Rusya'nın Perm bölgesinde yer alan Berezniki kenti, altındaki devasa potasyum tuzu yataklarının tatlı yer altı sularıyla erimesi sonucunda kademeli olarak çökmeye devam ediyor. Zemin desteğini tamamen kaybeden yerleşim alanlarında yüzlerce metrelik kraterlerin açılması, kenti modern tarihinin en büyük zemin çöküşü felaketlerinden birine dönüştürdü.
Yer altı suları tuz tabakalarını nasıl eritti?
Dünyanın en geniş potasyum rezervlerinin bulunduğu bu bölgede, Sovyetler Birliği döneminden bu yana doğrudan yerleşim birimlerinin altına uzanan devasa maden tünelleri inşa edilmişti. Ancak maden galerilerine beklenmedik bir şekilde yer altı tatlı su kaynaklarının sızmasıyla birlikte, tünelleri ayakta tutan tuz sütunları hızla çözünerek eridi. Katı zemin kütlesinin sıvılaşması, yüzeyin altındaki boşluk hacmini katbekat artırdı.
Sokakların ve binaların altında dev çukurlar açıldı
Yer altındaki taşıyıcı blokların erimesiyle birlikte kent merkezindeki zemin peş peşe çökmeye başladı. Genişliği ve derinliği yüzlerce metreye ulaşan dev kraterler şu yapıları doğrudan içine çekti:
- Sokaklar ve caddeler
- Fabrikalar ve sanayi alanları
- Demiryolu hatları
- Okul bahçeleri
- Konut blokları ve çok katlı binalar
Zemin kırılmaları cadde ortalarında dikey kanyonlar oluştururken, yarıkların genişleme hızının hâlâ kontrol altına alınamadığı belirtiliyor.
On binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı
Açılan çukurların her geçen gün genişlemesi ve yeni obrukların yerleşim alanlarını tehdit etmesi üzerine yetkililer kapsamlı tahliye kararları aldı. Çökme riski taşıyan mahalleler mühürlenerek boşaltıldı. Evleri yarıkların kenarında asılı kalan veya yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan on binlerce kent sakini, başka şehirlere ve güvenli bölgelere tahliye edilmek zorunda kaldı.
Kentin çöküşü durdurulamıyor
Mühendislik heyetlerinin su tahliyesi, kuyu doldurma ve zemin sabitleme çalışmaları, çözünmenin devasa ölçeği karşısında sonuçsuz kaldı. Berezniki'nin altındaki tuz kütlelerinin erimeye devam etmesi sebebiyle yer bilimciler, kentin tamamen terk edilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Bu olay, kontrolsüz yer altı madenciliğinin kentsel yerleşimleri doğrudan haritadan silme noktasına getirdiği en somut felaket olarak kayıtlara geçti.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!