İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ülkede yaşanan konut kriziyle ilgili kararnamelerin mecliste reddedilmesinin ardından erken seçime gitme kararı aldığını resmen açıkladı.
Sanchez, 29 Eylül'de Bakanlar Kurulu'nda kabul edilen ve konut sorununa çözüm öngören iki kararnamenin 2 Ekim'de yapılan meclis oylamasında reddedilmesi üzerine harekete geçti. Başbakanlık konutu Moncloa'da düzenlediği konuşmada erken seçim kararını duyuran Sanchez, kararını bir hafta sonu boyunca partisinin önde gelen isimleriyle yaptığı görüşmeler sonrasında aldığını belirtti.
İspanya Devlet Başkanı Kral 6. Felipe ile görüşüldü
Sanchez, İspanya Devlet Başkanı Kral 6. Felipe ile bir görüşme gerçekleştirdiğini aktardı. Görüşme sonrasında Bakanlar Kurulu'nun olağanüstü toplanarak meclisin feshedilmesi kararını alacağını ve 29 Kasım'da erken genel seçime gidileceğini bildirdi.
İspanyollara seslenen Sanchez, "Kendiniz ve çocuklarınız için ne gelecek istiyorsanız siz karar vereceksiniz" diyerek sandık çağrısı yaptı. Mevcut iktidarın gerilemeye neden olan aşırı sağcı dalgaya katılmak mı yoksa ülkeye daha geniş bir ilerici çoğunluk kazandırıp İspanya'nın açıklık ve sosyal adaletin kalesi olarak kalmasını sağlamak mı sorusunun ancak seçmenler tarafından yanıtlanabileceğini ifade etti.
2018'den bu yana başbakanlık görevini yürüten Sanchez, liderliğindeki Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) ile aşırı sol görüşlü Sumar ittifakının 23 Temmuz 2023'teki genel seçimlerin ardından Kasım 2023'te azınlık sol koalisyon hükümetini kurduğunu hatırlattı.
Anketler sağ ve aşırı sağın önde olduğunu gösteriyor
Ülkede yayımlanan son anketler, olası bir seçimde sağ ve aşırı sağ bloğunun koalisyon ile iktidara gelebileceğini gösteriyor. Mecliste en çok milletvekiline sahip olan ana muhalefetteki Halk Partisi (PP), tüm anketlerde gelecek seçimlerin galibi olarak öne çıkıyor. PP'nin, aşırı sağ görüşlü Vox partisi ile koalisyon kurmak için gereken çoğunluğa ulaşacağı iddia ediliyor.
Konut reform paketi mecliste engellendi
Hükümetin konut krizini çözmeye yönelik çabaları, 2030'a kadar tahliyelerin yasaklanmasını, geçici kiralama ve oda kiralamalarının düzenlenmesini ve konuta erişimi kolaylaştırmayı amaçlayan iki ayrı kararname üzerine kuruluyordu. Ancak bu kararnameler mecliste şu üç partinin oylarıyla reddedildi:
- Muhafazakar Halk Partisi (PP)
- Aşırı sağcı Vox partisi
- Sağcı Katalan bağımsızlık yanlısı Junts partisi
PP, krizle başa çıkmanın en iyi yolunun düzenleme değil inşaat olduğuna inandığı için hükümetin planlarını reddettiğini açıklamıştı.
Sokaklarda büyüyen öfke
Kararnamelerin reddedilmesinin ardından kongre binası önünde toplanan kalabalıklar öfkeli tepki gösterdi. "Utanın" ve "Sizin kârınız; bizim sefaletimiz" sloganları yükselirken, yuhalamalar duyuldu.
Sokaklardaki öfkenin fitili, geçen ayın sonlarında 70 yıldır Madrid'de yaşadığı evden çıkarılan 87 yaşındaki Maricarmen Abascal'ın tahliyesi oldu. Abascal, dairesini satın alan yatırım fonunun talep ettiği %230'luk kira artışını karşılayamayacağını söylemişti.
Bu durum on binlerce insanın sokaklara dökülmesine yol açtı. Madrid'in merkezindeki Puerta del Sol meydanında 2011'deki indignados (öfkeliler) hareketini anımsatan devasa bir çadır kampı kuruldu. Hafta sonu boyunca ülke çapında büyük gösteriler düzenlendi.
Seçim hesapları
Anketler PP'yi Sanchez'in partisinin çok önünde gösterse de başbakan, konut sorununa odaklanmanın ve sağın kriz planlarını reddetmesinin solcu seçmenleri harekete geçirebileceğini düşünüyor. Konut meselesi, hükümetin 48 saat içinde 70 bin civarında insanın Fas'tan İspanya'nın Kuzey Afrika'daki Ceuta yerleşim bölgesine geçmesiyle patlak veren krizi ele alış biçimine yönelik eleştirilerden de dikkati başka yöne çekiyor.