Altın piyasasında tarihi ters köşe: Fiyatlar düşerken ETF'lere rekor giriş

| | 2 dk okuma (381 kelime)
Altın piyasasında tarihi ters köşe: Fiyatlar düşerken ETF'lere rekor giriş

Eylülde altın fiyatları sert gerilerken küresel altın ETF'lerine 10 milyar dolarla rekor fon girişi yaşandı; İngiltere'den gelen olağandışı talep beklentileri alt üst etti.

Altın piyasalarında yatırımcı davranışları ile fiyatlamalar arasında olağandışı bir ayrışma yaşanıyor. Son yayımlanan sektörel rapora göre, tahvil faizlerindeki yükseliş ve güçlenen dolar altının ons fiyatını eylül ayında sert biçimde geriletirken, borsa yatırım fonları tarafında tam tersi yönde rekor bir talep dalgası oluştu.

Fiyatlar geriledi, fon girişi rekor kırdı

Altın fiyatları, eylül ayını aylık bazda yüzde 8,5'lik sert bir kayıpla tamamladı. Söz konusu düşüşün temel nedenleri olarak ABD 10 yıllık Hazine tahvil getirisinin 53 baz puan artarak yüzde 5,3 seviyesine tırmanması ve Dolar Endeksi'nin yüzde 2 değer kazanması gösteriliyor.

Buna karşın fiyatlardaki sert geri çekilmeye rağmen, küresel altın ETF'leri tüm bölgelerde toplam 10 milyar dolarlık (67 ton) fon girişi kaydetti. Bu tablo, eylül ayını piyasalar açısından oldukça sıra dışı bir döneme dönüştürdü.

Vadeli piyasalarda tam tersi tablo

ETF tarafında Kuzey Amerika'nın öncülüğünde, Avrupa ve Asya'nın yakından izlediği güçlü bir alım dalgası gözlendi. Vadeli işlemlerde ise durum tam tersiydi. COMEX'te yönetilen fonların net pozisyonları 12 milyar dolar (84 ton) erirken, toplam spread pozisyonlarında da 22 milyar dolarlık (156 ton) sert bir düşüş kaydedildi. Vadeli piyasalardaki bu çıkışın, eylül ayındaki fiyat düşüşünü tetikleyen ana etken olduğu belirtiliyor.

İngiltere'den gelen talep beklentileri alt üst etti

Avrupa tarafında özellikle İngiltere merkezli ETF'lerin üçüncü çeyrek performansı dikkat çekiyor:

  • İngiltere listeli altın ETF'leri, eylül sonuna uzanan 13 haftalık dönemin 12'sinde para girişi çekerek 54 tonluk devasa bir büyüme kaydetti.
  • Son 5 yıllık verilere dayanan modelleme, bu çeyrek için yalnızca 18 tonluk giriş öngörüyordu. Ortaya çıkan 36 tonluk fazlalık, piyasalar tarafından "sıradışı" olarak yorumlandı.
  • Fransa ve Almanya'nın da desteğiyle Avrupa bölgesi, 2021'den bu yana ilk kez pozitif nakit akışı çeyreğine imza attı.

Yatırımcılar mali risklerden kaçıp altına yöneliyor

Uzmanlara göre Avrupa'daki bu tablo, kısa vadeli bir dalgalanmadan ziyade kalıcı bir yönelime işaret ediyor. İngiltere'deki aşırı fon akışının arkasında; yatırımcıların artan enflasyon belirsizliğine, derinleşen mali sıkıntılara ve İngiltere Merkez Bankası'nın para politikasında geride kalma riskine karşı aldığı savunma pozisyonu bulunuyor.

Ekim ayı kritik eşik olacak

Rapor, artan mali risklerin ve yükselen vade primlerinin yalnızca İngiltere ile sınırlı kalmadığını; Fransa ve Almanya'da da benzer endişelerin tırmandığını vurguluyor. Son açıklanan ABD verilerinin kesin bir faiz artırımını desteklememesiyle birlikte piyasalar, Fed, ECB ve BoE için sıkılaşma beklentilerini aşağı çekmiş durumda.

Beklentilerdeki yumuşamaya rağmen tahvil faizlerinin küresel çapta yüksek kalmaya devam etmesinin kritik bir eşik olduğu belirtiliyor. Bu senaryonun sürmesi, yatırımcıların yakın dönemli faiz kararlarından çok derinleşen mali risklere odaklandığını ortaya koyarak altına olan güçlü talebin canlı kalmasını sağlayacak.

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri