Avrupa'nın yeni batarya üssü: Bulgaristan enerji devrimiyle öne çıkıyor

| | 4 dk okuma (779 kelime)
Avrupa'nın yeni batarya üssü: Bulgaristan enerji devrimiyle öne çıkıyor

Büyük ölçüde özel sermayeyle finanse edilen batarya depolama yatırımlarıyla Bulgaristan, Güneydoğu Avrupa'da öncü bir enerji merkezine dönüştü.

Bulgaristan, güneş enerjisinin depolanmasına yönelik yatırımlarda dikkat çekici bir hızla büyüyor. Ülkede çatılarda ve balkonlarda güneş panelleri yaygın olmasa da tarlalar, çayırlar ve kullanılmayan sanayi arazilerinde enerji üretimi hızla artıyor. 2020'li yıllardan bu yana giderek daha fazla güneş enerjisi santrali kuruluyor.

Güneşin yoğun olduğu saatlerde üretilen elektriğin israf edilmemesi için 2024'ten itibaren batarya depolama sistemlerinin kurulumu hız kazandı. Sektör birliği SolarPower Europe'a göre Bulgaristan, 2025'te batarya depolama kapasitesi bakımından Avrupa'nın ilk beş ülkesi arasına girdi.

Bulgaristan'ın batarya depolama kapasitesi 14,7 GWh'nin üzerinde seyrediyor. Bulgaristan Enerji Üreticileri ve Tüccarları Birliği APSTE Başkanı Nikola Gazdov, kapasitenin yıl sonuna kadar 20 GWh'ye ulaşmasını bekliyor. Karşılaştırmak gerekirse Almanya'daki toplam kapasite 32 GWh'nin üzerinde; ancak bunun büyük bölümü özel hanelerde bulunuyor. Faal haldeki büyük ölçekli batarya depolama sistemlerinin kapasitesi ise yalnızca 7,35 GWh'nin biraz üzerinde.

Özel sermaye büyük itici güç oldu

Bulgaristan'daki hızlı büyümeye, koronavirüs salgını sonrası toparlanma fonu NextGenerationEU ivme kazandırdı. Yatırımların büyük bölümü özel sermayeyle finanse edildi. Bulgaristan Enerji Bakanlığı, AB kaynaklarıyla RESTORE programını başlattı ve 113 projeye 700 milyon euro destek sağladı. Bu destek, iki milyar euronun üzerinde özel sermayeyi harekete geçirdi. Altyapı yatırımları da dahil edildiğinde toplam tutarın 7 milyar euroyu bulduğu belirtiliyor.

Birçok ülkeden farklı olarak Bulgaristan'da yatırımcılar şebeke bağlantısıyla da doğrudan ilgileniyor; elektrik hatları ve trafo merkezleri inşa ediyorlar.

İş modeli oldukça basit: Elektriği gündüz ucuza satın almak, akşam daha yüksek fiyata satmak. Bataryaları şarj etmenin maliyeti megavatsaat başına ortalama 39 euro iken, depolanan elektriğin şebekeye verilmesi 161 euro gelir sağlıyor.

Demokrasi Araştırmaları Merkezi enerji uzmanı Martin Vladimirov bu durumu şöyle değerlendiriyor:

"150 MW'lık bir depolama tesisi günde 70 bin euroya kadar gelir sağlıyor. Yatırım üç yılda kendini amorti ediyor, kullanım ömrü ise 20 yıl. Bununla boy ölçüşebilecek bir getiri bulmak zor."

Vladimirov'a göre bu, son 30 yılın belirli bir alanda yoğunlaşan en büyük yatırımı ve bundan küçük bir ekonomik elit kesim faydalanıyor. Ancak girişimcilik riskinin de bu yatırımcılar tarafından üstlenildiğini ve şimdiye kadar karşılığının alındığını belirtiyor.

Depolama sistemleri sayesinde güneşten ucuza üretilen elektriğin iki ila dört saat sonra, yoğun tüketim saatlerinde kullanılabilmesi tüketicilere de fayda sağlıyor.

Batarya depolamayla elektrik ticareti

Sosyal medyada birçok kişi hızlı büyümeye rağmen bu gelişmenin faturalarına yansımadığını belirtiyor. Ancak özel haneler devlet tarafından belirlenen sabit tarifeler üzerinden elektrik kullanıyor. Sanayi şirketleri ise serbest piyasadan elektrik satın alıyor ve bu şirketler kilovatsaat başına komşu ülkelerdeki şirketlerden yüzde 10 ila 15 daha az ödeme yapıyor.

  • Romanya ve Macaristan kuraklık nedeniyle nükleer santrallerinin üretimini geçici olarak azaltmak zorunda kaldı
  • Bulgaristan elindeki enerji fazlasını ihraç ederek bölgesel krizi önledi
  • Depolama tesisleri Romanya ve Yunanistan'da üretilen güneş enerjisini de depoluyor
  • Gerektiğinde bu elektrik komşu ülkelere daha yüksek fiyatla geri satılıyor

Yüksek getiri rekor düzeydeki kapasite artışını yalnızca kısmen açıklıyor. Avrupa'nın hemen her yerinde güneş ve rüzgâr enerjisi nedeniyle elektrik borsalarındaki fiyatlar giderek daha sık sıfıra, hatta negatif seviyelere düşüyor.

Ancak diğer ülkelerde batarya depolama tesislerine yönelik izin süreçleri çok daha uzun sürüyor. Bulgaristan'da izinler hızlı veriliyor ve büyük tesisler kısa sürede şebekeye bağlanabiliyor. Planlama aşamasından ilk şarj ve deşarj döngüsüne kadar geçen süre en fazla 18 ay olarak belirtiliyor.

Batarya hücrelerinin neredeyse tamamı Çin'den geliyor

Bugüne kadarki en büyük tesis, Nova Zagora'da 650 MWh kapasiteyle faaliyet gösteriyor. Tesis, yenilenebilir enerji konusunda uzman Avusturyalı Enery ile Alman-Bulgar fotovoltaik ve depolama projesi geliştiricisi Sunotec'in ortak projesi. Lityum bataryaları ise Çinli Sungrow şirketi tarafından sağlandı.

Bulgaristan'da kullanılan bataryaların neredeyse tamamı Asya'dan ithal ediliyor. Bunun nedeni olarak en iyi fiyat-performans oranının Çinli üreticilerce sunulması gösteriliyor. Buna karşılık Çin'den doğrudan yatırım neredeyse hiç yok.

Demokrasi Araştırmaları Merkezi uzmanı Vladimirov bu durumu eleştiriyor:

"AB kaynaklarını harcıyoruz ve aynı zamanda Çin'e bağımlılığımızı artırıyoruz."

Kontrol sistemleri ve yazılım ise Bulgaristan'ın elinde kalıyor. Uzmanlar gelecekte AB desteklerinde Avrupalı üreticilere öncelik verilmesi gerektiğini vurguluyor.

Alternatif ise çok uzakta değil. Bulgar şirketi IPS, 2025'in sonundan bu yana Sofya yakınlarında büyük ölçekli bataryalar ve invertörler üretiyor. Gigafabrika herhangi bir teşvik almadan yedi ay içinde kuruldu ve AB tarafından stratejik öneme sahip bir tedarikçi olarak sınıflandırıldı. IPS, 2027'ye kadar yılda 15 GWh depolama sistemi üretmeyi hedefliyor.

Pazar henüz doygunluğa ulaşmadı

RESTORE destek programı temmuz sonunda sona erdi. Batarya depolama tesislerindeki hızlı büyümün devam edip etmeyeceği henüz netleşmedi. Ancak planlama aşamasındaki proje sayısı hâlâ oldukça fazla.

Martin Vladimirov, pazarın ileride doygunluğa ulaşacağını öngörüyor. Şebekeye ne kadar fazla batarya bağlanırsa batarya başına elde edilen gelir de o kadar azalıyor. Kömür santrallerinin üretim payı azaldıkça enerji de ucuzlayacak.

Öğle ile akşam saatleri arasındaki elektrik fiyatı farkı belli ölçüde devam edecek ancak artık eskisi kadar büyük kazanç sağlayan bir alan olmayacak. Buna rağmen depolama tesisi işletmecileri, elektrik şebekesinin istikrarına sağladıkları katkı karşılığında gelecekte gelir elde edebilir.

Bulgaristan güneş enerjisi kapasitesini artırmaya devam ederken rüzgâr enerjisindeki büyüme uzun süredir durgun. Bu nedenle güneşin az olduğu günlerde depolanabilecek elektrik fazlası pek oluşmuyor.

Nikola Gazdov hâlâ büyüme alanı bulunduğu görüşünde:

"Doygunluğa ancak komşu ülkeler de batarya kapasitesini benzer ölçüde artırdığında ulaşılacak. Güneydoğu Avrupa şu anda bunun için bir laboratuvar."

Gazdov'a göre Avrupa'daki bu dönüşümün öncüsü olmak Bulgaristan için yeni bir deneyim.

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri