Geri Dön

Asgari ücrette ilk tahmin: Ekonomist 2027 için rakam verdi, asıl tehlike ortaya çıktı!

Ayşe Demir

Editör, ekonomi ve finans uzmanı

| | 3 dk okuma (594 kelime)
Asgari ücrette ilk tahmin: Ekonomist 2027 için rakam verdi, asıl tehlike ortaya çıktı!

2027 asgari ücreti için ilk hesaplamalar yapıldı. Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, net asgari ücretin 37 bin TL seviyesinde belirlenmesini beklediğini söyledi. Aydoğmuş'a göre asıl mesele rakamın kaç lira olacağı değil, sistemsel bir reform gerekliliği.

Türkiye'de milyonlarca çalışanın merakla beklediği 2027 yılı asgari ücretine ilişkin ilk tahminler gelmeye başladı. Aralık ayında yapılacak görüşmeler öncesinde ekonomistler hesaplamalarını paylaşmaya başladı.

2026 yılında net 28 bin 75 TL olarak uygulanan asgari ücret, yıl boyunca ara zam yapılmaması nedeniyle enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybetti. Eylül ayı itibarıyla dokuz aylık enflasyon yüzde 24,32'ye ulaşırken, ekonomi yönetiminin yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 seviyesinde bulunuyor.

İLK TAHMİN: 37 BİN TL

Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, 2027 asgari ücretine ilişkin hesaplamalarını kamuoyuyla paylaştı. Aydoğmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bugün net asgari ücret 28 bin 75 TL. Orta Vadeli Program'da 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak belirlendi. Bu oran doğrudan ücrete yansıtılırsa yaklaşık 36 bin 49 TL'lik bir rakam ortaya çıkıyor. Mevcut ekonomik göstergeler ve enflasyon beklentileri çerçevesindeki tahminim, net asgari ücretin 37 bin TL civarında belirleneceği yönünde. Bu da yaklaşık yüzde 32'lik bir artış anlamına geliyor. Elbette bu bir tahmin. Nihai karar Aralık ayında yapılacak görüşmelerin ardından verilecek."

YIL BİTMEDEN 6 BİN 800 TL KAYIP

Asgari ücretin yalnızca yapılacak zam üzerinden değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Aydoğmuş, çalışanların yıl içerisinde uğradığı satın alma gücü kaybına dikkat çekti:

"Ocak ayında 28 bin 75 TL olarak belirlenen asgari ücretin, yalnızca dokuz aylık resmi enflasyon karşısındaki kaybı 6 bin 827 TL'ye ulaştı. Başka bir ifadeyle, ocak ayında 28 bin liraya alınabilen mal ve hizmetlerin aynı miktarını eylül sonunda satın alabilmek için yaklaşık 34 bin 900 TL gerekiyor. Üstelik yıl henüz bitmedi. Önümüzde üç aylık bir enflasyon daha var. Dolayısıyla 2027 yılında asgari ücrete yapılacak artışın önemli bir bölümü, çalışanlara yeni bir refah sağlamak yerine 2026 yılında kaybedilen satın alma gücünü telafi etmeye gidecek."

37 BİN TL OLSA BİLE AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALABİLİR

Aydoğmuş, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcamasını ifade eden açlık sınırının eylül ayında 37 bin 800 TL'yi aştığını hatırlatarak şu uyarıda bulundu:

"Bugün konuştuğumuz 36 bin, 37 bin TL seviyelerinin ne anlama geldiğine iyi bakmak gerekiyor. Benim tahmin ettiğim 37 bin TL'lik asgari ücret, daha bugünkü açlık sınırının bile altında. Aralık ayına kadar gıda fiyatları artmaya devam edecek. Ocak ayında yeni ücret yürürlüğe girdiğinde açlık sınırı da bugünkünden farklı olacak. Biz yeni asgari ücretin kaç lira olacağını konuşuyoruz ama o parayla nasıl geçinileceğini yeterince konuşmuyoruz."

2027 ENFLASYONU HEDEFİ GERÇEKLEŞİRSE 6 BİN 400 TL ERİYOR

Yeni yılın enflasyon hedefi üzerinden de hesaplama yapan Aydoğmuş, şu bilgileri paylaştı:

  • Orta Vadeli Program'a göre 2027 yılı enflasyon hedefi yüzde 21
  • Asgari ücret 37 bin TL belirlenirse, yıl sonunda satın alma gücü yaklaşık 30 bin 579 TL'ye düşer
  • Çalışan, satın alma gücü bakımından yaklaşık 6 bin 421 TL kaybetmiş olur
  • Enflasyon hedefin üzerinde gerçekleşirse kayıp daha da büyür

Aydoğmuş, bu nedenle asgari ücreti yalnızca ocak ayında artırmanın çalışanı yıl boyunca enflasyondan korumaya yetmediğini belirtti.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ: YILDA İKİ KEZ ARTIŞ

Asgari ücret sisteminin değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Aydoğmuş, çözüm önerisini şöyle sıraladı:

  • Asgari ücret her yıl 1 Ocak ve 1 Temmuz tarihlerinde güncellenmeli
  • Gerçekleşen altı aylık enflasyon farkı otomatik olarak ücretlere yansıtılmalı
  • Her defasında yeni bir siyasi karar alınmasına gerek kalmasın
  • Ücret belirlemede yalnızca enflasyon değil; ekonomik büyüme, verimlilik ve yaşam maliyeti de dikkate alınmalı
  • Kıdemli çalışanların ücretleri farklılaştırılmalı
  • Bayramlarda ikramiye sistemi oluşturulmalı
  • Küçük işletmelerin artan maliyeti kamu destekleriyle dengelenmeli

RAKAMI DEĞİL, SİSTEMİ DEĞİŞTİRMEK GEREKİYOR

Asgari ücret tartışmalarının her yıl aynı noktaya geldiğini belirten Aydoğmuş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'de her Aralık ayında aynı tartışmayı yaşıyoruz. İşçi geçinemediğini söylüyor. İşveren maliyetlerinden şikâyet ediyor. Hükümet bir rakam açıklıyor. Ocak ayında yeni ücret yürürlüğe giriyor. Birkaç ay sonra enflasyon o zammı eritmeye başlıyor. Sonra yeniden Aralık ayını bekliyoruz. Esas tartışılması gereken bu rakamın 36 bin mi, 37 bin mi, yoksa 40 bin TL mi olacağı değil. Asıl mesele, çalışanların satın alma gücünü yıl boyunca koruyacak kalıcı bir sistem kurulmasıdır. Çünkü asgari ücret her yıl artıyor olabilir. Ama önemli olan çalışanın maaşının değil, refahının artmasıdır."

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri