Belediye başkanları gözaltında: Fatma Betül Sayan Kaya'ya neden dokunulmuyor?

| | 3 dk okuma (487 kelime)
Belediye başkanları gözaltında: Fatma Betül Sayan Kaya'ya neden dokunulmuyor?

Muhalif belediyelere yönelik gözaltı ve tutuklamalar sürerken, fon soruşturmasında adı geçen eski bakan hakkındaki sessizlik tartışma yarattı. Hukukçular usule uygun soruşturma çağrısı yaptı.

Yargı gündemi Türkiye'de oldukça hareketli bir seyir izliyor. Bir yandan muhalif belediyelere yönelik açılan soruşturmalar kapsamında sabah baskınları, gözaltı ve tutuklama kararları art arda gelirken, diğer yandan sermaye piyasasındaki usulsüzlük iddialarına ilişkin fon soruşturması ve futboldaki bahis ile MHK soruşturması da devam ediyor.

Bu denli yoğun bir yargı atmosferinde, muhalif Mersin Büyükşehir Belediyesi, Eyüpsultan Belediyesi ve Ataşehir Belediyesi'ne açılan soruşturmaları takiben belediye başkanlarının gözaltına alınması, kamuoyunda geniş bir tartışmayı beraberinde getirdi. Aynı süreçte, fon soruşturmasında adı geçen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'ya ilişkin 2,2 milyar TL'lik usulsüz kazanç iddiası hakkında herhangi bir idari veya adli işlem yapılmamış olması ise soru işaretleri doğurdu.

Kılığını kıpırdatmayan güdümlü yargı

Ataşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonu işaret eden YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, sert bir tepki gösterdi. Emir, "Asrın vurgunu ile milletin parasını gasp edenler, milletin oyununu da gasp etmekten çekinmiyor. Fatma Betül Sayan Kaya için kılını kıpırdatmayan güdümlü yargı, iş muhalif bir belediyeye çökmeye gelince anında harekete geçti. Adalet teraziniz batsın" ifadelerini kullandı.

YENİ Parti Ordu Milletvekili Seyit Torun ise Mersin Büyükşehir Belediyesi operasyonundaki görüntülere atıfta bulunarak, bir kadının geceliği ile çekilen görüntülerin paylaşıldığını hatırlattı ve şöyle dedi: "Fatma Betül Sayan Kaya ifadeye bile çağrılmıyor, ama kendilerinden olmayanın kapısına dayanıp rezil etmeye kalkıyorsunuz. Yazıklar olsun."

İktidar içinden de Kaya'ya tepki

Eski bakan Kaya'ya yönelik eleştiriler yalnızca muhalefetle sınırlı kalmadı. AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, "Bir sürü insanın, engelli kardeşlerimizin hakkını elinden aldık. Fatma Betül yesin diye mi? Kimse kusura bakmasın. Herkes bedelini ödesin" diyerek partisinden gelen sert eleştirilere katıldı.

Ayrıca yakın zamanda AKP'den ihraç edilen eski MKYK Üyesi Mücahit Birinci de konuya ilişkin "Hiç mi vicdan yok, Allah'a iman da mı yok?" şeklinde tepki gösterdi.

Hukukçular çifte standart uyarısı yaptı

Av. Bülent Yücetürk, iktidarın son dönemdeki operasyonlarla İBB'deki çoğunluğu değiştirmeyi hedefleyen bir süreç yürüttüğünü vurgulayarak, belediye operasyonları ile fon soruşturması arasında belirgin bir çift standart tespit etti. Yücetürk'ün öne çıkan değerlendirmeleri şunlar:

  • "Bir tarafta alabildiğine soruşturmanın usule uygun olmayışı, diğer tarafta her şeyi gizlenen bir soruşturma. Bu durum, soruşturma makamlarının muhalif kimliklere ne kadar usule aykırı, iktidara da ne kadar çekinerek davrandığını gösteriyor."
  • "Gözaltı için kaçma şüphesi, delillerin karartılması durumuna ve suçun mahiyetine bakılır. Ancak tweet atan, espri yapan kişilere direkt gözaltı yapılıyor. Bu da çifte standart. Usulüne uygun bir süreç yürütülmedi."
  • "Bir insan fona girebilir, para kazanabilir ve çıkabilir. Ancak bu eylemleri içeriden bilgi alıyorsa suç var demektir."

Yücetürk, sözlerini şu çağrı ile tamamladı: "Bizim istediğimiz, tüm soruşturmaların anayasaya uygun, usul hükümlerine uygun yürütülmesidir."

"Kendi pisliklerini herkese çekerek kapatmaya çalışıyorlar"

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz ise Türkiye'de iktidar için başka, muhalefet için başka bir hukuk düzeninin işlendiğini savundu. Boyunsuz'un öne çıkan ifadeleri şöyle:

  • "Rejimin ana karakteri bu. İçlerinden birilerini feda edeceklermiş gibi gözükseler de yapamazlar; çünkü çözünürler. Fon soruşturmasının sonuna kadar gidilmesini düşünmek hayal."
  • "Belediye başkanlarının tutuklanması için kendilerinkilerinin evinden kilo kilo altın çıkması lazım ama çıkmıyor."
  • "Adalet Bakanı'nın eşi SPK'de, kim kimi denetliyor? Kendi pisliklerini, herkesi o pisliğe çekerek kapatmaya çalışıyorlar."

Uzmanlar, yargı sürecinde yaşanan bu çarpıklıkların hukuk devleti ilkesini zedelediğine ve tüm soruşturmaların eşitlik ve usul kurallarına uygun yürütülmesinin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri