Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin sürdürülen soruşturmada dönemin Adli Tıp Kurumu görevlileri İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç. hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, Denizolgun'un otopsi işlemine ait video kaydının bulunup bulunmadığı konusunda savcılığa verilen yanıtlar ayrıntılı biçimde ele alındı.
Savcılık ATK'den video ve fotoğraf kaydı istedi
Başsavcılık, Adli Tıp Kurumu'ndan Denizolgun'un otopsi işlemine ilişkin video ve fotoğraf kayıtlarının kendilerine gönderilmesini talep etti. Kurum tarafından 5 Haziran 2026 tarihinde savcılığa iletilen dosyada 145 fotoğraf yer aldı. Ancak gönderilen yanıtta otopsiye ait video kaydının bulunmadığı belirtildi.
Bunun üzerine savcılık, otopsi işlemine dair video kaydı olup olmadığının yeniden araştırılmasını istedi.
'Video yok' denildi, birkaç gün sonra kaydın bulunduğu bildirildi
İddianamye göre; 18 Ağustos 2026 tarihinde fethi kabir kararı verildi ve bir gün sonra işlemin gerçekleştirildi. Adli Tıp Kurumu'nun aynı gün savcılığa gönderdiği yazıda ise otopsiye ilişkin video kayıtlarının bulunduğu ve kendilerine iletildiği bildirildi.
Şüphelilerin ifadelerine de yer verilen iddianamye göre durum şöyle özetlendi:
- S.Ç., 145 fotoğrafı teslim ettiğini söyledi.
- Ç.K., "video kaydı yoktur" yanıtını verdiğini belirtti.
- İ.Ç., "video yoktur" yazan müzekkereyi onayladığını kaydetti.
Kurum içi soruşturmada kınama cezası verildi
Adli Tıp Kurumu tarafından üç şüpheliye yönelik ayrı bir idari soruşturma yürütüldüğü ve bu süreçte şüphelilere kınama cezası verildiği iddianamede aktarıldı.
Resmi belgede sahtecilik suçlaması
Savcılık, şüphelilerin ATK çalışanı olmaları nedeniyle kamu görevlisi statüsünde bulunduklarını belirtti. İddianamye göre; şüpheliler, Denizolgun'un otopsisine ait video kaydı bulunmasına rağmen savcılığa gönderilen müzekkereye gerçeğe aykırı biçimde "video kaydı yoktur" yanıtını verdiler.
Bu eylemin "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçu kapsamında kaldığı ve şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu ifade edildi.
İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç. hakkında söz konusu suçtan 3'er yıldan 8'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.