam manasıyla sağlamlaştırmak ve kökleştirmek zorunda olduklarını anlatan Kurtulmuş, Cumhuriyet tarihinin ilk yüzyılının en büyük, en zor, en ağır meselesi olan terör sorunundan kurtulmak için olağanüstü bir gayret sarf edildiğini belirtti.
Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında çok büyük adımların atıldığını, önemli mesafeler alındığını vurgulayan Kurtulmuş, "İnşallah sadece terörün sona erdirilmesi, örgütün kendisini feshetmesi, silahlarını bırakması, silahsızlanması değil aynı zamanda terörsüz bir bölgenin kurulabilmesi için çok iyi sonuçlar alacağız" dedi.
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na ilişkin bilgiler veren Kurtulmuş, süreç kapsamında hazırlanan yasanın kabulünün bu yöndeki kapıyı sonuna kadar açtığını söyledi. Terörsüz Türkiye sürecinde "ya silah bırakmazlarsa" tereddütlerinin dile getirildiğini anımsatan Kurtulmuş, bu yasayı hazırlarken hiçbir falsonun olmaması, hiçbir eksiğin olmaması için olağanüstü gayret sarf edildiğini aktardı.
Silah bırakılmaması gibi bir seçeneğin söz konusu olmadığını söyleyen Kurtulmuş, "Eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa, zaten devletin ilgili birimleri tarafından tespit edileceği için çıkarılan yasa uygulamaya konmayacaktır. Bu kadar açık olan bir süreç var" diye konuştu.
"Kimsenin bir diğerinden üstün ya da aşağı hakkı yoktur"
Meselenin Türkiye'nin geleceği için olmazsa olmaz hayati önemde olduğunu belirten Kurtulmuş, bütün milletin sürece destek verdiğini söyledi. Süreçle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
Hep beraber hem sürece sahip çıkacağız hem de sürecin bundan sonraki kısımlarında uyanık olacağız. Provokasyonlara asla müsaade etmeyeceğiz. Kullanılan dillerin sahih, açık, dostça ve kardeşçe dil ve üslup olmasına özen göstereceğiz. Hiç kimsenin ayrılıkçı bir dille konuşmasının doğru olmadığını her fırsatta dile getireceğiz. Aynı şekilde ayrımcılık yapan herhangi bir dile ve üsluba da müsaade etmeyeceğiz.
Kurtulmuş, topraklarda yaşayan 86 milyon yurttaşın hiçbirinin herhangi bir gerekçeyle bir diğerinden üstün ya da aşağı olmadığını belirterek, "Kimsenin hiçbir toplumsal grubu kendisinden aşağıda görme hakkı yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz, aynı geçmişin mensuplarıyız ve istesek de istemesek de kaderlerimiz birbirine düğümlenmiş; Türklerin, Kürtlerin, Arapların, diğer unsurların bu bölgede yaşayan bütün herkesin kaderi birbiriyle iç içe geçmiştir. Bunu önlemeye kimsenin gücü yetmeyecektir" dedi.
Buluşmada, Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ile Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er de selamlama konuşması yaptı.
- TBMM Başkanı Kurtulmuş, Malatya'da sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle buluştu
- Terörsüz Türkiye sürecinde yasanın sunduğu üç önemli garantiye dikkat çekildi
- Dünya sistemindeki krizler, petrol fiyatları ve bölgesel gerilimler değerlendirildi
- Provokasyonlara ve ayrımcı dillere karşı kararlı mesaj verildi
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!