Boğaziçi'nde öğrenci lokması 85 liraya çıktı: 'Savurganlık olmasa yemek daha ucuz olurdu'

| | 3 dk okuma (419 kelime)
Boğaziçi'nde öğrenci lokması 85 liraya çıktı: 'Savurganlık olmasa yemek daha ucuz olurdu'

Boğaziçi Üniversitesi'nde yemek fiyatları bir yılda yüzde 70 artarken, üniversiteden ihraç edilen Prof. Dr. Tuna Tuğcu, ihalelerde savurganlık ve rant iddialarına dikkat çekti.

Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrenci yemek fiyatlarındaki artışlar tepkilere neden olmaya devam ederken, üniversiteden ihraç edilen Prof. Dr. Tuna Tuğcu, fiyat artışlarının perde arkasındaki iddiaları kamuoyuyla paylaştı.

Tuğcu, öğrenci yemek ücretinin bir yılda 40 liradan 85 liraya yükseldiğini belirterek, dört kez zam yapıldığını ve bunun yüzde 70'lik bir artışa karşılık geldiğini vurguladı. Aynı dönemde Türkiye'deki enflasyon oranının ise yüzde 38 olduğunu hatırlatan Tuğcu, fiyat artışının neredeyse enflasyonun iki katı olduğuna dikkat çekti.

"Öğrenciler haklı bir protesto yürütüyor. Haklılıkları matematiksel olarak görülüyor" diyen Tuğcu, yemek ücretlerindeki artış ile ekonomik göstergeler arasındaki farkın sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Yemek ücreti 85 lira ile de kalmayacak

Tuğcu, yemek ihalesine ilişkin bilgilerin kamuya açık olduğunu ve ihale şartnamesinin Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinden incelenebileceğini söyledi. Şartlara göre öğrenci yemek ücretinin yıl içinde yeniden artacağının görüldüğünü belirtti.

759 milyon liralık ihale

Tuğcu, yemek ihalesinin 2025 yılında yaklaşık 759 milyon lira bedelle gerçekleştirildiğini ve yüklenici firmaya porsiyon başına 242 lira ödeme yapılmasının taahhüt edildiğini öne sürdü. Bu nedenle yıl içerisinde sürekli fiyat farkı oluştuğunu aktaran Tuğcu, üniversitelerin öğrenci yemeklerini sübvanse etmesi gerektiğini kaydetti.

"Tüm üniversitelerde öğrencilere yemek verilirken yemek ücretleri üzerinden bir sübvansiyon sağlanır. Boğaziçi Üniversitesi'nin gelirleri eğer doğru kullanılsaydı enflasyon bu şekilde öğrencilere yansıtılmazdı" diye konuştu.

İhaleler 21. maddeyle adrese teslim mi?

Tuğcu, birçok ihalede rekabetin sağlanması gerekirken, üniversite yönetiminin Kamu İhale Kanunu'nun 21. maddesindeki "milli güvenlik sırları ve acil durum" kapsamında davet usulüyle adrese teslim ihale yapıldığını savundu.

Örnek olarak lojman inşaatı ihalesini gösteren Tuğcu, "Lojman inşaatı nasıl milli güvenlikle ilgili olabiliyor ya da nasıl bir aciliyeti var ki açık ihale yerine doğrudan 1.3 milyar liraya bir firmaya adrese teslim usulü verildi?" sorusunu yöneltti.

Üniversitede buna benzer çok sayıda ihale bulunduğunu savunan Tuğcu, kamu kaynaklarının kullanım biçiminin öğrencilerin ödediği yemek ücretleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti ve şunları ekledi:

"Eğer bu tür savurganlıklar ve rant olmasaydı öğrenciler yemeği daha ucuza yerdi, protestolara gerek kalmazdı."

'YÖK'e belgelerle şikâyet ettim'

Tuğcu, üniversitedeki usulsüzlük iddialarını daha önce YÖK'e belgeleriyle birlikte taşıdığını ancak soruşturma açılmayacağı yönünde yanıt aldığını öne sürdü.

"Ben YÖK'e belgeleri ile defalarca şikâyet ettim ama soruşturma açılmayacağına dair cevap aldım. Ama aynı YÖK benim savunmamı dahi almadan beni okulumdan, öğrencilerimden, hocalığımdan kopardı. Kamu hizmetinden beni ihraç etti. Yapılanlar usulsüz ve hukuksuz." diyen Tuğcu, YÖK'ün üniversite yönetimine ilişkin iddiaları soruşturmadığını da ifade etti.

Tuğcu, "Dolayısıyla YÖK de bu suçlara bilinçli şekilde ortak olmayı tercih ediyor" şeklinde konuştu.

X hesabına erişim engeli

Tuğcu ayrıca, yemek ihalesi başta olmak üzere çeşitli iddiaları kamuoyuna aktardığı X hesabına erişim engeli getirildiğini söyledi. Erişim engelinin gerekçesinin kendisine bildirilmediğini öne süren Tuğcu, "Yemek ihalesindeki usulsüzlük olmak üzere birçok usulsüzlüğü kamuoyuna aktarmayayım diye X hesabıma da erişim engeli geldi. Gerekçe bile yok" ifadelerini kullandı.

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri