Antalya'da 9 Kasım'da başlayacak Birleşmiş Milletler İklim Konferansı COP31'e ev sahipliği yapan Türkiye, zirvenin başında dikkatleri üzerine çeken bir enerji politikası ortaya koyuyor. Bir yanda hükümetlerin iklim pazarlığı yürütülürken, diğer yanda çevre hareketleri fosil yakıtlardan acil çıkış çağrısı yapıyor.
Türkiye'nin Eylem Gündemi elektrikleşmeye odaklanıyor
Zirvede Türkiye, ulaşımda, binalarda ve sanayide elektrik kullanımının dünya genelinde yaygınlaştırılmasını öne çıkarıyor. Ancak ülkenin kendi enerji geleceğinde kömür, petrol ve doğal gaz da yerini korumayı sürdürüyor. Zirveden dört gün önce açıklanan Milli Enerji 2040 vizyonu bu tartışmayı somutlaştırdı. Güneş ve rüzgar yatırımlarının artırılması hedeflenirken kömürden çıkış takvimi açıklanmadı. Petrol ve doğal gaz yatırımlarının da süreceği duyuruldu.
COP31 Gündem Maddeleri
9-20 Kasım tarihleri arasındaki konferansta Türkiye başkanlığı üstlenirken müzakerelere Avustralya öncülük edecek. Gündemdeki başlıca konular şunlar olacak:
- Emisyon azaltımı
- Adil geçiş
- İklime uyum
- İklim finansmanı
- Kayıp ve zararlar
- Karbon piyasaları
Fosil Yakıtlar Gündemde Ayrı Öncelik Değil
Türkiye'nin "Uygulama COP'u" yaklaşımındaki Eylem Gündemi, taahhütleri projelerle hayata geçirmeyi amaçlıyor. Temiz enerji, sıfır atık, gıda güvenliği, dirençli şehirler ve sağlık olmak üzere 10 öncelik belirlendi. Ancak fosil yakıtlardan çıkış, başkanlığın Eylem Gündemi'nde ayrı bir öncelik olarak yer almıyor. 10 Kasım'daki enerji ve ulaştırma gününün alt başlıkları arasında da bulunmuyor. Tematik takvimde ise elektrikleşme, arz güvenliği, şebeke, enerji çeşitlendirmesi, verimlilik ve sürdürülebilir ulaşım sıralanıyor.
Şirketler Oturumlarda Yer Alacak
COP31 oturumlarında özel sektör temsilcileri de yer alacak. Yeşil Bölge'nin 9 Kasım programında öne çıkan başlıklar şunlar:
- Rönesans Holding: Sağlık altyapısında iklim dayanıklılığı
- Yaşar Holding ve Pınar: Tarımsal sanayide dönüşüm
- Sütaş: Döngüsel gıda ve tarım sistemleri
- Türkiye İş Bankası: İklime uyum yatırımları
Elektrikleşme Fosilden Çıkışı Sağlayacak Mı?
Başkanlık, 2035'e kadar dünya genelinde kullanılan enerjinin yüzde 35'inin elektrikten karşılanmasını hedefliyor. Bu hedefin ne kadarının yenilenebilir kaynaklardan üretileceği belirtilmiyor. Elektrikleşmenin temiz enerji arzı, şebeke, depolama ve verimlilik yatırımlarıyla desteklenmesi öngörülüyor.
Greenpeace Türkiye, TEMA Vakfı, WWF-Türkiye ve SEFiA dahil 17 kuruluşun oluşturduğu İklim Ağı kömür teşviklerinin devamını eleştiriyor. Ağ, şu talepleri öne sürüyor:
- Yeni kömür projelerinin durdurulması
- Kömüre yönelik kamu desteklerinin sonlandırılması
- Çalışanlarla yöre halkını koruyacak adil geçiş politikalarının uygulanması
- Yüzde 100 yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik sisteminin benimsenmesi
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, değerlendirmesinde "Yenilenebilir enerji yatırımlarının büyümesi önemli ama bunun fosil yakıt kullanımında kalıcı bir azalmaya dönüşmesi gerekiyor" ifadelerini kullanıyor.
Türkiye'nin Emisyon Hedefi Neden Eleştiriliyor?
Türkiye, COP30 öncesinde sunduğu taahhütte 2035 emisyonlarını arazi kullanımı, arazi kullanımı değişikliği ve ormancılık dahil 643 milyon ton karbondioksit eşdeğeriyle sınırlamayı hedefledi. Azaltım, bugünkü emisyonlara değil gelecekteki emisyon artışını öngören referans senaryoya göre hesaplanıyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın ekim ayı başındaki Emisyon Açığı Raporu'na göre Türkiye, mevcut politikalarla 2035 hedefine ulaşabilir. Rapora göre bu durum, hedefin yeterince güçlü olmadığının göstergesi sayılıyor. Türkiye ise taahhüdünü ulusal koşullarıyla uyumlu en yüksek çaba olarak tanımlıyor. 2053 net sıfır hedefini yineliyor ve uluslararası finansman ile teknoloji desteği talep ediyor.
COP30'da Fosil Yakıtlar Neden Tartışıldı?
2023'teki COP28'de ülkeler, enerji sistemlerinde fosil yakıtlardan adil ve hakkaniyetli biçimde uzaklaşmaya katkı sunmaya çağrılmıştı. Geçtiğimiz yıl Belém'deki COP30'da ise uzlaşma sağlanamayan fosilden uzaklaşma yol haritasını Brezilya başkanlığı müzakereler dışında hazırladı. Bu belgeler ortak COP kararı değil, başkanlığın gönüllü katkıları niteliğinde.
Greenpeace, Brezilya'nın yol haritasını önemli bulmakla birlikte açık bir fosilden çıkış takvimi içermemesini eleştiriyor. COP31'de ise 2035'e kadar yüzde 35 küresel elektrikleşme hedefinde uzlaşılmasını ve bunun yenilenebilir enerjinin fosil yakıtların yerini almasını sağlayacak şekilde uygulanmasını istiyor.
Fosilden Çıkışı Kim Tartışacak?
Fosilden çıkış, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekretaryasının yayımladığı resmi yan etkinlik listesinde birden fazla toplantıda yer alıyor:
- 10 Kasım: Hukuki hesap verebilirlik oturumunda Tuvalu'nun iklim değişikliğinden sorumlu bakanı ile Greenpeace, ClientEarth ve WWF temsilcileri konuşma yapacak
- 18 Kasım: Fosil yakıtsız bölgeler oturumunda Irene Vélez Torres, Vanuatu İklim Değişikliği Bakanı Ralph Regenvanu ve PAIRVI'dan Soumya Dutta listeleniyor
- 9 Kasım: Avustralya Pavilyonu'nda Türkiye ve Avustralya sivil toplumunun çıkış çağrısı ele alınacak
Yan etkinlikler, ülkelerin ortak takvimde uzlaşacağı anlamına gelmiyor.
Halkların İklim Zirvesi 14 Kasım'da Başlıyor
COP31 ile aynı dönemde, 14-18 Kasım'da Antalya'da Halkların İklim Zirvesi düzenlenecek. Glasgow ve Belém'deki "People's COP" buluşmalarının devamı olan zirve, kadınların, işçilerin, köylülerin ve yaşam alanlarını savunanların taleplerini buluşturacak. Destekçileri arasında Greenpeace Türkiye, Türk Tabipleri Birliği, Uluslararası Af Örgütü ve DİSK'e bağlı sendikalar bulunuyor.
Zirvenin günlük programı şöyle:
- 14 Kasım: Yürüyüş ve miting
- 15 Kasım: Doğanın hakları
- 16 Kasım: Fosilden çıkış ve enerji demokrasisi
- 17 Kasım: Demokrasi ve barış
- 18 Kasım: Gıda egemenliği ve agroekoloji
16 Kasım'da İklim Ağı fosilden çıkış ve adil geçişi, Oxfam dönüşümün maliyetini, Heinrich Böll Stiftung İstanbul enerji kararlarına katılımı, GAIA atıkla fosil yakıt ilişkisini tartışacak. Rosa-Luxemburg-Stiftung'un oturumu ise kayıp ve zararların bedelini kimin ödeyeceğine odaklanacak.
Alternatif programda yerel çevre mücadeleleri, sağlık ve insan hakları da yer buluyor. Ege Çevre ve Kültür Platformu 15 Kasım'da Aliağa'daki ekolojik yıkımı, Peace Boat 17 Kasım'da savaşların çevresel bedelini ele alacak. 18 Kasım'da Türk Tabipleri Birliği iklim krizinin sağlık etkilerini, Uluslararası Af Örgütü çevre savunucularının adil geçişteki rolünü tartışacak.
COP31'de Yemek: Yerel Menü, Düşük Karbon İddiası
Zirve boyunca Yeşil Bölgenin 1,5 milyon kişinin ziyaret edilmesi bekleniyor. Alanda 22 restoran ve 85 kiosk bulunacak; helal, vegan, vejetaryen ve glütensiz seçenekler sunulacak. "7 Bölge 7 Mutfak" yaklaşımıyla yöresel yemekler ve sıfır atık mutfak uygulamaları tanıtılacak. Liderlere şiş köfte, piyaz ve kabak tatlısı da servis edilecek.
Zirve organizasyonu, yerel ve mevsimsel ürünlerle düşük karbonlu menüler hedefliyor. Ürünlerin yüzde 51'inin en fazla 80 kilometre uzaklıktaki firmalardan alınacağı belirtiliyor. Ancak oranın nasıl hesaplandığı ve menülerin karbon ayak izi hakkında detay paylaşılmıyor.
Zirvenin Maliyeti ve Başarısı Nasıl Ölçülecek?
Zirve alanı "yaşayan bir iklim laboratuvarı" olarak tanımlanıyor. Ancak paylaşılan bilgi notlarında toplam emisyon, azaltım hedefi ve karbon dengelemenin ayrıntıları açıklanmıyor. Zirvenin bütçesi ile kamu kaynaklarıyla sponsor katkılarının dağılımı da belirtilmiyor.
Bakan Murat Kurum, Yeşil Bölgenin "festival alanına döneceğini" söylüyor. Mavi Bölgedeki tropikal bahçede 10 türden 20 bin kelebek bulunuyor; ancak kelebeklerin taşınması ve bahçenin enerji tüketiminden kaynaklanan çevresel etkiler hakkında açıklama yapılmıyor.
Yavaşlı'ya göre zirvenin başarısı, iklim değişikliğinin etkilerine karşı önlemler için ayrılan paranın ihtiyaç duyulan yerlere ulaşması ve risklerin azalmasıyla ölçülmeli.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!