Kızıldeniz'de büyük harekat kapıda! Suudi Arabistan'dan Husilere karşı çok cepheli plan

| | 3 dk okuma (516 kelime)
Kızıldeniz'de büyük harekat kapıda! Suudi Arabistan'dan Husilere karşı çok cepheli plan

Suudi Arabistan, İran destekli Husilere karşı kapsamlı bir askeri harekat için hazırlanıyor. Operasyonun yaklaştığı, ABD'nin Camp David'de Yemen ve İran gündemiyle toplandığı belirtiliyor.

Kızıldeniz'de gerilim yeniden tırmanıyor. Suudi Arabistan, Yemen'de kontrolü elinde bulunduran İran destekli Husi militanlara karşı yeni ve kapsamlı bir askeri harekatın düğmesine basmak üzere. Bölgesel ve Batılı kaynaklara göre Riyad yönetimi, Kızıldeniz'deki kritik deniz ulaşım güzergahını güvence altına almak amacıyla çok cepheli bir saldırı planını masaya yatırdı.

Operasyonun başlangıcı için iki senaryo öne çıkıyor: önümüzdeki haftalarda başlaması ya da ABD'deki kasım ayı ara seçimlerinin hemen ardından devreye alınması bekleniyor. Sahada Riyad'ın desteklediği Yemen güçleri görev alacak ve Suudi savaş uçaklarının ağır bombardımanıyla desteklenecek.

Masada bulunan seçenekler şu şekilde:

  • Babü'l-Mandeb Boğazı'na odaklanan sınırlı bir kıyı harekatı
  • El-Beyda, Marib, Taiz ve El-Cevf vilayetlerini kapsayan eş zamanlı dev bir taarruz

Kapsamlı senaryonun devreye girmesi halinde 100 binden fazla Yemen askerinin seferber edileceği değerlendiriliyor.

HUSİLERİN ÖNCEKİ DURUMA DÖNMESİ İSTENİYOR

ABD'nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Ratney, planlanan harekatın 2015'teki büyük savaşa kıyasla daha dar kapsamlı olmasını beklediğine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Husileri tamamen ortadan kaldırmak istedikleri kadar, Husilerin Bab'ül-Mandeb boyunca toprakları kontrol etmeden önceki duruma dönmeleri de gerekiyor." Ratney, en ideal senaryonun kıyı bölgelerinin temizlenmesi ve deniz trafiğinin normale döndürülmesi olduğunu vurguladı.

SALDIRIYA GEÇME ZAMANI GELDİ

Yemen topraklarında yürütülecek olası bir kara harekatının en büyük zorluğu, sahadaki güçlerin dağınık yapısı olarak görülüyor. Yemenli analist Mohammed Albasha, yerel güçlerin mevcut durumuna işaret ederek "Husilere karşı savaşan güçlerin çoğu, disiplinli bir Husi askeri gücünü geri püskürtmek için gereken uzun süreli saldırı için hâlâ örgütlenmiş veya hazırlıklı değil. Husiler aynı anda birden fazla cephede baskı kurarken bu güçler şu anda sınanıyor" uyarısında bulundu.

Suudi yönetimine yakınlığıyla bilinen siyasi analist Ali Shihabi ise operasyonun kaderinin yerel unsurlara bağlı olduğunun altını çizerek "Şu ana kadar öncelik sahadaki mevzileri savunmak ve cepheyi istikrara kavuşturmak oldu ancak kesinlikle saldırıya geçecekler. Başarı büyük ölçüde bölgesel güçlerin performansının niteliğine bağlı" ifadelerini kullandı.

ABD'NİN CAMP DAVİD TOPLANTISI

ABD hükümetinin üst düzey yöneticilerinin, İran'la savaşta atılacak adımları ve Yemen'deki İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki savaşa dair konuları görüşmek üzere başkanlık yerleşkesi Camp David'de toplantı düzenlediği iddia edildi. Üç ayrı ABD'li yetkilinin aktarımına göre Başkan Donald Trump'ın üst düzey kurmayları bu kritik zirvede bir araya geldi.

Toplantıya ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in başkanlık ettiği belirtilirken; Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine'nin katıldığı aktarıldı. Toplantıda birçok meselenin derinlemesine ele alındığı belirtildi.

ERDOĞAN: TEHDİDİN BOYUTUNA GÖRE DAHA İLERİ ASKERİ DESTEK GÜNDEME GELEBİLİR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında önemli açıklamalarda bulunmuştu. Erdoğan, anlaşmayı İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmenin doğru olmadığını belirterek, "Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir" demişti.

Anlaşmanın BM Şartı'nın 51'inci maddesindeki meşru müdafaa hakkına dayandığını vurgulayan Erdoğan, üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını kaydetti. Yanıtın mahiyetinin saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları temelinde belirlenebileceğini ifade eden Erdoğan, "Burada verilecek karşılığın mahiyeti, saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları temelinde belirlenebilir. Bu ihtiyaç istihbarat, lojistik veya mühimmat desteği olabilir. Tehdidin boyutuna göre daha ileri askeri destek de gündeme gelebilir. Dolayısıyla Irak'ta, Yemen'de veya başka bir yerde meydana gelebilecek her hadiseye bugünden otomatik bir askeri senaryo yazmak doğru olmaz" değerlendirmesinde bulunmuştu.

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri