Geri Dön

Çağlayan'da tarihi dava: Netanyahu'nun yargılandığı davada mağdurlar ifade verdi

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

| | 3 dk okuma (536 kelime)
Çağlayan'da tarihi dava: Netanyahu'nun yargılandığı davada mağdurlar ifade verdi

Gazze'ye insani yardım taşıyan sivil filolara yönelik saldırılarla ilgili 35 sanıklı dava Çağlayan Adliyesi'nde başladı. Aralarında İsrail Başbakanı Netanyahu'nun da bulunduğu sanıkların işkence ve soykırım suçlarından cezalandırılması talep ediliyor.

İsrail'in 2025 yılında Gazze'ye insani yardım ulaştırmak üzere yola çıkan sivil filolara yönelik saldırılarına ilişkin 35 sanıklı dava, İstanbul Çağlayan Adliyesi'ndeki 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı.

Davada aralarında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Itamar Ben-Gvir'in de bulunduğu 35 sanık yer alıyor. 101 mağdurun temsil edildiği dava kapsamında sanıkların işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, deniz ulaşım araçlarının kaçırılması, soykırım ve insanlığa karşı suçlardan cezalandırılması talep ediliyor.

Sabah saatlerinde başlayan duruşmada müşteki filo katılımcıları ve avukatları dinlenmeye devam ediyor.

Adliye önünde basın açıklaması

Dava sürerken Çağlayan Adliyesi önünde aktivistler ve müşteki avukatları tarafından geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenlendi.

Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) Başkanı Av. Enes Kafadar, evrensel yargı yetkisi kapsamında açılan davanın ilk duruşmasının görüldüğünü belirterek, "Gazze'de işlenen soykırım vicdanlarda derin yaralar açtı. Bu yaralar uluslararası toplumun adalet arayışını körükledi ve adalet arayışı daha önce hiç olmadığı kadar güçlü hale geldi. Bu gelişmeler neticesinde İsrail ve yetkilileri aleyhine hem uluslararası mahkemelerde hem de evrensel yargı yetkisi prensibiyle ulusal mahkemelerde peş peşe tarihi davalar açılmaya başlandı" dedi.

Kafadar, içeride görülen dosyanın yalnızca sivil insani yardım filolarına yönelik haksız müdahalelerin yargılandığı dar kapsamlı bir dava olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti:

"İddianamede de net bir şekilde ifade edildiği üzere; bu eylemler, sivil nüfusa karşı yürütülen sistematik aç bırakma ve yok etme politikasının, yani doğrudan soykırım ve insanlığa karşı suçların açık denize uzanan bir parçasıdır. Bugün insani yardım filolarında bulunan ve suçtan zarar gören mağdurlar bizzat mahkeme heyeti huzurunda ifadelerini verdi. Yıllardır susturulmaya çalışılan hakikatler, şu an mahkeme tutanaklarına resmi olarak geçmektedir."

20 ülkede hukuki süreç sürüyor

Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Danışmanı Av. Hüseyin Dişli, filolara yapılan saldırıların ardından pek çok ülkede hukuki süreçler başlattıklarını açıkladı. Dişli'nin aktardığına göre:

  • Sadece 2025 yılındaki müdahalelerle ilgili olarak 20 ülkede hukuki süreç devam ediyor
  • Bu süreçleri en önde götüren ülke Türkiye
  • 16 Ekim'de Roma Başsavcılığı'nın yayınladığı basın bülteni ile iddiaların gerçekliği uluslararası düzeyde tescillendi
  • Avrupa adli işbirliği kapsamında 11 Avrupa ülkesiyle yeknesak bir delil sistemi kuruldu

Dişli, filoya karşı işlenen suçların savcılık iddianamesinde ifade edildiği gibi soykırım bağlamında ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "26 Mayıs 2026 tarihinde Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne bir başvuruda bulunmuştuk. Bu dosyanın ilerlemesiyle uluslararası yargıda da çok önemli sonuçlar alacağımıza inanıyoruz. Burada yapılan yargılama, uluslararası hukukta son derece geçerli ve bağlayıcı bir yargılamadır. Bu süreçler büyüyerek devam edecek" ifadelerini kullandı.

Gazze bir soykırım kampıdır

Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür, Gazze için açık hava hapishanesi ifadesinin artık yetersiz kaldığını belirterek şöyle konuştu:

"Uluslararası hukuka göre suçlu bir mahkumun bile 4 temel hakkı bulunur: gıdaya, temiz suya, temiz havaya ve hastalandığında ilaca ulaşma hakkı. Gazze'de buna izin verilmiyor. Şunu açıklıkla söylemek gerekiyor: Gazze bir açık hava hapishanesi değil, bir soykırım kampıdır."

"Netanyahu hesabını verecek"

Özgürlük Filosu katılımcılarından Milletvekili Sema Silkin Ün, "Dünyada adalet bekleyen milyonların gözünün kulağının burada olduğunun bilinciyle bu mahkemede yer aldık. Bu mahkemeden çıkacak karar, İsrail'in cezasızlık algısına çok büyük bir adalet darbesi vuracaktır" dedi.

Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe de "Katil Netanyahu ve İsrail yaptıkları zulmün hesabını muhakkak verecek. Bu dava ve bundan sonra açılacak davaları hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz" açıklamasında bulundu.

Mazlum-Der Başkanı Av. Kaya Kartal ise "Artık bu cezasızlık psikolojisi sona erer ve İsrail rejimi gerek Türkiye'de gerek dünyanın çeşitli coğrafyalarında devam eden davalarda cezalar alarak soykırımcı olarak yaftalanır. Avukatların, sivil toplumun, basının ve aktivistlerin bu davadan elini çekmemesi lazım" diye konuştu.

Basın açıklaması, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri