Sandık Anlamını Yitirmemeli: Demokrasi Üstüne Ciddi Bir Sınav

| | 3 dk okuma (522 kelime)
Sandık Anlamını Yitirmemeli: Demokrasi Üstüne Ciddi Bir Sınav

Seçme-seçilme hakkı ve sandık iradesine saygı, ülkede yaşanan tartışmalarla birlikte sert bir sınamadan geçiyor. Demokratik ilkelere dair kaygılar derinleşiyor.

Demokrasi açısından çok ciddi bir sınamayla karşı karşıyayız. En temel ilkelerden biri risk hattında: "Sandık ve sonuca saygı".

Seçme-seçilme hakkı ve millet iradesinin yansımasının olmazsa olmazı sandık ve sonuca saygı konusu, büyük bir tartışmanın merkezinde. "Suçlu sandık" diyemeyeceğimize göre yanlış yollara karşı partiler üstü net bir duruş şart. Ancak "ama"lar bitmiyor; demokratik, laik, hukuk devleti ilkesindeki aşınmalar sürmeye devam ediyor.

Yerel seçimlerde muhalefetin kazandığı yerlerde iktidar cephesi namına bir tuhaf "transfer yolculuğu" hep birlikte izleniyor. CHP'ye mutlak butlan kararı, partinin dağılması, yeni partilere baskının tam gaz sürmesi derken tartışmalı tutuklamalar, şafak operasyonları, "bagajı dolu" olanların iktidara boyun büken halleri, yandaş-rant ilişkileri, üye ve başkanların seçildikleri partiden taban tabana zıddına geçivermelerinin sonu gelmiyor.

Operasyonlar ve "transferler" sıklaşıp tehlikeli bir sıradanlığa dönüştükçe aldığı oy adresini tersine çevirenin, utanma çizgisini aştığı görülüyor.

Muhalefetin Belediyelerine Yönelik Operasyonlar Sürüyor

Muhalefetin elindeki büyükşehir belediyelerine yönelik operasyonlarda son durak geçen hafta Mersin oldu. Kimi yorumda Vahap Seçer'in olası bir cumhurbaşkanlığı adaylığının önünün kesilmesinin amaçlandığı iddia edildi. İstanbul'da Üsküdar Belediyesi'ne yönelik demokratik ilkelerle bağdaşmayan tavır tartışılırken yeni dalgalara Eyüpsultan ve Ataşehir de eklendi. Sürecin taşlarının İBB'ye doğru döşendiğine ilişkin iddialar artıyor.

İBB Meclisi'nde CHP'nin, "Cumhur" karşısındaki üye farkının 12'ye gerilediğine işaret ediliyor. Peki belediyeleri sandık dışı yollarla kendisine "döndüren" bir iktidarın bunu bir başarı öyküsü olarak açıklaması, toplumsal tepkiyi görmemesi mümkün mü? Görüp yine de devam etmesi, demokratik ilkelere ve seçmenin iradesine saygı ilkesi çerçevesinde açıklanabilir mi? "Kontrollü bir muhalefet" oluşturularak demokrasi kültürü inşa edilebilir mi?

Sandık İradesine Saygı Noktasında Güçlü Duruş Önemli

Türkiye'nin demokrasi yolculuğu hiçbir zaman kolay olmadı. Ama tüm zorluklara karşın sandık iradesine saygı noktasında güçlü duruş bir şekilde hep sergilendi. Bu iradeyi aşındıranlara karşı seçmenin sandıkta hesap soracağı akıldan çıkmamalı. Sürekli baskı iklimiyle birlikte seçmenin "nasılsa irademe saygı gösterilmiyor" düşüncesine kapılarak sandıktan soğumasına yol açılmamalı.

Kuşkusuz katılımcı, çoğulcu demokrasilerde tek başına sandığa gitmek yeterli değil. Yoksa "Kurdum sandığı, kazandım" diyen, demokrasinin kenarından geçmeyen onca ülke örneği var. Olması gerekenler şu şekildedir:

  • Anayasal temel hak ve özgürlükler çerçevesinde seçme-seçilme, kampanya yapma olanağının ülkenin her bölgesinde ayrım gözetmeksizin sağlanması
  • Güçler ayrılığı ilkesine uyulması
  • Baskı ve korku iklimine geçit verilmemesi
  • Seçmenin katılımı ve sandık güvenliğinin sağlanması

Kriz Başlıkları Ağır: Hatırlatılanlar ve Beklenenler

Ülke gündeminin kriz başlıkları oldukça ağır. Emeklinin, emekçinin isyanı meydanlarda yankılanırken iktidarın önemli isimlerinin de adının karıştığı dev fon vurgununda gözler hesap verilebilirliğin herkes için eşit olup olmayacağında. Tıpkı iktidar-yandaş yakınlığıyla suçtan aklanma arasındaki denklemin nasıl sonuç vereceğinde olduğu gibi.

Operasyonların hızına yetişmek güç. Ama fon skandallarından yeşil sahalara yolsuzluk, yozluk, etik-ahlaki aşınma ortada. Kuşkusuz öncelikle birebir suçlara karışanların adalet önüne çıkmaları gerek ama bu kirli iklime geçit veren sistemin de sorgulanması gerekmez mi?

Yemen Krizine Çekilmemeli

Dış politikada da zorlu bir süreçle karşı karşıyayız. ABD yönetiminin Ortadoğu'dan askeri gücünü çekip daha kısıtlı bir yapılanmayla etkinliğini sürdürme planları konuşuluyor. Irak'ta askerlerin işgalini sonlandırdığı açıklamalarını emperyalizmin bu coğrafyadan elini ayağını çekeceği olarak okumak fazlasıyla saflık olur. ABD çekiliyor ama çıkarlarına göre kullanacağı vekil güçlerin peşinde.

Türkiye, Suriye'den Irak ve İran'a kendi coğrafyasındaki gelişmeler ışığında son derece dikkatli adımlar atmak durumunda. Yemen'de İran destekli Husilerle Suudi Arabistan arasında patlak verebilecek büyük sıcak çatışmanın ortasına çekilme riskini göz ardı etmemek gerekiyor. Riyad-İslamabad ile imzalanan Mekke Savunma Anlaşması konusunda tüm detayların bir an önce Meclis'te paylaşılıp iktidarı, muhalefeti ve uzmanı konunun tüm yönleriyle ülkenin çıkarları açısından değerlendirmesi kritik önem taşıyor.

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri