Eylül ayında patlak veren ve yaklaşık 450 bin yatırımcının mağduriyetine yol açan fon krizinde hukuki süreç hız kazanıyor. Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yöneticilerinin de aralarında bulunduğu dört kişinin daha tutuklanmasıyla soruşturma genişledi. Fatma Betül Sayan Kaya'nın da tutuklular arasında yer aldığı dosyada cezaevine gönderilen şüpheli sayısı 117'ye ulaştı.
MAĞDURLAR İÇİN 8 MADDELİK DAVA REHBERİ
Yüz binlerce kişinin alacaklı konumundan tasfiye kapsamına alındığı 17 Eylül tarihli SPK kararı sonrasında gözler idari yargıya çevrildi. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Sermaye Piyasası Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rauf Karasu ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İdare Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Çağlayan, mağdurların hak arama süreçlerine ışık tutan bir rehber yayımladı. Bilimsel bir dergide makale olarak da yer alacak çalışmanın özetinde SPK'ya karşı idari dava yolları sekiz kritik soruyla cevaplandı.
1. GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
Soru 1: Dava hangi mahkemede ve hangi şehirde açılmalıdır? Yanlış mahkemede dava açmak hak kaybına yol açar mı?
Dava açılacak mahkeme ve şehir, kararın hukuki niteliğine göre belirlenir:
- Danıştay: Karar, ülke çapında uygulanacak genel ve düzenleyici bir işlem niteliğindeyse dava, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da açılır (2575 sayılı Kanun m. 24). Kararın çok sayıda yatırımcıyı etkilemesi, tek başına Danıştay'ı görevli kılmaz.
- İdare Mahkemesi: Karar; belirli fonlara ve mevcut somut durumlara yönelik bireysel bir işlem niteliğindeyse idare mahkemesi görevlidir (2576 sayılı Kanun m. 5).
- Kişisel Görüş: Söz konusu işlem, belirli fonlara ilişkin oluşan somut soruna yönelik alınan bir karar olduğu için Danıştay'da değil, idare mahkemesinde açılmalıdır.
- Yetkili Şehir: İdare mahkemesinin görevli olması halinde genel kural uyarınca, işlemi tesis eden SPK merciinin bulunduğu yerdeki (Ankara) idare mahkemesi yetkilidir (İYUK m. 32).
- Görev ve Hak Kaybı Güvencesi: Unutulmamalıdır ki idare mahkemesinde veya Danıştay'da açacağınız dava ile dava açma süreniz korunur. Mahkeme kendisini görevli görmezse dosya ilgili mahkemeye gönderilir ve herhangi bir hak kaybı oluşmaz.
Soru 2: SPK'nın kriz öncesindeki denetim ihmali nedeniyle açılacak tazminat davasında yetkili mahkeme nasıl belirlenir? Her durumda Ankara mahkemeleri mi yetkilidir?
İdare mahkemesinin görevli olduğu ve özel bir yetki kuralının bulunmadığı durumlarda, idari işlemi yapan Sermaye Piyasası Kurulunun merkezi Ankara'da olduğundan, dava Ankara İdare Mahkemelerinde açılmak zorundadır (İYUK m. 32).
2. DAVA VE BAŞVURU SÜRELERİ
Soru 3: 17 Eylül kararına karşı dava açma süresi nedir, süre ne zaman başlar ve son gün ne zamandır?
17 Eylül kararına karşı dava açma süresi genel olarak 60 gündür (İYUK m. 7).
- Süre Başlangıcı: 60 günlük süre, kararın SPK bülteni ile mevzuata uygun şekilde ilan edildiği 17 Eylül tarihinde başlar. Buna göre davanın en geç 16 Kasım 2026 Pazartesi günü açılması gerekir.
Soru 4: Denetim ihmaline dayalı tazminat davası açmadan önce bir yere başvurmak gerekir mi? Süre sınırları nelerdir?
Evett, doğrudan dava açılamaz; önce idareye başvuru zorunluluğu vardır. SPK'nın bağımsız idari eylemsizliğinden veya hizmet kusurundan doğan zararlar için İYUK m. 13 uyarınca öncelikle SPK'ya yazılı bir tazminat başvurusu yapılmalıdır.
- Başvuru Süresi: Bu başvuru, denetim ihmalinin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her durumda eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde yapılmalıdır.
- Dava Açma Süresi: SPK, yapılan bu başvuruya 30 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır. Bu 30 günlük sürenin bittiği tarihten itibaren genel dava süresi olan 60 gün içinde tam yargı davası açılmalıdır.
Soru 5: Tazminat başvurusu, 17 Eylül kararına karşı olan 60 günlük dava açma süresini durdurur mu?
Hayır, kendiliğinden durdurmaz. Kriz öncesi bağımsız denetim ihmali nedeniyle yapılan İYUK m. 13 kapsamındaki tazminat başvurusu ile 17 Eylül idari işlemine karşı açılacak davanın süreleri hukuken ayrı değerlendirilir. İşlemin kaldırılması veya değiştirilmesi amacıyla İYUK m. 11 kapsamında yapılan başvuruların süreye etkisi farklıdır; bu nedenle iki ayrı süreç birbiriyle karıştırılmamalıdır.
Soru 6: Her yatırımcının iptal davası açmasına gerek var mı? Dava açmayan diğer yatırımcılar iptal kararından yararlanabilir mi?
İdari yargı hukukunda iptal kararları geriye yürür ve objektif sonuçlar doğurur.
- İptal Kararından Yararlanma: Bir veya birden fazla yatırımcının açtığı dava sonucunda 17 Eylül kararı mahkemece iptal edilirse, bu karar hukuk aleminden tamamen silinir. Dolayısıyla dava açmayan diğer yatırımcılar da bu iptal kararının sonuçlarından yararlanabilir; Kurulun kararı hiç alınmamış gibi hukuki durumları eski haline döner. Bu yönüyle her yatırımcının mutlaka ayrı bir iptal davası açması şart değildir.
- İptal Davası Açmayanın Tam Yargı Hakkı: İptal davası açmayan kişiler de tam yargı davası açabilir. İYUK m. 12 uyarınca, bir idari işlem nedeniyle hakları ihlal edilenler, bu işlemin iptali davası başka bir yatırımcı tarafından açılıp iptal kararı verildikten sonra, bu kararın kendilerine tebliğ veya ilanı tarihinden itibaren 60 gün içinde doğrudan tam yargı davası açma hakkına kavuşurlar. Ancak başkasının açtığı davanın reddedilme ihtimali veya dava sürecinin uzun yıllar alabileceği riski göz önünde bulundurulmalıdır. Risk almamak adına her yatırımcının kendi yasal süresi içinde iptal ve tazminat taleplerini ileri sürmesi en güvenli yoldur.
3. TALEPLERİN BİRLİKTE İLERİ SÜRÜLMESİ VE DAVA STRATEJİLERİ
Soru 7: İptal ile tazminat talebini aynı davada isteyebilir miyim? Her üç yöntem mümkün müdür?
Evett, İYUK m. 12 uyarınca her üç yöntem de hukuken mümkündür:
- Birlikte Açma: 17 Eylül kararının iptali ile bu karardan doğan tazminat talebi aynı dilekçeyle birlikte ileri sürülebilir. Bu durum mahkemeyi kendiliğinden Danıştay yapmaz, görev kuralları yine işlemin niteliğine göre belirlenir.
- Sadece Tazminat: İptal davası açılmadan, doğrudan ve sadece idari işlemden doğan zararlar için tam yargı davası açılabilir.
- Önce İptal Sonra Tazminat: Önce iptal davası açılıp, bu davanın kesinleşmesinden veya kanunda belirtilen aşamalardan sonra süresi içinde ayrı bir tazminat davası açılması da mümkündür.
Soru 8: İptal davası ile denetim ihmali talebimi aynı dilekçede birleştirebilir miyim?
Bu iki talebin aynı dilekçede birleştirilmesine her durum için kesin olarak "evet" denilemez. Çünkü denetim ihmali için İYUK m. 13 uyarınca zorunlu bir ön başvuru şartı bulunurken, idari işlem davası doğrudan açılabilmektedir. Ancak 17 Eylül kararının iptali talebiyle açılacak davada, idarenin kriz öncesindeki denetim eksiklikleri ve ihmalleri, işlemin hukuka aykırılığını ortaya koymak adına kusur ve gerekçe unsurları bağlamında mahkemeye anlatılabilir.
Özellikle, 17 Eylül kararına karşı iptal ve tazminat isteminde bulunulması, bağımsız denetim ihmali için gerekli olabilecek İYUK m. 13 başvurusunun yerini kendiliğinden tutmaz. İhtiyatlı yaklaşım, işlem davasının süresini korurken bağımsız ihmal için ayrıca SPK'ya başvurmaktır.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!