Geri Dön

İzmir'de 10 Günde 3 Kadın Cinayeti: 'Artık Yeter' Diyen Kadınlar Sokağa Döküldü

| | 3 dk okuma (540 kelime)
İzmir'de 10 Günde 3 Kadın Cinayeti: 'Artık Yeter' Diyen Kadınlar Sokağa Döküldü

İzmir'de son 10 günde 3 kadının öldürülmesi tepki topladı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri İzmir Barosu önünde bir araya gelerek kadın cinayetlerinin önlenebilir olduğunu vurguladı.

İzmir'de son 10 günde Seferihisar'da Ebru Serep, Çeşme'de Pınar Güneş ve Menemen'de avukat Özge Penbegül'ün öldürülmesi, kadın cinayetlerine yönelik tepkileri büyüttü. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, yaşanan üç kadın cinayetine dikkat çekmek amacıyla İzmir Barosu önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Platformun İzmir İl Temsilcisi Esra Akın, kadınların öldürülmeden önce korunması gerektiğini belirterek son 10 günde yaşanan cinayetleri tek tek anlattı. Akın, Seferihisar'da Ebru Serep'in eski birlikte olduğu itfaiye eri tarafından evinin ateşe verilmesi sonucu ağır yaralandığını, günlerce yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybettiğini hatırlattı. Fail hakkında uzaklaştırma tedbiri uygulanmış olmasına rağmen bu kararın Ebru'yu korumaya yetmediğini ifade etti.

Çeşme'de 28 yaşındaki Pınar Güneş'in iki erkeğin karıştığı silahlı saldırıda vurularak hayatını kaybettiğini, cinayete ilişkin soruşturmada dört kişinin tutuklandığını aktaran Akın, 22 Ekim'de ise Menemen'de avukat Özge Penbegül'ün nişanlı olduğu polis memuru tarafından silahla öldürüldüğünü dile getirdi.

"Üç kadın, üç ayrı cinayet. Üç ayrı hayat yarım bırakıldı. Üç kadının ailesi, sevdikleri, arkadaşları bugün onların yokluğuyla karşı karşıya" diyen Akın, artık kadınların öldürülmesinin ardından aynı açıklamaları yapmak istemediklerini belirterek kadınların hayattayken korunmasını istedi.

"Artık Yeter"

Kadın cinayetlerinin yalnızca İzmir'le sınırlı olmadığını vurgulayan Akın, platformun Eylül 2026 raporuna göre bir ayda 28 kadının öldürüldüğünü, 19 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu açıkladı.

  • Öldürülen 28 kadından 23'ünün hangi gerekçeyle öldürüldüğü tespit edilemedi
  • Kadınların yarısı evlerinde öldürüldü
  • 15 kadın ateşli silahlarla yaşamını yitirdi

"Bunlar yalnızca rakam değil. Her birinin bir adı, bir hayatı vardı" diyen Akın, kadınların evlerinde, sokaklarda ve işyerlerinde; evli oldukları, birlikte oldukları ya da eskiden birlikte oldukları erkekler tarafından öldürüldüğünü söyledi. Akın, "Her ay yeni isimler açıklıyoruz. Her ay yeni ailelerle tanışıyoruz. Artık yeter! Kadınların yaşaması için daha kaç kadının öldürülmesi gerekiyor?" diye seslendi.

"Kadın Cinayetleri Önlenebilir"

Koruma mekanizmalarının etkin uygulanmasının önemine dikkat çeken Akın, Özge Penbegül'ün bir polis memuru tarafından öldürülmesi nedeniyle kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun da sorgulanması gerektiğini belirtti.

"Biz biliyoruz ki kadın cinayetleri önlenebilir. Bunun için yasalar var, koruma mekanizmaları var. Ama mesele bu yasaların uygulanması, kadınların gerçekten korunması" diyen Akın, uzaklaştırma kararı alınmışsa devletin görevi o kararın uygulanmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Kadınları korumakla görevli kurumlarda çalışan erkeklerin de kadın cinayetlerinin faili olabildiğine dikkat çekerek kamu kurumlarının denetim mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

"Silahları Kim Denetliyor?"

İzmir'de öldürülen Pınar Güneş ve Özge Penbegül'ün ateşli silahlarla yaşamını yitirdiğini hatırlatan Akın, şiddet riski bulunan kişilerin silahlara erişiminin engellenmesi gerektiğini söyledi. Akın, taleplerini şu şekilde sıraladı:

  • 6284 sayılı Kanun etkin uygulanmalı
  • Uzaklaştırma kararlarının ihlalleri karşılıksız bırakılmamalı
  • Şiddet tehdidi altındaki kadınların başvuruları ciddiye alınmalı
  • Görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hesap vermeli
  • Kadın cinayeti davalarında cezasızlığa yol açan uygulamalara son verilmeli
  • Haksız tahrik ve iyi hâl indirimleriyle daha az ceza uygulaması kabul edilemez

Akın, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkışın kadınları korumadığını belirterek "Biz İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Kadın cinayetleri kader değil!" dedi.

"Kadınlar Güvende Değil"

Basın açıklamasında konuşan avukat Hatice Aslan Atabay da kadına yönelik şiddetin yargı mekanizmalarınca basit tehdit olarak değerlendirilmesini sert bir dille eleştirdi.

"Kadına yönelik şiddet basit bir tehdit değildir. Kadına yönelen ve ataerkiden beslenen hiçbir şiddet basit değildir" diyen Atabay, kadınların yanında amasız, fakatsız, acabasız durulması gerektiğini vurguladı. Kadının ekonomik olanaklarının sıfırlanarak şiddete mahkûm eden anlayışın reddedilmesi gerektiğini belirten Atabay, erkeği kadının sahibi gören anlayışın her türlü reddedilmesi gerektiğini kaydetti.

Meslektaşına silah çeken kişinin silah kullanma yetkisine sahip bir kamu görevlisi olduğuna dikkat çeken Atabay, bunun hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini söyledi. Yargıtay'ın kadının kişilik haklarını yok sayan kararlarının ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden Atabay, kadınların yaşam hakkı için yan yana mücadele etmeye devam edeceklerini dile getirdi.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri