Geri Dön

KAHRAMAN KAZAN OVASI'NDAKİ MUCİZE: 40 YIL ÖNCE EL TELSİSİ ÜRETENLER BUGÜN KAAN'I UÇURUYOR

Ayşe Demir

Editör, ekonomi ve finans uzmanı

| | 3 dk okuma (432 kelime)
KAHRAMAN KAZAN OVASI'NDAKİ MUCİZE: 40 YIL ÖNCE EL TELSİSİ ÜRETENLER BUGÜN KAAN'I UÇURUYOR

TUSAŞ ve ASELSAN'ın savunma sanayide ulaştığı küresel konum, 40 yıl önce çorak bir ovada başlayan mütevazı bir mücadelenin hikayesini anlatıyor.

Bundan tam 40 yıl önce, 1980'lerin ortalarında ambargoların gölgesinde nefes almaya çalışan, dışa bağımlı bir Türkiye vardı. Ankara'nın Kahramankazan ovasına yakın, henüz çorak sayılacak o bölgesindeki mütevazı tesisleri ziyaret eden bir gazeteci, gencecik gözleri çakmak çakmak parlayan Türk mühendislerin imkânsızlıklar içinde ne yapmaya çalıştığını bizzat gördü: sadece bir el telsizi üretebilmek.

O dönemde el telsizi üretimini sıradan bir iş olarak görenlerin aksine, o çorak arazide ekilen küçük tohumlar gün gelip dünyayı sarsacak devasa birer çınara dönüştü. Savunma sanayinin küresel ligi olan Defense News Top 100 listesi açıklandığında, bu dönüşümün büyüklüğü bir kez daha ortaya kondu.

Bir Gövde, Diğeri Beyin: Kazan'ın İki Devi

Birçok insan TUSAŞ ile ASELSAN'ı benzer kuruluşlar olarak sanır. Oysa ikisi bir madalyonun iki yüzü gibidir. TUSAŞ havacılık ve uzay boyutunu temsil eder; uçağı, helikopteri, İHA'yı tasarlar ve gövdeyi inşa eder. ASELSAN ise o çeliğe ve kompozite ruh üfler. Uçağın radarını, telsizini, elektronik harp sistemini ve aviyoniklerini, yani beynini üretir. Bu nedenle ASELSAN da Kahramankazan'daki havacılık üssünün hemen yanına devasa radar ve mikroelektronik tesislerini kurdu.

İki dev sırt sırta vermiş, dünyanın en gelişmiş teknolojilerini üretiyor. 1985'te telsiz yapmaya çalışan o mühendislerin torunları bugün pek çok alanda dünya ölçeğinde ses getiren işlere imza atıyor:

  • Dünyada sadece 4-5 ülkenin üretebildiği 5. Nesil Savaş Uçağı KAAN'ı gökyüzüyle buluşturdu ve Endonezya gibi ülkelere dev ihracat kapılarını araladı.
  • HÜRJET ve GÖKBEY'i uçurdu. Sadece İspanya ile imzalanan 2,6 milyar avroluk HÜRJET tedarik sözleşmesi, küresel arenada nasıl bir oyun kurucu olunduğunun açık göstergesi.
  • ANKA III ile radara yakalanmayan insansız savaş uçağı teknolojisinde dünyaya parmak ısırttı.
  • Birkaç yıl öncesine kadar parası verilerek bile alınamayan İHA kameralarının çok daha gelişmişini ASELSAN eliyle dünyaya ihraç eder hale geldi.

Rakamlar Yalan Söylemez: Milyar Dolarlık Küresel Güç

Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatı yıllıklandırılmış bazda 11 milyar dolar sınırına dayandı. TUSAŞ tek başına 1 milyar doların üzerinde yıllık ihracat baremini aşarken, yıllık 65 milyar TL'yi bulan devasa bütçesiyle Türkiye'nin AR-GE harcamalarında açık ara zirvede yer alıyor.

ASELSAN ise uluslararası müşterileriyle 157,9 milyon dolar ve 125 milyon dolarlık peş peşe yeni elektronik harp ve silah sistemleri ihracat sözleşmelerine imza attığını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na bildirdi.

Bu uçaklar, İHA'lar ve sistemler artık sadece semalarımızı korumakla kalmıyor; Asya'dan Avrupa'ya, Körfez'den Afrika'ya kadar dünya ordularının omurgasını oluşturuyor. TUSAŞ; Boeing, Airbus ve Lockheed Martin gibi dünya devlerinin yalnızca parça tedarikçisi değil, küresel pazardaki en dişli rakiplerinden biri konumunda.

Bu Başarı Kimin?

Bu başarı günlük siyasetin ne de kısır polemiklerin malıdır. 40 yıldır bu topraklarda sessiz sedasız gelişen, büyüyen Türk aklının zaferidir. Siyasi görüş ne olursa olsun, gökyüzünde kendi uçağımız uçarken, kendi uydumuz uzaydan sinyal gönderirken gururlanmamak düşünülemez.

40 yıl önce çorak bir ovada başlayan bu sessiz azmin kahramanlarına, TUSAŞ ve ASELSAN ailesine ve diğer paydaşlarına selam olsun. Muvaffakiyetleriniz daim, gökyüzünüz ve ufkunuz açık olsun.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri