Kocaeli'deki tersanelerde inşa edilen 99 metre uzunluğundaki Çok Maksatlı Sahil Güvenlik Gemisi (MPMS-1), düzenlenen törenle suya indirildi. Gemi, Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın (MMEA) denizdeki operasyonel gücünü önemli ölçüde artıracak.
Törende konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, denize indirilen geminin Türk mühendisliğinin, üretim kabiliyetinin ve savunma sanayiinde ulaşılan seviyenin güçlü bir eseri olduğunu belirtti. Çiftçi, aynı zamanda geminin Türkiye ile Malezya arasındaki köklü dostluğun ve geleceğe birlikte yürüme iradesinin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti.
"İnanıyorum ki Malezya denizlerinde görev yapacak bu gemi, iki kardeş ülke arasındaki dostluğun ve stratejik iş birliğinin de güçlü sembollerinden biri olacaktır." diyen Bakan Çiftçi, iki ülke arasındaki gönül bağının kilometrelerle ölçülemeyeceğini vurguladı.
Bakan Çiftçi, ortak değerler, tarihî ve kültürel bağlar, karşılıklı saygının iki ülkeyi birbirine yakınlaştırdığını ifade ederek, savunma sanayii alanında son yıllarda ulaşılan seviyenin kardeşliğin en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Savunma sanayii iş birliğinin ortak üretim, teknoloji transferi ve bilgi paylaşımı temelinde daha ileri noktalara taşınması hedefleniyor.
Günümüzde deniz güvenliğinin yalnızca denizlerdeki asayiş faaliyetleriyle sınırlı olmadığını belirten Çiftçi, kaçakçılık, yasa dışı balıkçılık, düzensiz göç ve organize suçlarla mücadeleye ek olarak arama kurtarma ve afet çalışmalarının da deniz güvenliği kapsamında olduğunu hatırlattı.
Geminin teknik özelliklerine dair bilgi veren Çiftçi'nin aktardığına göre geminin öne çıkan özellikleri şunlar:
- Yaklaşık 99 metre uzunluk ve 3 bin 300 ton deplasman
- İkmal yapmaksızın 30 güne kadar denizde kalabilme kapasitesi
- Gözetleme ve karakol faaliyetlerinden kaçakçılıkla mücadeleye kadar geniş operasyon yelpazesi
- Arama kurtarma ve insani yardım faaliyetlerine destek imkânı
Geminin teknolojik altyapısında ASELSAN ve HAVELSAN gibi millî savunma sanayii kuruluşlarının etkin rol oynadığını vurgulayan Çiftçi, ileri teknoloji sistemlerinde bu kuruluşların kabiliyetlerinin kullanılmasının ayrı bir iftihar vesilesi olduğunu belirtti.
Bakan Çiftçi, "Biz teknolojiyi dostlarımızdan esirgeyen değil, dostlarımızla birlikte geliştiren bir Türkiye anlayışıyla hareket ediyoruz" diyerek, dostluğun güvenle, güvenin iş birliğiyle, iş birliğinin birlikte üretilen eserlerle kalıcı hâle geldiğini ifade etti.
Görüşmelerde Yeni Projeler Masaya Yatırıldı
Törenin ardından iki bakan başkanlığındaki heyetler arasında ikili görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede şu konular ele alındı:
- Göç ve organize suçlarla mücadele alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi
- Emniyet Genel Müdürlüğü alanlarında ortak çalışmalar
- Çok amaçlı koruma platformu yapımına ilişkin iş birliği
- Savunma sanayiinde ortak üretim, teknoloji transferi ve bilgi paylaşımı
Görüşmede Türkiye'nin yerlilik ve millilik oranının yüzde 80'lerin üzerine çıktığına dikkat çeken Çiftçi, insansız hava ve kara araçlarından tanklara kadar geniş bir alanda üretim yapıldığını ve bu kapasitenin yalnızca kendi ihtiyaçları için değil, dost ülkelerle iş birliği geliştirmek için de kullanıldığını vurguladı.
Çiftçi, DESAN firmasının üstlendiği ikinci geminin de en kısa sürede denize indirileceğini, ayrıca Çok Amaçlı Koruma Platformu ve Çok Maksatlı Destek Gemisi projelerinin savunma sanayii iş birliğine yeni bir ivme kazandıracağını belirtti.
Malezyalı Bakan: "Geminin Ötesinde Bir Güven Sembolü"
Törende konuşan Malezya İçişleri Bakanı Saifuddin Nasution bin İsmail, Türkiye'nin özellikle MİLGEM programı kapsamında donanmasına sunduğu fırkateynlere dikkat çekti. Gemi inşasının kolay bir iş olmadığını belirten İsmail, MPMS-1'in Malezya deniz kuvvetlerinin önemli bir gücü olacağını kaydetti.
İsmail, "Daha da önemlisi özellikle Malezya-Türkiye ilişkilerinde yeni bir çığır açılıyor. MPMS-1, gemiden de öte kendisi bir güven sembolü" diyerek, ortak adanmışlık ve çalışkanlığın iki ülkenin sembolü olduğunu ifade etti.
Malezya'nın deniz ülkesi olduğuna dikkati çeken İsmail, yabancı gemilerin ihlali, yasa dışı balıkçılık, insan kaçakçılığı gibi sınırlar ötesi deniz suçlarıyla karşılaştıklarını belirterek, MPMS-1'in hizmete girmesiyle yanıt kabiliyetlerinin artacağını vurguladı.